Ana içeriğe geç
Sözlük

asıl ile cümle

asıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İddialar tamamen asılsız.The allegations are completely unfounded.
Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.This land was expropriated from its original owner decades ago.
Ailemin bir çerçeveli fotoğrafı masamın üstünde asılı.A framed photo of my family hangs above my desk.
Tom'un korkuları tamamen asılsız değildi.Tom's fears weren't exactly unfounded.
Orman sık ve aşılmazdı.The forest was thick and impenetrable.
Aşılar tavuk yumurtası kullanılarak üretilmektedir.Vaccines are produced using chicken eggs.
Odadaki bütün tablolar çarpık asılmış.All the paintings in the room hung crooked.
Bu kitap kahramanın aşılmaz olasılıkları fethettiğini görür ve günü kurtarır.This book sees the protagonist conquer insurmountable odds and save the day.
Bütün hayvanlar, insanın dışında, yaşamın asıl işinin ondan zevk almak olduğunu biliyor.All animals, except man, know that the principal business of life is to enjoy it.
Yunanların hiçbiri savaşlarda Aşil'den daha iyi değildi.No one of the Greeks was better in battles than Achilles.
Aşil Hektor'u yendi, fakat kısa bir süre sonra kendisi savaşta öldürüldü.Achilles defeated Hector, but after a short time he himself was killed in battle.
Bu toplantının asıl amacını unutmayalım.Let's not forget the main purpose of this meeting.
Tom'un duvarında asılı av sahnesini tasvir eden bir resmi var.Tom has a painting depicting a hunting scene hanging on his wall.
Resimler büyük odada asılı.The pictures are hanging in the big room.
O böyle sıcak ve asil bir insan.She's such a warm and noble person.
Noel Babanın gece boyunca doldurması için çoraplar asılır.Stockings are hung for Santa Claus to fill during the night.
Bu zorluk aşılmalı.This challenge must be overcome.
Bu aşılmaz gibi görünebilir.This might seem insurmountable.
Beklentilerimiz aşılıyor.It's exceeded our expectations.
Buradaki asıl öncelik nedir?What's the real priority here?
Senin asıldığını görmek isterim.I'd like to see you hanged.
İşte asıl sorun.Here's the real problem.
Tom 2013'te asıldı.Tom was hanged in 2013.
Asıl sorun nedir?What's the real problem?
Duvarımda asılı birkaç tablom var.I have several paintings hanging on my wall.
Ablamı öldüren kadının asılması gerekir.The woman who killed my sister should be hanged.
Saat duvarda asılı.The clock is hung on the wall.
Aşılar otizme neden olmaz.Vaccines don't cause autism.
Sanatçı trapezten baş aşağı asıldı.The artist was hung upside down from the trapeze.
Normanlar asıl dillerini bıraktılar.The Normans abandoned their original language.
Sorun aşılmaz değildir.The problem is not insurmountable.
Leyla'nın yüzü asıldı.Layla's face dropped.
Tom frene asıldı.Tom slammed on the brake.
Sami, Ferit'i garajda asılı buldu.Sami found Farid hanging in the garage.
Sami tavandan asılıyordu.Sami was hanging from the ceiling.
Asil sözlerini unutma!Remember your noble words!
Tom'un bunu yapmak zorunda olmasının asıl nedeni bu değil.That isn't the main reason Tom has to do that.
Tom işlemediği bir cinayet yüzünden asıldı.Tom was hanged for a murder he didn't commit.
Tom'a şöminenin üstünde asılı olan tabloyu veren kişi benim.I'm the one who gave Tom the painting that's hanging above his fireplace.
Sami bir kadın muhabire asılıyordu.Sami was hitting on a female reporter.
Sami asıl işi yaptı.Sami did the actual work.
Sami'nin karısı asıl şüpheliydi.Sami's wife was the prime suspect.
Asıl soru, önce kimin gideceğidir.The question is who'll go first.
Tavandan bir avize asıldı.A chandelier was suspended from the ceiling.
Bunu yapmamın asıl sebebi buydu.That was the main reason I did that.
Asilere ölüm!Death to the rebels!
Sami memesi olan herkese asılırdı.Sami would hit on anybody who had boobs.
Tom sana asılıyor bence.I think Tom is hitting on you.
Babam Cezayir asıllı.My father is originally from Algeria.
Bu meseleyi ele alışımızla ilgili kafasından asıl geçenler ne?What does he really think of the way we've been handling this problem?
Korona virüsü havada asılı kalmıyor.The coronavirus is not lingering in the air.
Meryem asıldı, değil mi?Mary was hanged, wasn't she?
Asıl plan bu değildi.That wasn't the actual plan.
Havada büyük siyah bir örümcek asılıydı.In the air hung a large black spider.
Çocukluk aşılarınızı hangi ülkede olmuştunuz?In what country did you receive your immunizations as a child?
Milletvekili, hükümeti asıl niyetini gizlemekle suçladı.The deputy accused the government of concealing its true intentions.
Şapkaları orada asılıydı.Their hats were hanging there.
Şapkaları orada asılı duruyordu.Their hats were hanging there.
Konu asıl olarak annesi Ruth First'ün yaşamı hakkındadır.It is primarily about her mother Ruth First's life.
"'Benim asıl işim yazı yazmak'"."'Benim asıl işim yazı yazmak'".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod