asır ile cümle
asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Aşırı derecede ilgili değilim.I'm not overly concerned.
Tom aşırı dozda ilaçtan öldü.Tom died from a drug overdose.
Hava aşırı derecede soğuk.The weather is unusually cold.
Gün aşırı yürür müsün?Do you walk every other day?
Bir asırda on tane on yıl var.There are ten decades in a century.
Aşırı tepki göstermek istemiyoruz.We don't want to overreact.
Çok aşırı derecede sigara içme.Don't smoke so heavily.
Her gün yaklaşık 77 Amerikalı aşırı dozda morfin türevi ilaçlardan ölmektedir.About 77 Americans die each day from an opioid overdose.
Amerika aşırı dozda bir ilaç salgınının ortasında.America is in the midst of a drug overdose epidemic.
Üzgünüm ama aşırı kilo ücreti ödemeniz gerekecek.I'm sorry, but you'll have to pay an excess weight fee.
Sanırım herkes aşırı tepki gösteriyor.I think everyone's overreacting.
Bu aşırı görünüyor.This seems excessive.
Aşırı pişmiş balık çok kuru ve tatsız olabilir.Over-cooked fish can be too dry and tasteless.
Mary aşırı makyaj yapıyor.Mary wears too much makeup.
Biz bu dramayı aşırı dramatize etmemeliyiz.We shouldn't overdramatise this drama.
O kültürün erkekleri için, aşırı uzun boyunlu kadınlar çekici olarak kabul edilir.For men of that culture, women with extremely long necks are considered attractive.
Ben bütünüyle aşırı heyecanlanmıştım.I totally freaked out.
Tom aşırı derecede iyimser değildi.Tom wasn't overly optimistic.
Ben gün aşırı spor yaparım.I work out every other day.
Dün gece aşırı derecede soğuktu.It was unusually cold last night.
Tom neredeyse aşırı dozda eroinden ölüyordu.Tom almost died from a heroin overdose.
Şimdi sadece aşırı tepki gösteriyorsun.Now you're just overreacting.
Aşırı nüfus problemdir.Overpopulation is the problem.
Aşırıya kaçıyordun.You were overdoing it.
Tom aşırı dozda eroinden öldü.Tom died of a heroin overdose.
Tom çok aşırı çalışır.Tom works too hard.
Biz aşırı dövüştük.We fought hard.
Aşırı derecede iyimseriz.We're extremely optimistic.
Tom deneyimsiz ve aşırı ifadeler yapar ama o ideolojik değildir.Tom is inexperienced and makes extreme statements, but he's not ideological.
Tom tecrübesiz ve aşırı ifadeler yapar.Tom is inexperienced and makes extreme statements.
Tom aşırı ifadeler yapar.Tom makes extreme statements.
Dönüşüm nedeni, Şili halkının aşırı derecede sevimli olması.The reason for my return is that the people of Chile are extraordinarily amiable.
Her şeyi aşırı analiz ediyorsun.You over-analyze everything.
Aşırı tepki gösterdiğimi sanmıyorum.I don't think I'm overreacting.
Üzgünüm. Aşırı tepki verdiğimi biliyorum.I'm sorry. I know I overreacted.
Aşırı dürüstlük feci olabilir.Excessive honesty can be disastrous.
Fiziksel talepler aşırıdır.The physical demands are extreme.
Umarım aşırıya kaçmazlar.Hopefully they don't overdo it.
Tom gün aşırı uğrar bize.Tom visits us every other day.
Tom üç yıl önce aşırı doz aldı.Tom overdosed three years ago.
Yarım asırdan fazla yaştayım.I'm over a half century old.
Tom aşırı derecede naif biri.Tom is unbelievably naïve.
Onlar şimdi aşırı zengin.They're filthy rich now.
Tom'un fikirleri aşırıydı.Tom's ideas were extreme.
Tom aşırı içki içmeye başladı.Tom began binge drinking.
Tom aşırıya kaçırmıştı.Tom was an overachiever.
Aşırı bir tepki idi.It was an overreaction.
Tom aşırı dozda eroin almıştı.Tom overdosed on heroin.
Bu biraz aşırıdır.It's a bit extreme.
O çok aşırıydı.It was too extreme.
Hapishaneler aşırı kalabalıktır.Prisons are overcrowded.
Tom benim aşırı namuslu geçinen bir kadın olduğumu söylüyor.Tom says I'm a prude.
Kendimize aşırı güvendiğimiz için maçı kaybettik.We lost the game because we were overconfident.
Ben hiç aşırı kilolu olmadım.I never was overweight.
Tom aşırı duygusal davrandığımı söyledi.Tom said I was being overemotional.
Bir parça kek aşırdım.I helped myself to a piece of cake.
Müslümanlar, tüm gayrimüslimleri öldürmek isteyen aşırılık yanlıları gibi canlandırılıyor.Muslims are portrayed like extremists that want to kill all non-Muslims.
Fadıl aşırı cinsel aktiviteye sahipti.Fadil had an excessive sexual activity.
Bu gece aşırı derecede gevezesin.You're unusually talkative tonight.
Aşırı acı çekiyorum.I'm in extreme pain.
İlgili Sayfalar