asır ile cümle

asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genelde insanlara karşı aşırı dürüsttür ve bu da başını belaya sokar.Tende a ser honesta demais com as pessoas, o que costuma lhe envolver em confusões.
Gitarlar aşırı distorsiyonlanmıştır.As proporções das figuras são extremamente distorcidas.
KBB'de en önemli yeri alerjik durumlarda aşırı miktarda salgılanarak belirtilere yol açmasıdır.Em locais com alta incidência a OMS recomenda tratamento com antibióticos em massa.
Bu aynı zaman da ÇERĞOOĞLU aşiretinin de başlangıç tarihi olmuştur.Todavia, o seu auge marcou também o início da decadência.
Jared Leto, Joker: Aşırı kötü ruh hastası.Jared Leto como Coringa: Um super-vilão psicopata.
Eser aşırı duygusal ve romantik bir romandır..Mentira Romântica e Verdade Romanesca.
Ali kuli, bunu öğrenmesiyle, İsfahan'ın güneyindeki bir şehir olan Kumişah'a bir grup aşiret gönderdi.Quando Ali Coli soube do ataque, enviou um grupo de nativos para uma cidade ao sul de Ispaã, chamada Cumixá.
Bu tür sonuçların yorumlanmasında aşırı dikkat edilmesi gerekmektedir.Este efeito recomenda extrema precaução na interpretação dos dados obtidos.
Bu eser, asırlardır Batı'nın 16. yüzyıl Osmanlı'sını tanımasına önayak olmuştur.Sei que vocês estarem aqui para me ouvir é coisa do século XVIII, coisa antiquíssima.
Ayrıca Asır, Yeditepe, Yenilik dergilerine de şiirler göndermeye başlamıştır.Ele também começou a enviar poemas e resenhas para jornais.
Bu saldırı Kürt aşiret alayı tarafından da desteklenmiştir.A linha intermediária de defesa também foi comprometida por essa expansão.
Abbâsîler 5 asırdan fazla halifeliği ellerinde tuttular.As séries eliminatórias são em melhor de 5.
Yeniden Yeni Asır’a geçti.Aproximou-se novamente do poderio.
Ayrıca günümüzde "jakoben" aşırı radikal siyasî görüşler ve kişiler için de kullanılmaktadır.É também amplamente usado para "vender" ideias e programas sociais.
Moretz ailesini "aşırı derecede Hristiyan" olarak tanımlamaktadır.Ela descreveu a família como "muito cristã".
Bazı durumlarda aşırı ateş hastanın antibiyotik ile tedavisini gerektirebilir.Em alguns casos a febre pode tornar-se severa, requerendo tratamento antibiótico.
İnsanlar ve tanklar aşırı zorlandı.As perdas humanas e materiais estavam sendo gigantescas.
Caligula onlara bir daha ne aşırı sevgi ne de saygı gösterdi.Kazumi não retribuiu seu amor ainda.
İlk şiirleri 7 Gün ve Yirminci Asır dergilerinde çıktı.Seus anúncios apareceram em revistas como Seventeen e YM.
Bu bakımdan şiddet aşırı bir iletişim edimidir.Muito da violência seria mostrada indiretamente.
Aşırı milliyetçi partilerden oluşmuştur.Participando em manifestações nacionais de carácter patriótico.
1700-1800 yılları arası; Berhudan aşiretinden bazı aileler göç ederek bu köyü kurmuşlardır.XVII (1600 a 1700) cresce o povoado e divide-se esta Quinta em alguns casais.
Tüm popüleritesine rağmen, içerdiği aşırı şiddet Tom ve Jerry'nin eleştirilere maruz kalmasına neden oldu.Mesmo tendo feito praticamente tudo sozinha, deixou que Tom e Jerry levassem todo o crédito.
İnsanların aşırı ilgisi onu rahatsız ediyor ve saçma geliyordu.Cuspiram nele e ridicularizaram sua tolice.
15. asırda ismi geçmektedir.O seu nome surge na 15.ª coluna.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.Faleceu em 1972 devido a dose excessiva de soníferos.
Yaylalar denizlerden daha eski olup dolayısıyla daha aşırı derecede kraterlidirler.Sua superfície é cheia de crateras e extremamente antiga.
Bu kullanım asırlarca sürmüştür.Repare que esta máquina tem Nestados.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Em pouco tempo, outras comunidades foram criadas por toda a Europa.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Esses números são certamente exagerados.
Ancak sayısal algılayıcılarda "aşırı ışık yanması" dolayısıyla detayların kaybı keskin olabilir.Neste caso, para chamar esta iluminação "inteligente" pode ser a fonte de muita confusão.
Orta Çağ'da bölgede Reşi aşireti yaşamaktaydı.Mas foi na idade média que eles tomaram as ruas definitivamente.
Brian bu krizle boğuşurken hâlihazırda aşırı pişmiş olan fırındaki hindi yanmaya başlar.Enquanto Brian tenta controlar o fogo, o prato que está no forno começa a queimar.
18. ve 19. asırlarda, ünlü bir hayvan ve zanaat pazarı hâline geldi.Nos séculos XVIII e XIX tornou-se um famoso mercado para animais e produtos artesanais chamado Eski Cuma.
Böylece Dor istilasının ardından 4 asır süren bir “karanlık devir” yaşanmıştır.No exemplo abaixo estamos perante a um tempo de "quatro por quatro".
Biraz saf ve oldukça aşırı iyimser.Mais injusta que excessiva.
Daha küçük bir grup da aşırı uçta bulunan Guardians of the Cedars'dı.Uma facção menor cristã foi a nacionalista Guardiões do Cedros.
Köyün vefat etmiş büyüklerinin söylediğine göre, Köy halkının bir kısmı Berazi Aşiretine mensuptur.Com a ajuda de sua irmã, descobre que algo está predando os moradores da cidade.
Reşkotan aşireti ile savaşmışlardır ve bu savaş onların dağılmasına neden olmuştur.Fez isto quando a lâmina estava quebrada e isto permitiu que a luta continuasse.
Altan Santepe futbolu yeni bırakmıştır ve Yeni Asır Gazetesi'nde spor yazarlığı yapmaktadır.Na emissora, narrou partidas de futebol e atuou como comentarista esportivo do Jornal do Almoço.
Osmanlı sultanlarından II. Beyazıt yöreye birçok konar-göçer aşiret yerleştirmiştir.Jack, muito esperto, colocou em torno da base da árvore vários crucifixos.
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.Ela está sempre sorrindo cinicamente e fuma muito.
1987 yılında AIDS teşhisi konulan Arenas 1990'da aşırı dozda alkol ve ilaç alarak intihar etti.Em 1990, terminada a obra, Arenas suicidou-se com uma dose excessiva de álcool e droga.
Yalnızca en aşırı bireyciler anarşi yanlısıdır.Todos os homens bons são anarquistas.
Günümüzde yaşayanlar Kırvar aşiretine mensuptur.Já estamos nos sentindo órfãos aqui na Cúria.
Birçok aşirete bölünmüşlük kendisi için en temel sorundur.Mais do que qualquer outra coisa no entanto, a interferência humana é a fonte de diversos problemas para ele.
Nikolai - Aşırı milliyetçilerin arasına sızan Rus muhbir.Gazeta Russa - As espiãs que sabiam demais.
Fetvayı aşiretlerin ileri gelenlerine gönderdi.Eles mandavam para às dirções-gerais.
Suavi; hırçın, aşırılıklarla dolu, uyumsuz, iddialı, dost tutamayan bir insandı.Havia, ali, estranheza, uma face não iluminada, misteriosa.
Aşırı sağcıların saldırısına uğradı.Sua posição é atacante destro.
Ölüm nedeninin aşırı dozda uyuşturucu olduğu belirlendi.A causa da morte foi overdose acidental de drogas.
Sebebi bölgedeki aşırı yağışlardı.As chuvas são abundantes nesta região.
Reddedilmeye aşırı hassasiyet.A Grande Recusa Hoje.
"Yarım asırlık 'Kasırga' görücüye çıkıyor".«Temporal de meia hora assola a região».
Terim olarak 19. asır başında ortaya çıktı.O seu nome surge na 19.ª coluna.
Yirminci Asır.Twente Insite.
Bu ameliyat ayrıca aşırı obez insanların ölüm oranlarını %40 kadar azaltmaktadır.Além disso, a atividade diminui os riscos de morte prematura em 40%.
Bugün aşırı derecede çok güneşlendiğimi düşünüyorum.Eu acho que eu peguei sol demais hoje.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.De 68000-emulator in het Mac-besturingssysteem paste niet in 8 kB, wat de computer dramatisch traag maakte.
(Maridden aşırı ve daha güçlüsüne ifrit denir.)De last kan daarmee (veel) groter zijn dan de uitgeoefende kracht.
İlgili Sayfalar