Ana içeriğe geç
Sözlük

asıl ile cümle

asıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Asıl adı Holifera / Olivera idi.Der Markenname lautete Farcot et Olivier.
Alkol bağımlısı olmasının asıl nedeni henüz bilinmemektedir.Sie glaubte nicht, dass er alkoholabhängig war.
Misk öküzleri asıl olarak Kuzey Amerika'nın Arktik bölgelerinde ve Grönland'da yaşar.Die Falkenraubmöwe brütet in den arktischen Gebieten von Eurasien und Nordamerika.
1940'ta Alman Kuvvetleri tarafından aşılmıştır.1940 wurde er von den deutschen Behörden ausgebürgert.
Asıl mesleği öğretmenliktir.Im Hauptberuf ist er Lehrer.
Yahudi asıllı bir oyuncudur.Der jüdische Kardinal ist ein Spielfilm.
Asıl mesleği avukatlıktır.Sein erlernter Beruf ist Rechtsanwalt.
Tamer Hassan (18 Mart 1968, Londra), Kıbrıs Türkü asıllı Britanyalı oyuncu.Tamer Hassan (* 18. März 1968 in London) ist ein britischer Schauspieler.
İtalyan asıllıdır.Hochzeit auf italienisch.
İsviçre asıllı gezgin ve şarkiyatçı.Leben und Wirken eines Schweizer Musikers.
Alman asilli Amerikalı fotoğraf ve resim sanatçısı.Porträts deutscher und amerikanischer Autoren.
Aktris baba tarafından Lübnan asıllı.Weichert wurde auf Drängen seines Vaters Schauspieler.
Ak pelikanlar asıl olarak balık ile beslenir.Gangesgaviale ernähren sich vorwiegend von Fisch.
Asıl adı Mehmet Faik idi.Sein eigentlicher Name war Pîr Mehmet.
19 Temmuz 1986), Hint asıllı Kanadalı profesyonel güreşçi.Im Juni 2013 gab es die ersten Gerüchte über eine voll professionelle kanadische Fußballliga.
Zaten asıl gereken de onu canlıyken yakalamaktır.Als er auf sie trifft, lässt sie ihn jedoch einsperren.
Fakat, herhangi bir modern devletin dökümanlarında böyle bir asillik unvanı bulunamadı.Der europäische Kontinent selbst wies keinerlei derartige moderne Systeme auf.
Konu yetkililerce incelenir ve iddianın asılsız olduğu tespit edilir.Der Antrag des Unternehmens sei unzulässig und die vorgebrachten Gründe seien ohne Substanz.
Sonraki yıllarda asıl türbe kısmının kuzeydeki duvarı yıkılmış ve her iki bölüm birleştirilmiştir.Die östlichen Hälften der beiden Flügel wurden im Laufe der Zeit abgebrochen.
O, tamamen asılsız bir söylenti.C'est une rumeur complètement infondée.
İkinci ayna kapının yanına asıldı.Un second miroir est suspendu à côté de la porte.
İşte asıl büyük kurtuluş da budur."Il a été doté, certes, d'une immense fortune".
İşte asıl o zaman şaşıracaktır”.Il va falloir jouer serré, vraiment ! »,.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."Mais vous n’êtes que des gens transgresseurs».
Kamiya'nın asıl vizyonu canavarların birbirlerine karşı savaşmasıydı.En effet, la vision de base de Kamiya était des combats entre monstres.
Dubček ve Svoboda'nın resimleri sokaklara asıldı.Des photographies de Dubček et Svoboda apparurent dans les rues.
Bu görevi sırasında asıl işi banliyölerdeki hastaneleri geliştirmek olmuştur.Sa principale action dans ce poste a été de développer les hôpitaux de banlieue.
Asıl adı Philip Johan Tabbert'dir.Son nom était Philip Johan Tabbert.
Asıl adı İbrahim'dir.Abraham est le quatrième d'entre eux.
İrlandalı ve İtalyan asıllı Elena Tonra, Londra'daki Northwood'da, ağabeyi Kieran ile birlikte büyüdü.De racines irlando-italiennes, Elena Tonra a grandi à Northwood, Londres, avec son frère aîné, Kieran.
Asıl adı bu değildir.Ce n'est pas son vrai nom.
