asır ile cümle

asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dönüşüm aşırı ağrıya neden olmaktadır.ولكي تولد نفس جديدة يجب أن يكون ألم.
Aşiret kuvvetleri Diyarbakır'da işkenceye başladılar.المعتقل نفى القتال في منطقة تورا بورا.
Aşırı heyecan hallerinde kendini kolayca kaybediyor olma.انتبه لنفسك عندما تكون في نوبة من الهلع.
Bakınız: Acem Acem Aşîrân (notalar)لمقالات أخرى, أنظركريبتون (توضيح).
Ardından aşiretin Özalp'ta yaşayan 40 akrabası gözaltına alındı.وتم القبض على أربعة من التشاروا على قيد الحياة في سالسيبويدس.
Ailem çok dindar değildi fakat ben aşırı muhafazakardım.قلت: إن والدي كان من أجلّ أهل العلم ولكن لم يكن أديباً.
Yeni Bundesliga sezonunda 27. hafta asırı başarısızlık yüzünden takımdan ayrılmak zorunda kaldı.يذكر ان ثلثى الالمان يهربون في هذا الشهر القادم بسبب فقدان معظم المعدات الثقيلة.
Diğer bir ismi de Overloading’ dir (Aşırı yükleme).ومَعنى إسمُه الماء الأسود، وكان يُسمى سابقاً سترايمون.
Protestan Kiliseleri arasında aşırı görüş ayrılıkları vardır.لا تزال هذه الفوارق موجودة بالنسبة للمجتمع البروتستانتي.
200 yılında Japonya Başbakanı Keizō Obuchi'nin ölümü aşırı iş yüküne bağlanmıştır.ومن أشهر الحالات، كانت وفاة رئيس الوزراء الياباني كيزو أوبوتشي في عام 2000 جراء سكتة دماغية قاتلة.
Yaklaşık 400 yıl önce 4 adet yörük aşireti tarafından kurulmuştur.قبل 400 مليون سنة ظهور الحشرات والبذور.
Köyün geçmişi hakkında bilgi yoktur; ama köyün adının Kuzugüdenli aşiretinden gelmekte olduğu bilinmektedir.لا يعرف الكثير عن بنيتهم الإجتماعية، ولكن من المعروف أنهم يتواصلون عن طريق تمييز الرائحة.
1700-1800 yılları arası; Berhudan aşiretinden bazı aileler göç ederek bu köyü kurmuşlardır.ولكن في حوالي عام 17,000 قبل الميلاد اختفت هذه الحضارة من الوجود.
Aşırı su ve sodyum alımı.4. كمية مقبولة من الملح والصوديوم.
1936'da bir paraşüt kulesi inşa edildi ve aşırı faaliyetler için kullanıldı.تم بناء البرج في سنة 1926، وقد تم استخدامه لأشياء عديدة.
Aşırı çalışmanın sağlık üzerine olumsuz etkileri mevcuttur.من السخرية بمكان أن دراسة الطب لها تأثير سلبي على صحة الطالب.
IFN aşırı ekspresyonu da gösterilmiştir.وكثيرًا ما يكون ضغط الكلام موجودًا أيضا.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.إن كان هذا الرقم دقيقاً، فإنها على الأرجح تمثل نسبة كبيرة من أعداده في ذلك الوقت.
Bu devirlerde ülkede aşîret idâreleri krallık hâline geldi.وكانت مثل هذه الأنشطة مخيبة لآمال الجميع في البلاط الملكي.
1927 - Okyanus aşırı ilk telefon görüşmesi, New York'tan Londra'ya yapıldı.وفي نفس العام تمت أول عملية بث للتلفاز عبر المحيط من لندن إلى نيويورك.
Bu aşırı eleştiriler ve övgüler sebebiyle Orhan Veli Kanık kısa zamanda büyük ün kazandı.وبسبب هذه الإنتقادات والمدائح المفرطه إكتسب أورخان ولي شهرةٍ واسعةٍ في مدةٍ قصيره.
Kürtlerin Gawestıya aşiretince kurulmustur.أما عن جنس ال Tarsistes فوضعه ملتبس.
Kendisi aşırı cesaretiyle tanınır.وقد عرف بالطويل لطوله المفرط.
22 Ocak 1993'te grubun solisti Helno annesinin evinde aşırı dozdan ölür.وفي 20 يناير 922 توفى التسلسل الهرمى في القصر التابع لهيلينا.
Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.”مهندس صمم تجارته بكل تفوق".
Annesi sadece Dorian'ın parasını önemsediğinden kızkardeşine karşı aşırı korumacı.Ele é muito protetor de sua irmã, especialmente porque sua mãe só se preocupa com o dinheiro de Dorian.
Hükümet aşiretliği yasakladı ve merkezi otoriteye bağlılığını vurguladı.O governo proibiu o clanismo e destacou a lealdade às autoridades centrais.
