Her davranışını biçimleyen bu durum, kök salmış bütün korkularının da asıl kaynağıdır.Diese von ihrem Schicksal Getriebenen bildeten den Grundstock jedes echten Goldrausches.
Asıl ajan ekibi de kandırılmıştır.Die Special Service Force-Eingreifbrigade wurde auch aufgelöst.
Bu görevi sırasında asıl işi banliyölerdeki hastaneleri geliştirmek olmuştur.In seiner Amtszeit wurden die Bedingungen in den Militärkrankenhäusern verbessert.
Bu iki sunucudan birincisi asıl sunucu olarak işlem yapar, ikincisi ise yedek amaçlıdır.Eine dieser Schnittstellen ist primär aktiv und die restlichen sekundär.
Buna ek olarak, 26. pozisyondaki lizin, stearik diasit ile asile edilmiştir.Auch aus der 26. Dynastie sind Zeugnisse überliefert.
Türkü'nün bayan kahramanının asıl adı Havse (Hafize)dir.Nammu (auch Namma) ist die sumerische Göttin der Schöpfung.
""Asıl trajedilere şimdi geliyoruz""."Zu der Frage der ersten Principien".
De la Torre kardeşler yakalanıp asıldı.Wolfe Tones Bruder Matthew wurde gefangen genommen und gehängt.
Aşılama ile korunma sağlanır.Man müsse es der Selbstheilung überlassen.
O, asıl kurtuluşun yoludur ve bu yol ikiliklerin dışında kendine ait her gerçek niteliğin tanınmasından geçer.Es ist der Weg der Selbstbefreiung, der jeden sein wahres Wesen jenseits der Dualität erkennen läßt.
Kriz Diocletianus döneminde aşıldı.Die Stadt wurde in Diocletianopolis umbenannt.
Bunlardan biri de oranın asıl adının "suluca" lı olduğudur.Dort wurde eine Höhe nach ihm benannt: "Die Hohenwarte".
Bu ödül de Nijerya asıllı Amerikalı yönetmen Andrew Dosunmu'ya takdim edildi.Jenen Traum scheint ihr der reiche US-Amerikaner Joe Nashua erfüllen zu können.
Bazen avluya kuruması için asılmlış olan çamaşırları kaybeder.Auf dem Dachboden wurde früher oft die Wäsche zum Trocknen aufgehängt.
Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur.Bekannt ist der Onsen-Kurort Arima.
Bu tümen asıl gücünü Sovyetler Birliği'ne karşı kanıtladı.Doch sein eigentlicher Daseinsgrund war der Einsatz gegen die Sowjetunion.
Autunlu Adalhelm Fransız bir asilzadedir.Der deutsche Tiefsinn ist eine französische Erfindung ….
VI, İtalyanca: Paolo VI)(asıl adı Giovanni Battista Enrico Antonio Maria Montini)(d.Montini ist der bürgerliche Familienname von Papst Paul VI. (Giovanni Battista Enrico Antonio Maria Montini).
Yeşil bir perde ise asılı şekilde durmaktadır.Die Grünanlage wurde mit einem Zaun eingefriedet.
Kilisenin asıl girişi toprak altındadır.Die eigentliche Kirche befindet sich im Erdgeschoss.
Asıl amaç kullanıcıların daha az sayıda hesap bilgisi akılda tutmalarını sağlamaktır.Ihre Hauptzielrichtung ist die Minimierung der Anzahl der Rechenoperationen.
Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır.Sein bürgerlicher Name war Yaşar Yılmaz.
Ne şinigami ne de asillerden olanlar Rukongai’de yaşar.Keine Provinz importiert und exportiert so viel wie Guangdong.
Asıl adı Olivia Mary de Havilland'tır.Die älteste noch lebende Nominierte ist Olivia de Havilland.
Asıl başarı ise yan kupalarda geldi.Größter Erfolg war Na Wspólnej.
K3, Belçika asıllı Studio100 Animasyon şirketi tarafından yapılan çizgi dizi.Er wurde produziert von der belgischen Firma Studio 100.
Church Caddesi'de yer alan tarihi merkez, Stoke Newington'un asıl merkeziydi.Das Gebäude steht abseits der Church Street im Zentrum von Newton Stewart.
Matty'nin asıl adı Mary Ann Simpson'dır.Ihr wahrer Name lautet Mary Ann.
Mordehay için yaptırılan idam sehpasında Haman asılır.Umgehend wird Haman an den Galgen gehängt, den er für Mordechai aufstellen ließ.
Gustave Gilbert Yahudi asıllı Avusturya göçmenlerinin oğlu olarak 1911 yılında New York eyaletinde doğdu.Gustave M. Gilbert wurde als Kind österreichisch-jüdischer Einwanderer in New York geboren.
Asıl sorulması gereken soru bu sayı sisteminin ne olduğu ve özelliklerinin neler olduğudur.Der Typ bestimmt dabei, welche Merkmale ein Objekt hat und welche Typen die entsprechenden Werte haben.
Once Ostrogotlara asillerin talepleri kabul edildi.Anschließend wurden elf Beschwerdepunkte der Bevölkerung behandelt.
İslam hukuku ceza uygulamalarında asıl olarak şeriat hakimdir.Zuständig für die Strafvollstreckung ist grundsätzlich die Justizverwaltung.
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.Der Palasbau wird in seinem Innern durch eine Mauer in zwei Wohnteile geteilt.
Asıl adı Hasan’dır.Mein Name ist Hase.
Psellos'a göre Eudokia çok asil, güzel ve entelektüel birisiydi.Photios zufolge war die Prosa genau und angenehm.
Canetti’ye göre, insanlık için üzerinde durulması gereken asıl tehlike de budur.Für Canetti bedeutet Macht, über Leben und Tod entscheiden zu können.
Toskana asıllıdır.Im Lichte der Toskana.
Bu asılı duran balık aynı zamanda etrafında dönüyordu.An dieser Stelle stand auch der ebenfalls abgebrochene Obertorturm aus staufischer Zeit.
Asılmadan evvel kendisine son bir sözü olup olmadığı soruldu.Ohne Präzedenzfall war die Rückgabe seines ihm verliehenen Ordens.
Gündüzleri ağaç kovuklarında veya 25 - 50 metre yükseklilkte dallara asılı şekilde geçirirler.Den Tag verbringen sie in Baumhöhlen oder an Ästen und Baumstämmen hängend in Höhen von 25 bis 50 Metern.
(Halk annesi de, bu Asiliğin Germiyan hakimiyetini kabul etmeden doğduğu görüşündedir.Die verzweifelte Mutter kann nichts anderes machen, als ihr zum Abschied ein Wiegenlied (Iavnana) zu singen.
Yani aslinda Doppler Etkisi`nde "etkilenen" asil fiziksel degisken dalga boyu`dur.Dose Kostbar verzierte Dosen vertreten das ‚weibliche‘ Prinzip der Sexualität.
Yarı İtalyan ve yarı İrlanda asıllıdır.Er ist halb irischer und halb italienischer Abstammung.
Yahudi asıllıdır. Yönetmenlik akriyeri 1986'da başladı.Sprachspeicherdienst: Betriebsversuch ab 1986.
Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır.Damit würde der Ausstieg im Weltraum auf später verschoben.
Patrici olsun, pleb olsun sülalesinde bir konsül bulunan herkes asil (nobilis) sayılırdı.Von außerhalb Frieslands gesehen war ein hovetling ohnehin ein nobilis (Edeling).
Renkli bir televizyon ve sinema kariyerine sahip olsa da Bernard’ın asıl tutkusu hâlâ tiyatro içindir.Neben ihrer Film- und Fernsehkarriere blieb Bernard zudem weiterhin als Theaterschauspielerin tätig.
Bunun yanında asılma da yaygın bir idam biçimiydi.Auch andere Hinrichtungsarten waren üblich.
19 Nisan 2004'te test ve 19 Nisan 2005 yılında ise asıl yayına geçmiştir.Es wurde am 14. September 2005 in Finnland und am 19. September 2005 weltweit veröffentlicht.
27 Nisan 1962), Norveç asıllı psikolog ve nörobilimci.26. September 1952. Die wichtigsten homöopathischen Mittel bei Nerven- und Gemüthskrankheiten.
Asiler Saraya doğru yürüyüşe geçtiler.Die beiden beschließen, zu Fuß zum Palast zu gehen.
Birinci nüsha(Asıl) mallarla birlikte gönderilir.Mit ihm entstanden erste Aufnahmen (Stick It).
Buradan Grozni sadece 75 km idi, fakat bu mesafe aşılamadı.Die Strecke war nur 65 km lang, aber nicht ungefährlich.
Young, Hartford'ta asılarak idam edilmişti.Er wurde in Hartford beigesetzt.
Yalaz'ın kendi sözleriyele "Kebir'in asıl başarısı Fransa'da değil Cezayir'de oldu".Die Zukunft Libyens liegt im Volk, nicht in Gaddafi“.
Yahudi asıllı bir ailenin çocuğu olan Tabori, Berlin'de gazete muhabirliğiyle hayata atıldı.Der Sohn eines jüdischen Kinderarztes verbrachte seine Jugend in Berlin.
Oyunun asıl geliştiricisi ise Steve Russell'dır.Sein größter Konkurrent dabei ist der Anwalt Steve Tolliver.
Asıl adının Adnan Arslanoğulları olduğu öne sürülmektedir.Aufgrund seines Wappens wurde es auch Edelweiß-Geschwader genannt.
21 Ağustos 1973) , Fas asıllı Danimarkalı şarkıcı.13 (1932) Suite über alte dänische Volkslieder op.