asır ile cümle
asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vay be, ne biçim bir asır. " (Kahkaha)Wow, some century." (Laughter)
İdaredeki kişilerin, muhaliflere karşı aşırı önlem alma arzularını bastırmaları gerekir.Those in power have to resist the temptation to crack down on dissidents.
Ve aşırıcılar bunun farkındalar.And extremists understand this.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.It was a time of extreme global warming, When dinosaurs still ruled the planet.
Yosunlar aşırı sıcaklar sayesinde aşırı miktarda çoğaldılar, ve suyu zehirlediler.Algae thrived in the extreme heat, poisoning the water.
Şimdi ortaya çıkıyor ki, bizler aşırı derecede stereotipik varlıklarız.Now it turns out, we are extremely stereotypical.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.You can't farm the same piece of ground for 40 centuries without understanding nutrient flow.
Ve bu bile o dönemlerde aşırı olurdu.And even that was considered outrageous at the time.
Ama bir asır sonra,Let us not seek to satisfy our thirst for freedom by drinking from the cup of bitterness and hatred.
Bir asır sonra,Again and again, we must rise to the majestic heights of meeting physical force with soul force.
Çocuklarım için, bu aşırı-erkeklik masalına son noktayı koyacağım.For my kids, I was gonna end this hyper masculine narrative here.
"Çok abartıyor, aşırı büyütüyor""Gosh, that's hyperbole. She's exaggerating."
Çellistlerden utanmadan aşırdığım bir şey çalmak istiyorum.I'm going to play something that I shamelessly stole from cellists.
Dün, aile toplantımızı yapıyorduk, ve 'aşırı tepki' konusunda oylama yapmıştık.Just yesterday, we were having our family meeting, and we had voted to work on overreacting.
Kızlarımdan bir tanesi haftada yalnızca beş dakikalık 'aşırı tepki' fikrini ortaya attı.So one of my daughters threw out, you get five minutes of overreacting time all week.
15 dakikalık aşırı tepki vermek limitimiz olsun.If we get 15 minutes of overreaction time, that's the limit.
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.Man: ... extremely dangerous questions.
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?But why is the technical overload crisis, the complexity crisis, accelerating now?
Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.OK, think of this as extreme self-motivation.
Bay Candler bunun aşırı derecede saçma bir fikir olduğunu düşündü."Bottles?" "Yes Sir! Bottles.
Daha sık görülen tür ise aşırı yeme durumu.The more usual case is overeating.
O zaman sinyal aşırı yüksek olur.That then the signal would be very, very high.
Çünkü ALL tipi lösemilerde, şu üstteki gen grubu aşırı çalışırlar.Because in ALL leukemia, that set of genes over there over-expresses.
Aşırı derecede bağımlılık ve kısa süre için kafa yapıyor.Highly addictive -- the high was very short.
Bu aşırı derecede yüksek.That's extremely high.
Ve sonra tüm bu aşırı, bir kez daha, ilk x.And then all of that over, once again, the first x.
Eğer isteseydin, Mutfaktaki eski pabuçlarımı aşırmana gerek olmazdıIf you like, you don't need to take my old shoes from the kitchen.
Bu çoğu Amerikalıya göre oldukça şaşırtıcıdır, aşırı derecede zenci Amerikalı boşluğu olmasının.It's also extremely surprising to many Americans, a heavily African-American space.
Aşırı büyük.It's out-sized.
Aşırı yüksek hızlara yaklaşıyoruz, ve bizi yavaşlatsın diye onları açıyoruz.We are coming at extremely high speeds, and we are deploying them to slow us down.
Asırlardır süregelen bir rüya .This is a dream of the ages.
Çünkü sonuçta, yetişkinlere bile istatistik hakkında sorduğunuzda aşırı derecede aptal görünüyorlar.Because after all, if you ask even grownups about statistics, they look extremely stupid.
Çok detaylı ve aşırı hassas yazılmış... ...çok eski bir bilgi yığını.The ancient information... ...is written in exhaustive, careful, redundant detail.
Evvelden aşırı sıkıldığı yerde, şimdi tutkuyu hissediyor.Where she once was complacent, she now is excited and compelled to self-asserting action.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Because each year the winner has come from a different tribal group.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.But her tribe and family urged her not to compete and were very much against it.
Yakın zamanda Amerikan Donanması'ndan bir gemi aşırdık.And we stole recently a ship from the United States Navy.
Dışkı, aşırı tıbbi kalıyor.Feces is too medical.
Milattan önce dördüncü asırdan kalan Sümerlilerin kilden ürettikleri taşlar bulundu.Sumerian clay stones have been found that date to the fourth millennium BC.
Sadece küçük bir kabile, küçük bir aşiret olmak yerine.Rather than just you become a little tribe a little clan.
Dışarıdan aşırı büyümüş olan kalbimi görmeniz mümkündü.You could see my over-sized heart beating inside of it.
Çok kaba, çok aşırı.This is so blatant, so extreme.
Portekizliler inşa etmiş, asırlar önce.Built by the Portuguese, centuries ago.
Cinsel anlamda aşırı sahiplenirsiniz.Romantic love is very simple.
Saban ile tarımın başlamasıyla, erkeklerin rolü aşırı güç kazandı.With the beginning of plow agriculture, men's roles became extremely powerful.
Bu inanılması güç aşırı kapasiteye sahibiz.We have this incredible excess capacity.
Ya da Venüs aşırı derecede sıcak mıydı?Or was Venus extremely hot?
Kâh taze çiçek kokarlar, kâh aşırı keskin kokarlar."Sometimes quite freshly floral, and then again sometimes extremely pungent."
Aşırı nüfusu laptop ile çözebiliriz.Laptop use to solve overpopulation.
Sizin sindirim organlarınız her türlü aşırılıklardan tamamen tahrip olmuştu.Your gastrointestinal apparatus was completely destroyed from all types of excesses.
Bir varlığın bir eylemi, bir bedenin örtüsüdür. Bir Asır, Bir Gün ve Ölüm.An existence is an act, a body, a garment, a century, a day, and death.
TIPKI ASIRLAR ÖNCE OLDUĞU GİBİTlPKI ASlRLAR ÖNCE OLDUĞU GİBİ
Sadece aşırı miktarda enerji açığa çıkarıyor yani yüksek enerjili proton açığa çıkıyor. -But it just releases a ton of energy, or sometimes, you know, a high-energy photon.
Bu süreç aşırı bir tedbir gerektirmektedir.This process requires extraordinary precautions.
Benim yaşıma geldiğinizde ise, aşırı işitme kaybından muzdarip olursunuz.And you will end up, when you get to my age, with severely limited hearing.
Bu ekonomideki aşırı kompleks durumların aşırı basitleştirilmiş hali.These are over-simplifications of a highly, highly complex thing, the economy.
Bunlar da cildi aşırıcı derecede kurutur veya tahriş eder.Bunlar da cildi aşırıcı derecede kurutur veya tahriş eder.
Yani demek istedim ki aşırı derecede zor bişey. zor-sıkışmış...What I mean is that I'm extremely hard. Hard-pressed to...
Birinin aşırı sinir sorunlar var.Somebody has some anger issues.
Zorla elde etmekten nefret ederim, ama sence aşırı takıntı değil miler...Pip, I hate to pry, but do you think your sword obsession is over...
İlgili Sayfalar