asır ile cümle
asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kendini aşırı eleştirerek bunalıma girip birkaç çalışmasını yakıp yok etmişti.Après une autocritique trop sévère, il brûle même quelques-unes de ses œuvres.
Bu reaksiyonlara "aşırı duyarlılık" ya da "alerji" adı verilir.Il nomma cette réaction d’hypersensibilité « allergie ».
Bağboğanları tutkalsızdır, aşırı esmer ve kadife gibidir.C’est un Seigneur de l’effroi, tout comme Varimathras et Mal’Ganis.
Londra’nın Doğu Yakası’nda bulunan Whitechapel mahallesi gittikçe aşırı kalabalıklaşmıştır.Le district de Whitechapel dans l'East End devint de plus en plus surpeuplé.
Kızık Türkmenleri aşiretine mensupturlar.Tension aux frontières turco-persanes.
Muhammed Paşa Caf, Caf aşireti lideri, Şervana Kalesi'ni 1734'te yaptırdı.Mohamed Pasha Jaff, roi kurde et chef suprême de la tribu Jaff, a construit le château de Sherwana en 1734.
Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı.Jugé par son faciès car il portait des lunettes.
Ekloga'da ölüm cezası ancak çok aşırı durumlarda öngörülmüştür.Toutefois, elle estime que la peine capitale ne doit s'appliquer que dans les cas les plus extrêmes.
Yurtdışı bağlantıları çok geniş olup TBMM'de hatırı sayılır söz sahibi bir aşirettir.Leurs compétences obligatoires sont très larges et la TPU y est obligatoire.
Bu çalışması ölümünden ancak 1 asır sonra yayınlanmıştır.Ce travail n’est publié qu’un siècle après sa mort.
Bucak aşireti mensubudur.Saut en longueur masculin.
Kalın derisi onun yaralanmalara karşı aşırı dayanıklı olmasını sağlar.Sa peau pierreuse lui confère une résistance incroyable aux dégâts.
Böylece mektep, bütün aşiretlere hitap eder duruma geldi.Ils firent ainsi, ils les firent tous asseoir.
Çıtak Aşireti: Çıtaklar Varsak aşireti içinde önemli bir oymaktır.Quand ils gagnent, ils se développent en vain ; lorsque nous perdons, nous devenons craintifs.
Aşiretin kökeni 1114 yılında doğan Kürt Kralı Zahir Beg Caf'a dayanmaktadır.Il a été créé en 1114 par le roi kurde Zaher Beg Jaff.
O daima sürekli durmadan Wendy Winkle 'ye aşır derecede kızar, onu daima ezer.Greg est constamment harcelé par Wendy Winkle, qui a un faible pour lui.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Ce chiffre est très probablement largement exagéré.
Ancak aşırı etil asetat, şarabın kalitesini düşürmektedir.Un feuillage trop limité nuirait à la qualité du futur vin.
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Par la suite, un dépeuplement de quelques villes se produit.
Aşırı hızlanan araç kaza yaparak devrilir.La vitesse joue un rôle aggravant en cas d'accident.
Weir, aşırı uçuş korkusu nedeniyle 2007 yılından beri uçak yolculuğu yapmamaktadır.Nelson se retrouve sans volant pour la saison 2007, faute de budget.
Ada, üç yüz milyon yıldan daha yaşlı aşırı derecede aşınmış bir yanardağdır.Ashley : Ashley est un tas de cendres vieux de plus de 300 ans.
Mahallenin ismi de, kardeş olduğu söylenen bu iki aşiret reisinin adından gelmektedir.Cette voie tient son nom de celui de deux cousins qui furent des propriétaires locaux.
Yirminci Asır.20 ↑ Par.
Ancak sonraki yapıtları aşırı derecede basitçe ve kendini tekrarlayan olduğu gerekçesiyle eleştirildi.Sa production tardive a été fortement critiquée pour être simpliste ou répétitive.
Aşırı aydınlık canlılara zarar vermektedir.La lumière UV est nocive pour les humains.
Moretz ailesini "aşırı derecede Hristiyan" olarak tanımlamaktadır.Elle décrit sa famille comme étant « très chrétienne ».
Bu devirlerde ülkede aşîret idâreleri krallık hâline geldi.Ceux qui survivent à cette période troublée deviennent les royaumes médiévaux.
Türün, büyük olasılıkla aşırı avlanma sonucu yok olduğu tahmin edilmektedir.Il semble que cette espèce soit menacée principalement en raison d'une chasse excessive.
Bu köy Ertoşi aşiretinin en büyük mahallesidür yaklaşık 400 hanelik bir mahalledir.Cette décision va bouleverser la vie de ce village qui compte alors environ 400 âmes.
17 Haziran 2015 tarihinde, Lloyd ehliyeti olmadan aşırı hız ve dikkatsiz sürüş yüzünden tutuklandı.En juin 2015, il est arrêté pour excès de vitesse et conduite sans permis.
Gigantizm ya da giantizm (Yunanca γίγας gigas, "dev", çoğulu γίγαντες devler), aşırı miktarda büyüme durumu.Le gigantisme (du grec gigas, gigantos « géant ») est un état caractérisé par une croissance excessive.
Aşırı idrara çıkma gündüz ve gece boyunca devam eder.Les débarquements vont se poursuivre toute la nuit et le lendemain.
Sarımsağın aşırı tüketiminin bazı yan etkileri olabilir.Les énergies émises par la Bouche de l’Enfer peuvent avoir des effets étranges.
Bu tarih görüşünde Türkler, Orta Asya'daki göçebe aşiretler olarak anlatılıyordu.Cette technique aurait été rapportée par les Vikings ayant voyagé en Asie centrale.
Shabdrung Ngawang Namgyal (1594–1651) Tibet'ten kaçıp Butan'daki aşiretleri( derebeylerini ) birleştirdi.Shabdrung Ngawang Namgyal (1594 – 1651) est le fondateur du Bhoutan.
Aşırı derecede uyuşturucu ve alkol kullanmakta idi.Par ailleurs, il consomme beaucoup de drogue et d'alcool.
Bu durumdaki aşırı yoğun yıldızlara beyaz cüce denilir.De telles étoiles sont maintenant connues sous le nom de naine blanche.
Şu anda halen aşırı oranda göç vermektedir.Pourtant, aujourd'hui, elle nage en plein dedans !
Fakat bu aşırı fanatik Katolik Haçlı tutumu hakkında tenkit bulunmamaktadır.Se posa la question de l'endroit où serait inhumée cette princesse non catholique.
Aşkınlık, anlam olarak aşırılık kavramını vurgular.Démonstration Raisonnons par l'absurde.
1965 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağcı Jean-Louis Tixier-Vignancourt'u desteklemiştir.Il soutient lors de l'élection présidentielle de 1965 la candidature de Jean-Louis Tixier-Vignancour.
Beklemiş fermente olmuş meyveleri aşırı yemek, sarhoşluğa neden olabilir.Une trop forte consommation des fruits fermentés peut mener à un état d'ébriété.
899-906: karmatîlik, doğu Arabistan merkezli bir aşırılık İsmaili İslam mezhebi, Abbasiler karşı ayaklandı.899-906 : révolte de la secte des qarmates contre les Abbassides dans l'est de l'Arabie.
Buralarda çeşitli aşiretleri iskan ettiler.De nombreux éléments furent dispersés aux alentours.
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.La richesse naturelle entraîne pauvreté et misère.
İştahını tamamen yitirmiş, aşırı kilo kaybetmişti.Entièrement pillé à l'intérieur, il a subi d'importants dégâts.
Ayrıca Kaptan Haddok’un aşırı viski tüketmesi de değiştirilmiştir.Le whisky du Capitaine Haddock est remplacé par du café.
O Kaçar Aşiretinin Koyunlu (Kovanlıda denir) koluna mensuptur.De la main, il tient son bâton de commandement (cep de vigne).
Reddedilmeye aşırı hassasiyet.Légitimité du refus.
Merkür'ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay'a benzer.La surface de Mercure apparait ancienne et couverte de cratères, comme celle de la Lune.
Aynı zamanda aşırı derecede duygusaldır.Il est aussi incroyablement stupide.
Aşiret çatışmasında 3 kişi öldü.Trois morts dans des affrontements dans la province de l'ouest.
Bazı bilim adamları ise eserin 5. asırda yazıldığını savunurlar.Les héros l'affrontent lors de la légende 5.
Aşırı yorgunluk.Trop épuisé.
Bergen aşırı sağanak yağışıyla da bilinir, yıllık ortalama 2250 mm yağış Bergen şehrine düşer.En comparaison, Bergen voit 2 500 mm de précipitations annuelle.
Bu olay sadece aşırı uzun vadede gerçekleşecektir.L’évolution ne se fait que dans la longue durée.
Bu sayede bir tepe veya yüksek bir binanın arkasına aşırtma atışlar yapılabilmektedir.On ne pouvait donc y descendre que par une échelle ou une corde.
Yaylak olarak kullanılan bu bölge aşiret büyüğünün ölümden sonra oğluna bu mevkiye yerleşmesini söyler.Après sa mort, son fils aîné lui succède sur terre dans ce rôle.
Festivalde iki kişi aşırı doz uyuşturucu kullanımı nedeniyle hayatını kaybetmiştir.En 2013, deux spectateurs trouvent la mort d'une overdose de drogue durant le festival.
İlgili Sayfalar