asır ile cümle

asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aşırı ağrıya neden olabilir.Καταπραύνει τον δυνατό πόνο.
Saray tipi 19. asırda Batı'dan gelerek girmiştir.Τον 19ο αι. επεκτάθηκε προς τα δυτικά μετά την καθαίρεση του δυτικού τοίχου.
Tayy aşiretinin reisleri Carrahî sülalesinden gelmekteydi.Οι κάτοικοι της ήρθαν από τη 'Παλαιά' Μηχανιώνα της Κυζικηνής χερσονήσου.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Αλλόκοτοι άνθρωποι και άλλα διηγήματα.
Ertesi yıl Barzani aşiretinin başkanı oldu.Το επόμενο έτος έγινε αρχιδιάκονος του Καμπραί.
40 yaşında aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle ölmüştür.Σε ηλικία 32 ετών, πέθανε από υπερβολική δόση ναρκωτικών ουσιών.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Σε ορισμένα κόκκινα φύκια μπορεί να λάβει τη μορφή μιας καχεξίας εντός του θαλλού.
Yeniden Yeni Asır’a geçti.Τα φύλλα στο δέντρο ξανά.
Katar, uzun yıllar bölge aşiret beylerinin emri altında yönetilmiştir.Για χρόνια ο Μάδι έπρεπε να υποταχθεί δημιουργικά σε εντολές του καθεστώτος.
Halan Etmana aşireti üzerindeki sır perdeleri tam olarak çözülmüş değildir.Η ακριβής περιγραφή του ευθύτονου καταπέλτη δεν έχει διασωθεί.
PEHLİVANLI AŞİRETİΒρωμιούχο ασβέστιο
Fakat, padişahların aşırı iltifatları daima tehlikeli olmuştur.Όμως η αριθμητική υπεροχή των εχθρών ήταν συντριπτική.
Osmanlı Devleti 18. yüzyılda Türkmen aşiretlerini on ayrı bölgede iskân etmiştir.Κύκλος 8ος: εδώ κολάζονται οι απατεώνες σε δέκα διαφορετικά βάραθρα.
Salihiler Aşireti'ne mensup 7 köyden biridir.Οι Δρυμάδες είναι ένα από τα επτά χωριά της Χειμάρρα.
İnanç olarak köy dağıtılmadan önceki çoğunluğu Alevi dir ve Kureşan aşiretindendir.Den omfatter de fleste af de tidligere bævresvampe, og som er rådsvampe (modsat bævresvampene).
Bu aşırı büyük Öbek III yıldızların soyu çok uzun zamandır tükenmiştir ve ancak teorik olarak bulunurlar.Denne generation af supermassive population III stjerner er længe uddøde og er kun teoretisk beskrevet.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.Marge er den velmenende og yderst tålmodige moder i Simpson-familien.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Hvis man indtager for mange drikkevarer med sukker, øges risikoen.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Herfra bredte det sig i de følgende århundreder over Europa.
Aşırı salya veya hastalıklı görünüm başka bir hastalığın varlığına işaret eder.Savlen eller en meget syg fremtoning indikerer andre medicinske tilstande.
89 yaşında hasta ve neredeyse tamamen kör olan Gellhorn aşırı doz ilaç alarak intihar etmiştir.I en alder af 89, syg og næsten blind, begik hun selvmord ved indtagelse af en giftpille.
Son yıllarda, mağazalarda, Black Friday gününde, aşırı kalabalıktan dolayı kaza oranı artmıştır.På forbrugersiden har interessen for Black Friday set en eksplosiv vækst de seneste par år.
Dört asır sonra bir toltek dalgası El Salvador'a ulaştı.Det skete i en 5-0-sejr mod El Salvador.
Erkek kimonoları genellikle tek bir temel biçimdedir ve genellikle aşırıya kaçmayan renklerde olur.Mænds kimono har oftest én basal form og er af dæmpede farver.
Rişvan aşiretinin Kâhta'da yerleşik Zürevkan kolunun lideriydi.Hun er leder af Tigerens Rede i Gedved.
Aşırı heyecan hallerinde kendini kolayca kaybediyor olma.Tag ikke tilfældig modgang alt for alvorligt.
Latince'ye tercüme edilen eserleri, asırlarca Avrupa üniversitelerinde okutuldu.Udgivelsen på latin betød, at den kunne læses af alle uddannede personer i Europa på dette tidspunkt.
Sarımsağın aşırı tüketiminin bazı yan etkileri olabilir.En kraftig begrænsning af kulhydratindtaget kan have bivirkninger.
Milli aşiretinin ayaklanmasının bastırılması için 13. Kolordu görevlendirildi.13 til at belyse princippet om retfærdigt oprør.
Eyalet yılda dört defa Pasific tayfununa maruz kalır ve bazıları aşırı tahribat yapar.Staten har gennemsnitligt 50 dage om året med tordenvejr, af hvilke nogle kan være temmelig kraftige.
Avrupa sistemi sadece aşırı durumlarda askeri amaçlar için kapatılmaya tabi olacaktır.De vil i tilfælde af en militær konflikt udelukkende blive anvendt mod militære mål umiddelbart i nærheden.
Kureyşan aşireti 7-8 kabileye ayrılmıştır.Men man ved at han havde forhold til 7-8 mænd.
Bu yarım asır boyunca Çin her bakımdan çok devletli bir sisteme sahipti.I den slags perioder var der ikke nogen, der regerede over et samlet Kina.
Bu düşünce S-dizey kuramından daha aşırı bir yaklaşımdır.Mht. kunst er en definition så meget mere nødvendig.
XVI. Asırda Anadolu'da Alevîlik, Vadi Yayınları, 2002, s.Asırda Anadolu'da Alevîlik, Vadi Yayınları, 2002, s. 111 Saim Savaş: XVI.
Yol boyunca, bölgedeki Kürt aşiretlerinin desteğini toplayarak ilerledi.Under ham blev forsvaret af hele kystlinjen forbedret.
21 Şubat'ta aşırı derecede açılmış olan Sovyet kanatlarına bir karşı saldırı başlattı.Den 21. februar 1943 indledte han en modoffensiv ind i den alt for lange, sovjetiske flanke.
"Miroğlu mıhallemi aşiretine evet için çağrıda bulundu".Samtidig blev der i cafeteriet å­benlyst pralet af besøg hos prostitu­erede" .
Küresel aşırı tedarik, hem iç hem de dış ülkelerde iflaslara ve üretimde kesintilere neden olmuştur.Hjemmesiden er blevet kritiseret, både inde og uden for USA, for bias og unøjagtigheder.
(1999), Objektif 8. 20.Asır Avrupa ve Biz.Højde x bredde og årlig tilvækst: 0,20 × 0,50 m. Europa, Nordafrika og Vestasien.
Bu aşırı süssüzlük, Palladyanizm'in bir özelliğiydi.Denne mangel på udsmykning skulle blive et af trækkene ved palladianismen.
Orta Çağ'da bölgede Reşi aşireti yaşamaktaydı.Der er stadig en forhøjning midt på gaden fra dengang.
Teknik olarak Uchiha klanı aşırı sevginin doğurduğu nefret dolu bir klandır.Uchiha-klanen: Uchiha klanen var en af de største og mest eftertragtede klaner.
Yirminci Asır.20 bygget.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Til sidst tog hun en overdosis sovetabletter skyllet ned med alkohol.
Bazen ani ve aşırı kilo alımı görülür.Hyppige og kraftige opkastninger af tiltagende størrelse.
Ailenin aşırı dindar bulunmamasına rağmen, Paul İbranice ve Yahudi tarihi eğitimi aldı.Til tross for at familien ikke var spesielt religiøs studerte Paul hebraisk og jødisk historie.
Kuzey Avrupa toplumlarındaki kadar aşırı olmasa da Fransa'nın kuzeyinde ve İtalya'da da bira tüketiliyordu.Selv om det var mindre vanlig enn i nord så ble øl drukket selv i nordre Frankrike og på Italias fastland.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.Ekstremt høye og lave temperaturer er sjeldne.
Flaminius, aynı Sempronius gibi sabırsız, aşırı güven ve kendini kontrol etme eksikliği içindeydi.Flaminius, som Sempronius, var utålmodig og for selvsikker, samtidig som han manglet selvkontroll.
Beyaz cücelerin keşiflerinden kısa bir süre sonra aşırı yoğun olduğu bulundu.Hvite dverger ble funnet å være ekstremt kompakte kort tid etter oppdagelsen.
Bu, Dakka'yı muson mevsiminde siklonlar ve aşırı yağış yüzünden meydana gelen sellere karşı kılar.Dette gjør at Dhaka er utsatt for flom i løpet av monsunsesongen på grunn av kraftig regn og sykloner.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Det originale eksemplaret hadde for lenge siden gått tapt.
Ve köyün tamamı Asiyan (Asî) aşiretindendir.Alle disse byene sender ennå (pr.
Şöyle ki; aşiretler farklı sülaleri bünyesinde barındıran yapılardır.Det skyldes at man fyller grisetarmer med forskjellig innhold.
Dilleri Arapçaydı ve Bağdat ile Hindistan arasında asırlar boyunca ticaret yaptı.Aksum hadde handlet med India og Egypt i flere århundrer.
Yeni Yıl Festivali asırlık bir geçmişe sahiptir ve çeşitli mitler ve geleneklerin önem kazanmıştır.Hvert år har festivalen et nytt tema, men temaet er alltid tilknyttet internasjonale spørsmål og utfordringer.
Beynin normalde çalışması ile ilgili elektriğin aşırı ve kontrolsüz yayılımı sonucu oluşur.Denne skyldes en plutselig og ukontrollert forstyrrelse av hjernebarkens elektriske aktivitet.
1979 yılında Sid Vicious aşırı doz eroinden hayatını kaybetti.1979 – Sid Vicious dør av overdose etter å ha tatt livet av kjæresten fire måneder før.
Aşırı sağcı László Bárdossy de bir sonraki başbakan oldu.Den høyreradikale László Bárdossy etterfulgte ham som statsminister.
İlgili Sayfalar