Ana içeriğe geç
Sözlük

asıl ile cümle

asıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arazi Venedik asıllı Baltacı ailesine aitti.Вилла принадлежала благородной венецианской семье Манин.
Amerika'ya Avrupa asıllılar gelmeden önce bu bölgede yerleşik yerli Amerikan ahali bulunmaktaydı.Район, в котором ныне расположен город, до прихода европейцев был заселён индейцами.
Fransız asıllı olduğu doğru değildir.И французская лёгкость ей не свойственна.
Özet olarak: Kuzey Batı İngiltere'de Asya ülkeleri asıllı yaklaşık 400.000 kişi yaşamaktadır.См. также: Индийцы в Великобритании Индуистская община в Британии насчитывает 400 000 человек.
Kanalın asıl sahibi Nihon Keizai Shimbun'dur .Основной владелец телекомпании — Нихон Кэйдзай Симбун.
Fransız-Kanada asıllıdır.Это преимущественно франко-канадцы.
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.Угнетение ферментов, способствующих всасыванию, — еще один из видов взаимодействия.
Ezio Auditore (1459 – 1524) Rönesans döneminde yaşamış Floransalı bir asilzadedir.Эцио Аудиторе (англ. Ezio Auditore) (1459—1524 гг.) — был итальянским дворянином, родом из Флоренции.
Aşil tendonu iltihabına Aşil tendiniti denilmektedir.На сходных принципах основывается устройство тензиостата.
Ekipler kuyumcuya girdiklerinde asıl hedefin kuyumcu değil de banka olduğunu geç fark ederler.У экс-собственников к банку было отношение не как к банку, а как к инструменту.
Bu çatlak üzerinde genellikle aşılabilecek bir köprü bulunur.На остров ведёт мост, который чаще всего закрыт на замок.
Örnek olarak: The Seljuks Rebels (Selçuklu Asileri).В ответ на это «Офицеры-спасители» (тур.
Duvarlarda ayna ve birkaç taşbasma asılıdır.На стенах стали появляться зеркала, часы.
Baş gösteren isyanlarda ayaklanmacılar asılarak veya yakılarak idam edildi.При подавлении восстания применялись казни, сжигались аулы.
Boşnak asıllı.Немного рассеян.
Asıl adı Şahsenem Akkaş’tır.«Здравствуйте, Имя Существительное.
Edebiyat sevgisini Albaya babası aşılamıştır.Унаследовал от отца литературный талант.
Ancak, asıl büyük operasyon henüz başlamamıştı."Сейчас даже первый брак не бывает настоящим».
Daha sonra bu suçlamaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.Как выяснилось впоследствии, эти обвинения были ошибочными.
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.«Если вы в первом акте повесили на стену пистолет, то в последнем он должен выстрелить.
Ülkeler ve kültürleri arasındaki iletişim asıl işlenilen temaydı.Основной единицей городской и сельской застройки была усадьба.
1989) 1907 - Fred Zinnemann, Avusturya asıllı Amerikalı film yönetmeni (ö.1997 — Фред Циннеман (р. 1907), американский кинорежиссёр австрийского происхождения.
Sadece sakin hava şartlarında aşılabilecek sürat.)Попасть в него можно только по спецпропуску.)
Asıl ajan ekibi de kandırılmıştır.Также осуждён старший лейтенант бригады.
Afrika asıllı Amerikalı porno oyuncusu.Дома — известная американская порноактриса.
1975) 8 Şubat - Martin Buber - Avusturya asıllı İsrailli filozof (ö.8 февраля — Мартин Бубер, австрийский философ (ум.
Tiyatro türünde asıl önemli gelişmeler ise 18. yüzyılda gerçekleşti.Драматический театр, был открыт в восемнадцатом веке.
Bizim asıl amacımız görsel eğlence olabilir, ama sesli eğlence değil idi. "Мы просто пытаемся быть смешными, и это не имеет ничего общего с шоу».
Mahallenin asıl adı "Kocadere" olarak binmektedir.Новое поселение в народе становится известным как «Косатое».
9 Aralık - Carl Wilhelm Scheele, İsveç asıllı Alman eczacı ve kimyager (ö.9 декабря — Карл Вильгельм Шееле, шведский химик.
Asıl tanınması, Kaygısızlar dizisindeki "eleman" karakteriyle oldu.Одной из причин своего решения они называли опасение в «цепной реакции».
Kazılmış çukur ise İsa'nın bedeninin asılacağı haç içindir.Гвозди, которыми тело Иисуса было прибито к Кресту.
Frankenstein ailesiyle birlikte 12 yaşından itibaren yaşamış ve William'ı öldürdüğü suçuyla asılmıştır.انتقلت للعيش مع عائلة فرانكنشتاين في سن 12 عامًا، وشنقت بتهمة قتل ويليام.
Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk" demiştir.فيرد الله عليهم نشابهم مخضوبة دما ".
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.في البلدان التي يكون فيها عبء المرض أعلى، ولكن اللقاح لا يزال مكلفاً للغاية.
Aşılar geliştirilme aşamasında olup bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir.ما تزال اللقاحات قيد التطوير كما أظهر بعضها نتائج مشجعة.
Yemenli gençlere güvenle bilgi aşılayarak topluluklarında olumlu değişim meydana getirmek.غرس الثقة في الشباب اليمني لإحداث تغيير إيجابي في مجتمعهم.
Yeşil bir perde ise asılı şekilde durmaktadır.وأما الستارة الخضراء تقف كأنها معلقة.
2009’da bazı aşılar test edildi.وبحسب عام 2012 فهنالك عدد من اللقاحات تحت الاختبار.
Ancak, asıl büyük operasyon henüz başlamamıştı."'الأسوأ لم يأت بعد'..
ABD'de yaklaşık on beş milyon Meksika asıllı insan yaşamaktadır.تقريبا 10 مليون مكسيكي يعيشون في الولايات المتحدة.
Caterina Sforza, (1463 - 28 Mayıs 1509) İtalyan Sforza ailesi üyesi asilzade, Forli kontesi.كاترينا سفورزا (1463-28 مايو 1509) كانت عضو من عائلة سفورزا الإيطالية ، كونتيسة فورلى.
Sosyal bilimlerde matematiğin ekonomi dışındaki uygulamaları asılsız modeller için eleştirilmektedir.وقد انتقد تطبيق الرياضيات في العلوم الاجتماعية خارج الاقتصاد لنماذج أساس لها من الصحة .
Burada asıl söylenmek istenen söz, "Siz, sizi yaratana neden kulluk etmeyecekmişsiniz?!" cümlesidir.من مثل خلقكم حلائل، قيل: إنما قال " مِّنْ أَنفُسِكُمْ " لأنه خلق حواء من ضلع آدم. "
Bazı kaynaklara göre ise yükseltilmemesinin asıl nedeni Alman vatandaşı olmamasıydı.ويقول بعض المؤرخين الآخرين أن السبب وراء عدم ترقيته يرجع إلى أنه لم يكن مواطناً ألمانياً.
Elizabeth Lavenza: Milano asıllı birinin kızı.إليزابيث لافينزا: ابنة أحد نبلاء ميلان.
Sonra duyduk; büyüklerimiz demişler ki: Bunlar asılmaya mı gidiyor?”قالوا: نتولى أبا بكر وعمر ونتبرّأ من أعدائهم؟ قال: فالتفت إليهم زيد بن علي فقال لهم: أتتبرؤون من فاطمة؟!
Asıl ününü The Secret Life of the American Teenager dizisiyle elde etti.ومرسيدس في الحياة السرية لمراهقة أمريكية.
Suçlananlardan on dördü kadın, beşi erkek on dokuz kişi asılarak idam edilmiştir.تم شنق تسعة عشر متهم بينهم أربعة عشر امرأة و خمس رجال.
Victor, anlatsa da kimsenin kendisine inanmayacağını bildiği için kadının asılması konusunda çaresiz kalır.كان فيكتور عاجزًا عن منعها من الشنق لأنه عَلِمَ أن لا أحد سيصدق قصته.
Bölgede 39,900 kişi (%0,6) "Çinli" asıllıdırlar ve 39,500 kişi veya %0,5'i "diğer etnik grup"tandır.و39,900)0.6%) من السكان هم صينيون و0.5% (36,500)) من الأشخاص ينتمون إلى جماعة عرقية أخرى.
Kanalın asıl sahibi Nihon Keizai Shimbun'dur .المالك الرئيسي للمؤسسة هو نيهون كيزاي شينبون.
Halbuki asıl korku yokolma korkusudur.من لايخاف، فصاحبه الخالق الطاهر.
Hiroşima'da ölenlerin 7'de birinin Kore asıllı olduğu öngörülmektedir.كما أشارت التقديرات إلى أن واحداً من بين سبعة ضحايا في هيروشيما كانوا من أصل كوري.
"Heilongjiang"'ın asıl anlamı 'Kara Ejderha Nehri'; bu, Amur Nehri'nin Çince ismidir."هيلونغجيانغ" تعني حرفيا نهر التنين الأسود، والذي هو الاسم الصيني ل آمور.
Ana Madde: Windows 3.0 Microsoft Windows asıl başarısını 1990'da yapılan Windows 3.0 ile kazanmıştır.المقالة الرئيسية: ويندوز 3.0 سجلت مايكروسوفت ويندوز نجاحاً كبيراً مع ويندوز 3.0, الذي صدر في 1990.
Rus asıllı olan Azarov Ukraynacayı kötü konuşmaktadır.يتحدث أزاروف الأوكرانية على نحو ضعيف.
Robert'in İngiliz asilere yeterinde destek göstermemesinin kısmen etkisi ile ayaklanma başarılı olmadı.لم يكن نجاح، في جزء منه لأن روبرت لم يحضر لدعم من المتمردين الإنجليزية.
Timur, “Sizi asıl vatanınız olan Tûran’a geri götüreceğim”, dedi.قال: "فأنا أبعثها أليك، فإن رضيتها فقد زوجتها".
Asıl borç ilişkisinin varlığı tek başına yeterli değildir.واجب الوجود لذاته لا لمعنى.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod