asır ile cümle
asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aşırı yük gövde esnemesini artırır.Een te dikke lijmlaag verhoogt de kans op kruip.
Eleştiri veya onaylanmamaya karşı aşırı duyarlılık.Veroordeel of bekritiseer niet.
İyot bakımından oldukça zengin olan bu yağ asırlarca Çimmesyanların tekelinde kalmıştır.Het beetje eten dat nog goed was, ligt buiten in het gras.
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.Het vormt aardlagen die in het Krijt (zie boven) zijn ontstaan.
Ağustos 2008'de stüdyo aşırı yükü hafifletmek için bir alıcı araştırmaya başladı.In augustus 2008 startte een proef om uit de resturine kunstmest te produceren.
Zum kullanıldığında piksel aşırı örnekleme seviyesi en yüksek seviyededir.Na één uur is de serumconcentratiepiek maximaal.
Ama yine de Tayy bedevi aşireti bu dönemde eşkiyalıkla uğraştı.In werkelijkheid was Boudewijn tijdens deze slag nog instaat op een paard te zitten.
Bunlar; Banuki, Hevêdi (Hevidi), Dılxêran (Dılhiran), Bociyan, Zilan, Besyan, Zıkzıyan, Berezan aşiretleridir.Van hen zijn maalstenen, potten, pannen, versieringen en beelden gevonden.
Caligula onlara bir daha ne aşırı sevgi ne de saygı gösterdi.Venka werd nooit meer met minachting behandeld.
Daha sonra Hormek/Xormekan aşiretine mensup Alevi Zazalar yerleşmiştir.Kiedyś wydobywano tam glinę (pacyna - gruda zeschniętej ziemi lub gliny).
1905 F. Reigel ülserlerin nedeninin aşırı mide asiti olduğunu ileri sürdü.1905 F. Reigel zasugerował, że wrzody są spowodowane przez nadmiar kwasu.
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.Zniesienie skrajności ubóstwa i bogactwa.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.W 1978 popełniła samobójstwo, zażywając środki nasenne.
1400 yıllık bir geçmişi vardır.Köy KESKOİ Aşiretidir.1400 rok to wielka katastrofa dla miasta.
Erkekler birbirlerine karşı aşırı saldırgandır.Samce bywają agresywne wobec siebie.
İnsan ve hayvanlar aşırı derecede üslüplaştırılmıştır.Dreszcze występują u człowieka oraz u zwierząt stałocieplnych.
Her aşîret kendisine mahsus husûsî bir alana sahiptir.Każdy nabiera sobie potrawy w odpowiadającej mu, dowolnej kolejności.
25 Haziran 2001'de aşırı dozda uyuşturucudan 35 yaşında ölmüştür.Zmarł nieoczekiwanie 25 czerwca 2001 r. w wieku 35 lat, przedawkowując heroinę.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Współczuję ludziom, którzy zmarli odrobinę za wcześnie.
1979 yılında Sid Vicious aşırı doz eroinden hayatını kaybetti.W lutym 1979 Vicious zmarł w wyniku przedawkowania heroiny.
Daha sonra Tekelüler aşireti de ağır bir darbe almıştır.Konając unieśli przyłbice i poznali okrutną prawdę.
Mayıstan temmuza kadar ABD ve Kanada'da ve yılın sonlarına doğru deniz aşırı ülkelere gidiyor olacağım.''Przejedziemy przez USA i Kanadę od maja do lipca, a później wyjeżdżam za granicę.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Wysokie spożycie napojów słodzonych cukrem jest związane z podwyższonym ryzykiem zachorowania.
Bu modemi kullanmak aşırı derecede maliyetlidir.Megabyte başına yaklaşık 5 $ ile 7 $ arasında maliyeti vardır.Wykorzystanie pasma kosztuje pomiędzy $5 i $7 za megabajt.
Aynı zamanda aşırı derecede duygusaldır.Jest również komicznie sentymentalna.
Abbasi (Orman ailesi) aşireti üyeleri oturmaktadır.Al-Ba’adż (arab.
Aşırı merhametinden dolayı gerektiği yerlerde dahî sert tedbirler almaktan çekindi.Gdzie trzeba było okazać litość, potrafił postępować brutalnie.
Şarkı Amerikan yaşam tarzının aşırılıklarını, Amerikan rüyasının görünmeyen karanlık yüzünü anlatmaktadır.Artystka krytykuje amerykański styl życia i sen o wielkości Ameryki.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Są jednak wrażliwi na światło.
Elbeyli Türkmenleri aşireti kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Ambystomy będą musiały zmienić swe migracyjne zwyczaje.
Aşırı salya veya hastalıklı görünüm başka bir hastalığın varlığına işaret eder.Ślinienie się lub typowy wygląd ciężko chorego pacjenta mogą wskazywać na inną chorobę.
19. asirda Muhacirler iskan edilmistir.Zabójstwo w piwnicy 19.
Köy nüfusunun büyük kısmı Miroğlu aşiretine mensuptur.Najwyższa część wsi dochodzi do Przełęczy Mielnickiej.
15. asırda ismi geçmektedir.Mimo, iż pomnik nosi nazwę 15.
Kürd yerleşimi (Atmalı aşireti).Okręg Valmiera (łot.
Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı.Jest nieśmiały w stosunku do kobiet i nosi okulary.
Çocuklarına aşırı düşkündü ve bakımları ile bizzat ilgileniyordu.Są dziecinni, ale bardzo się o siebie troszczą.
Adı Şarklu aşiretine mensup olmalarından ileri gelmektedir.Obawia się, iż ten wpadnie w sidła demonicznego Klingsora.
Ukaladır, aşırı düzenli ve disiplinlidir.Pijący nadmiernie, systematycznie i regularnie.
"Pota altında asırlık izler".Pod stopami również czuję ból".
Aşırı dindar olan Margaret kızı öldürmek ister fakat sonradan fikrini değiştirir.Początkowo, by zabił Lady Marian, ale później zmieniła zdanie.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Ludzie i wydarzenia.
İki asır önce tanımlanmışlardır.Wstępnie rozpoznano dwa podgatunki.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Niedługo potem zostały szeroko rozpowszechnione w całej średniowiecznej Europie.
"İki Yüz Elli Kuruşa Bir Asır" hikâyesi Çamlıca'nın tasvir edilmesiyle başlar.Utwór "Dwadzieściakilka lat" rozpoczyna się przemową z filmu Brudny Harry.
Heykel MÖ 225 veya 226'daki bir depremde yıkılmış, birkaç asır yan yatmış halde kalmıştır.Posąg został zniszczony w 227/226 pp. n.e., w wyniku trzęsienia ziemi.
Şah Abbas için Türkmen aşiretleri ciddi bir sorun olarak görülmüştür.Poważnym problemem dla rządu al-Badżahdżiego stały się nowe niepokoje w irackim Kurdystanie.
Bir milyon at, 300.000 kişilik ordu için yeterli olmanın yanında aşırı bir sayıdır.300 000 mieszkańców utrzymywało stosunkowo dużą armię w sile 40 000 żołnierzy.
Bu olay sadece aşırı uzun vadede gerçekleşecektir.Będzie mieć to zasadnicze znaczenie podczas gorącego okresu.
1927 - Okyanus aşırı ilk telefon görüşmesi, New York'tan Londra'ya yapıldı.1928 – Odbył się pierwszy transatlantycki przekaz sygnału telewizyjnego z Londynu do Nowego Jorku.
Bu asırda İran’da birçok Pehlevî eseri yayınlanmıştı.Wydarzenie to odbiło się w Iranie szerokim echem.
Yahudi diyasporasından izole olmalarına karşı asırlar boyunca geleneklerini devam ettirdiler.Przez kolejne dziesięciolecia ścierali się ze zwolennikami tradycyjnego judaizmu.
İlaçların aşırı kullanımı (örneğin - bakterilerde antibiyotik direncine neden olur).Związki te są stosowane w medycynie (np. jako środki przeciwbakteryjne, czy leki przeciwnowotworowe).
Yaklaşık yarım asır sonra meydana gelen bir yangından sonra kilisenin çatısı tekrar yapıldı.Niecałe sto lat później nastąpiło ponowne zniszczenie kościoła na skutek pożaru.
Asırlık çınar ağacı büyük bir yangın tehlikesi geçirmiş, ancak çok büyük bir zarar görmeden kurtarılmıştır.Gruba kora chroni drzewo przed ogniem, chyba że jest bardzo silny.
Aşırı tekrarlar bu ürkütücü eğlenceyi bile sıkıcı hale getirmiştir.Ten zamierzony rozdźwięk dawał zaskakujący efekt dramaturgiczny.
Asırlık Çınar ağaçları hala günümüzde yaşayan ender yaşam alanlarıdır.Stare zaniedbane drzewa owocowe są jedynymi żywymi pozostałościami wsi.
Aşırı veya gereksiz küfür kelimeler içeren uygulamalar.Zawierają nadmierną lub nieuzasadnioną profanację.
Işık kirliliği gece havada aşırı aydınlık oluşmasıdır.Niebieskie oświetlenie zewnętrzne sprawia, że jest bardzo dobrze widoczny w nocy.
1924 yılında Ruhr'un Fransız işgaline çok kızdı ve bir aşırı milliyetçi oldu.Niezadowolony z zajęcia Zagłębia Ruhry przez Francuzów w roku 1924, Ley został zagorzałym nacjonalistą.
İlgili Sayfalar