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.Eliminação dos extremos de riqueza e pobreza.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.O consumo excessivo de bebidas açucaradas está associado ao aumento do risco.
Aşırı avlanmanın önüne geçilmelidir.A caça extensiva têm continuado.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.O emulador 68000 do Mac OS não coube no 8 KiB e portanto reduziu drasticamente a velocidade do computador.
On üç yaşındayken Hašek'in babası aşırı alkolden ölür ve annesi aileye bakamaz hale gelir.Quando tinha 13 anos, o pai de Hašek morreu de alcoolismo e a sua mãe não conseguiu educá-lo com firmeza.
Aşırı idrara çıkma gündüz ve gece boyunca devam eder.O excesso de diurese continua dia e noite.
İki hafta boyunca işsiz kalmasının da etkisiyle Peter, aşırı derecede kilolu, obez biri hâline gelir.Depois de ficar desempregado por duas semanas, Peter fica muito obeso.
Çin aşırı üretimi durdurmak için son beş on yılda binlerce kömür madenini kapatmıştır.A China tem fechado milhares de minas de carvão para evitar a superprodução.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Excesso de confiança é mais perigoso do que a falta dela.
Shabdrung Ngawang Namgyal (1594–1651) Tibet'ten kaçıp Butan'daki aşiretleri( derebeylerini ) birleştirdi.O Shabdrung Ngawang Namgyel (1594–1651) foi o unificador do Butão.
Boumeddiene "silahlı ve aşırı tehlikeli" olarak tanımlanıyor ve hâlâ kaçak.Ela é descrita como "armada e extremamente perigosa" e ainda está foragida.
Aşırı çokluevren açıklamaları teolojik tartışmaları bu nedenle andırıyor.As explicações multiversas extremas são, portanto, remanescentes das discussões teológicas.
Aşırı durumlarda, bir kişi sadece o gözdeki karanlıktan ışık verebilir.Em casos extremos, uma pessoa pode apenas ser capaz de distinguir claro e escuro no olho afetado.
Margot Robbie, Harleen Quinzel / Harley Quinn: Aşırı çılgın bir kötü ve eski akıl hastalıkları uzmanı.Margot Robbie como Harleen Quinzel / Arlequina: uma vilã louca, insana e ex-psiquiatra.
Aşırı melankoli içeren bu eseri, kısa zamanda, Goethe’yi tüm Avrupa’da ün sahibi yapmıştır.Com esse romance Goethe tornou-se rapidamente conhecido em toda a Europa.
Erkekler birbirlerine karşı aşırı saldırgandır.Machos adultos tendem a ser agressivos uns com os outros.
Tights giymek, erkekler tarafından giyildiklerinde birkaç asır öncesine dayanan bir geçmişe sahiptir.(Forma composta) Um fato que pode acontecer depois de um determinado fato passado.
112 yaşında bir asırlıktır da.1200 com idade muito avançada.
Diğer karakterler: Sybil Vane - Dorian'ın aşık olduğu oldukça yetenekli, güzel ama aşırı fakir aktris.Sibyl Vane — uma talentosa atriz e cantora, ela é uma pobre, jovem bonita, por quem Dorian se apaixona.
Bazı bilim adamları ise eserin 5. asırda yazıldığını savunurlar.Contudo, alguns estudiosos conservadores argumentam que pode ter sido escrita em 45 d.
Aşırı yağışlarda heyelan olmaktadır.Fobia irracional à escuridão.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.As temperaturas extremas, altas ou baixas são raras.
Hamıka aşiretinin mensupları halen Van ilinde mevcuttur.Possui ainda em seu curso a cachoeira Acutumã.
Ukaladır, aşırı düzenli ve disiplinlidir.É muito sério, exigente e disciplinado.
Sosyal demokrasi Sosyal liberalizm Solculuk Aşırı sol ^ Oliver H. Woshinsky.Esquerdismo Neoconservadorismo Nova esquerda Radicalismo Utilitarismo Oliver H. Woshinsky.
"Basmane'de 2 asırlık sebil..."«Dois Laranjeirenses em Paris».
Yarım asır boyunca 100'e yakın filmde rol aldı.Fez, em média, um filme a cada 100 dias.
"AŞİRETİNE 'Evet' İÇİN ÇAĞRIDA BULUNDU".Naturalmente, as pessoas queriam ser chamadas pelo nome correto.”
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.Era um homem extremamente escrupuloso.
Başarılı kayıtlar arasındaki boşluk, aşırı kısadır.O índice de alfabetização entre os Bagatha é baixíssimo.
Ayrıca Sünni aşiretler ile IŞİD üyeleri arasında çatışmalar çıkmıştır.Há também conflitos entre aborígenes marcianos com os novos colonizadores.
Ama yine de Tayy bedevi aşireti bu dönemde eşkiyalıkla uğraştı.Também Joaquim, enquanto guardava o gado, ia matutando neste dilema.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.É sensível à luz.
İlgili Sayfalar