asır ile cümle

asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin aşırı içki içen biri olduğunu söyledi.Tom said that Mary is a binge drinker.
Tom aşırı içki içen biri.Tom is a binge drinker.
Aşırı tutuculuğa karşı savaşmalıyız.We must fight religious fundamentalism.
Ben gün aşırı bir restorana giderim.I go to a restaurant every other day.
Tom ona bir aşırı hız cezası veren bir polis tarafından kenara çekildi.Tom was pulled over by a policeman who gave him a speeding ticket.
Sanırım aşırı tepki veriyorsun.I think you are overreacting.
Köylüler aşırı vergilendirmeden şikayet ettiler.The peasants complained of excessive taxation.
Tom aşırı aktif bir hayal gücüne sahiptir.Tom has an over-active imagination.
Aşırı tepki gösterdiğimi düşünüyor musun?Do you think that I'm over-reacting?
O bir aşırılık taraftarıdır.He is an extremist.
O bir aşırılıkçı.She is an extremist.
Onlar aşırılık yanlısılar.They are extremists.
Onlar aşırılıkçılar.They're extremists.
O bir aşırılık yanlısı.She's an extremist.
Aşırılığı hoş görmüyoruz.We do not tolerate extremism.
Marie aşırı derecede kızardı, başını indirdi ve hiç karşılık vermedi.Marie blushed exceedingly, lowered her head, and made no reply.
Tom sarhoş olabilirdi ama aşırıya kaçmadı.Tom could've been intoxicated, but he acted sober.
Tom aşırı kilolu olmadığını söyledi.Tom said he wasn't overweight.
Aşırı kilolu olduğumu biliyorum.I know that I'm overweight.
Tom bunu gün aşırı yapar.Tom does that every other day.
Tom Mary'yi kendine aşırı güvenmemesi konusunda uyardı.Tom warned Mary not to be overconfident.
Tom eskiden olduğu kadar aşırı kilolu değil.Tom isn't as overweight as he used to be.
Tom Mary'nin aşırı kilolu olduğunu söyledi.Tom said that Mary was overweight.
Tom şimdi aşırı zengin.Tom is filthy rich now.
Tom aşırı zengin.Tom is filthy rich.
Tom'un babası: "Tom, aşırı tepki gösteriyorsun." Tom: "Cehenneme kadar yolun var'"Tom's dad: "Tom, you overreact." Tom: "Fuck you!"
Tom aşırı süratli gidiyor.Tom is driving too fast.
Tom Mary'nin göründüğü kadar aşırı heyecanlı görünmüyordu.Tom didn't seem to be as frantic as Mary seemed to be.
Aşırı tepki verdiğini düşünmüyor musun?Don't you think you're overreacting?
Sami kendini savunmak için aşırı güç kullandı.Sami used excessive force to defend himself.
Sami aşırı halsiz gibi görünüyordu.Sami sounded lethargic.
Sami aşırı kayıp yaşadı.Sami suffered excessive loss.
Sami aşırı derecede yorgundu.Sami was overly tired.
Sami ve Leyla'nın ikisi de aşırı derecede yorgundular.Sami and Layla were both overly tired.
Sami halk için aşırı bir riskti.Sami was an extreme risk to the public.
Sami aldığı aşırı dozda uyku hapından öldü.Sami died from an overdose of sleeping pills that he had taken.
Aşırı kilolu veya obez olmak sağlıksızdır.Being overweight or obese is unhealthy.
Sami aşırı samimi ve naifti.Sami was overly friendly and naive.
Tom'un aşırı heyecanlanmış olduğunu biliyorum.I know Tom is frantic.
Tom aşırı tepki veriyor, değil mi?Tom is overreacting, isn't he?
Tom ve Mary aşırı tepki veriyor.Tom and Mary are overreacting.
Bugün rüzgarlı ve aşırı yağmurlu.It is windy and very rainy today.
Yanlış asırdasın.You're in the wrong century.
Dışarısı aşırı soğuk olduğundan dolayı yatakta dinleniyorum.I'm staying in bed, because it's too cold outside.
Şu an aşırı derecede meşgulüm.I'm extremely busy right now.
Bu kahve aşırı sert.This coffee is too strong.
Aşırı ırkçı bir gruba katıldı.He joined an extremely racist group.
Sığınmacı kampları aşırı kalabalık.The refugee camps are overcrowded.
Aşırı çok parası var.He has got a lot of money.
Bugün aşırı fazla içtim.I drank too much today.
Limonata aşırı şekerli.The lemonade is too sugary.
Seceresini yaklaşık üç asır öncesine kadar çıkarabildiğini söylüyor.He says he can trace his ancestors back about 300 years.
Hava aşırı sıcak.The weather is extremely hot.
Aşırı incir tüketmek cırcıra davetiye çıkarabilir.Consuming figs in excess could cause loose stools.
Bence bu aşırı umut bağlamak olur.I think that that would be too much to hope for.
Tom evde aşırı fazla zaman harcıyor. Daha fazla dışarı çıkmalı.Tom spends too much time at home. He should get out more.
Tom evde aşırı fazla zaman harcıyor.Tom spends too much time at home.
Tom bilgisayar başında aşırı fazla zaman geçirmekte.Tom has been spending too much time on the computer.
Ben senin yaşındayken aşırı içki içerdim.I used to drink excessively when I was your age.
Milly'nin kanında aşırı miktarda alkol vardı.Milly had an excessive amount of alcohol in her blood.
İlgili Sayfalar