Daha sonra Elizabeth asıldı.Quant à Elizabeth, elle est étranglée.
Şikago'da karşılaştıkları şiddet o kadar aşılması zordu ki, bu iki arkadaşı çok etkilemişti.La violence à Chicago est si intense qu'elle bouleverse les deux amis.
Asıl araştırma alanı kuşların evrimi ve kuş sistematiğidir.Son principal domaine d'étude est l'évolution et la systématique des oiseaux.
Ypi'nin aileleri Asilan (toprak sahibi) ve Zavalani'ydi.Ses parents ont été Asilan (un propriétaire) et Zavalani.
2010 yılında Aralık ayında Tony Portaro, asıl davulcu Tony Scaglione'nun gruba döndüğünü açıkladı.En début décembre 2010, Tony Portaro annonced le retour du batteur Tony Scaglione.
Burada asıl söylenmek istenen söz, "Siz, sizi yaratana neden kulluk etmeyecekmişsiniz?!" cümlesidir.Et délaissez-vous les épouses que votre Seigneur a créées pour vous ?
Baş gösteren isyanlarda ayaklanmacılar asılarak veya yakılarak idam edildi.Les chefs de la révolte sont pendus ou fusillés.
Asıl adı Georgios Kyriacos Panayiotou’dur.Le vrai nom de George Michael est Georgios Kyriacos Panayiotou.
Asıl adı Saul’du.Son nom était Saul.
Mario ve Luigi Mario, Brooklyn, New York'ta yaşayan iki İtalyan asıllı Amerikalı tesisatçıdır.Les frères Mario, Mario et Luigi, sont deux plombiers italo-américains de Brooklyn.
Arnavut asılıdır.Borden est pendu.
Kendisi Avusturyalı ve Bohemyan asil Trauttmansdorff soyuna bağlıdır.Il fait partie de la noblesse autrichienne et de la famille noble Trauttmansdorff.
Asıl nokta, birinin onu uygulayabilmesidir.La preuve : certains ont pu le pratiquer.
Asıl mesleği avukatlıktır.Son métier d'origine est avocat.
9 Nisan 1945 tarihinde Flossenbürg Toplama Kampı'nda asıldı.Il est exécuté le 9 avril 1945 au camp de concentration de Flossenbürg.
Basiliscus olasılıkla Balkanlar asıllıdır.Bulgravia est un pays imaginaire des Balkans.
Birbirine iliştirilmiş bileşenler, asıl program yapısını temsil eden bir ağacı biçimlendirir.Les composants ainsi reliés forment un arbre qui représente la structure du programme.
Mahallenin yedi asıl kurucusu vardır.L'Eure possède sept jardins remarquables.
John Titor'un yazılarını yolladığı asıl forum.Plusieurs sites référencent la totalité des écrits de John Titor.
Çabalarını "Günahtan Arınma" konusuna yöneltmişler, ancak Günahın asıl nedeni konusunda yetersiz kalmışlardı.Les siens se débandèrent ; il fut grièvement blessé, et ne parvint qu’avec peine à échapper à ses vainqueurs.
Bunu kabul etmeyen İngiliz asilleri de daha 8 yaşında çocuk olan Vİ.Seul enfant non-juif présent à la colonie, il est âgé de 8 ans.
Asıl olarak sabah, öğleden sonra ve gece beslenirler.Il se nourrit surtout tôt le matin et en fin d’après-midi.
Golan’ın asıl amacı taşımakta olduğu mürettebat ve yolculara en iyi korumayı sağlamaktır.La mission du Golan est de fournir un maximum de protection à son équipage.
Zaten asıl gereken de onu canlıyken yakalamaktır.La consigne est de le prendre vivant.
Fakat asıl yük ve ağırlıkları tam olarak bilinmiyordu.Son poids et sa taille ne sont pas connus avec précision.
Nikolaos bir genç asildi.Julien était un jeune noble.
Asıl görünümünü Alp kıvrışımları sırasında kazanmıştır.Il remporte sa première victoire au Tour des vallées minières.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Quel est le gros problème derrière cela ? ».
Asıl ününü Sapir-Whorf Hipotezine borçludur.Il est notamment connu pour la fameuse hypothèse Sapir-Whorf.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod