asılı ile cümle

asılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Almanlar Zoya'nun vücudunu birkaç hafta darağacında asılı bıraktılar.Jej telo nechali Nemci na šibenici visieť v mraze celý mesiac.
Mordehay için yaptırılan idam sehpasında Haman asılır.Hámana obesia na šibenici, ktorú dal postaviť Mordochajovi.
Sabit manyetik ağ aracı havada asılı tutmak için harici hiçbir güç gerekmemektedir.Permanentné magnety nepotrebujú k vytváraniu magnetického poľa žiadnu vonkajšiu energiu.
Kapılara şal asılır.Vrata vsebujejo kljuko.
Daha sonra bu şiirler indirilir sırayla diğer şairlerin şiirleri asılırdı.Sčasoma so bili tem verzom dodani še nekateri verzi drugih pesnikov.
Kapılara şal asılır.Durų angose pakabinami kailiai.
Ortalama 2-2.5 saat sonra pişen kemiksiz etler, kuyudan çıkarılarak tezgâh üstüne asılır.Bendras ilgis – iki 2,5 m. Kartais ją iš pečiaus ištraukdavo, padėję ližę ant padielko.
Yeşil bir perde ise asılı şekilde durmaktadır.Šiaudų spalvos, išlaikomas tamsėja.
Daha sonra bu şiirler indirilir sırayla diğer şairlerin şiirleri asılırdı.Vėliau kiti popiežiai tą skaičių dar didino.
İsminin asılının ne olduğu tartışmalıdır.Nesutariama dėl pavadinimo kilmės.
Ölürken yatağının başında Siyah Kare asılıydı.Priešingame, tamsiajame kampe stovėdavo lova.
30 yıl geçti, evimde asılı.30 ans plus tard il est encore accroché chez moi.
30 yıl geçti, evimde asılı.30 år senare hänger den fortfarande i mitt hus.
30 yıl geçti, evimde asılı.30 jaar later hangt hij in mijn huis.
30 yıl geçti, evimde asılı.30 Jahre später hängt es noch in meinem Haus.
30 yıl geçti, evimde asılı.30년이 흐른 지금까지 아직도 집에 걸려 있답니다.
30 yıl geçti, evimde asılı.30 lat i nadal wisi u mnie w domu.
30 yıl geçti, evimde asılı.30 năm qua nó vẫn được treo trong nhà tôi.
30 yıl geçti, evimde asılı.30 χρόνια μετά είναι κρεμασμένη στο σπίτι μου.
30 yıl geçti, evimde asılı.După 30 de ani, încă se află în casa mea.
30 yıl geçti, evimde asılı.Harminc éve a házamban függ.
30 yıl geçti, evimde asılı.I po třiceti letech visí v mém domě.
30 yıl geçti, evimde asılı.Lleva 30 años colgado en mi casa.
30 yıl geçti, evimde asılı.Tredive år senere hænger den i mit hus.
30 yıl geçti, evimde asılı.Trinta anos mais tarde tenho-o pendurado na minha casa.
30 yıl geçti, evimde asılı.От 30 години той виси в дома ми.
30 yıl geçti, evimde asılı.ובעצם הוא עוד ישנו אצלי. אחרי 30 שנה הוא עוד תלוי אצלי בבית.
30 yıl geçti, evimde asılı.ومازلت في الحقيقة أحتفظ بذاك الملصق. مازال معلق في منزلي
30 yıl geçti, evimde asılı.以来どこへ行くにもこの絵は私と一緒でした
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó , đến nói cùng Giô-áp rằng : Tôi đã thấy Áp - sa-lôm bị treo trên cây thông .
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó, đến nói cùng Giô-áp rằng: Tôi đã thấy Áp-sa-lôm bị treo trên cây thông.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Co ujrzawszy mąż niektóry, oznajmił Joabowi, mówiąc: Otom widzał Absaloma wiszącego na dębie.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Da das ein Mann sah, sagte er's Joab an und sprach: Siehe, ich sah Absalom an einer Eiche hangen.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Dette fikk en mann se, meldte det til Joab og sa: Jeg så Absalom henge i terebinten der borte.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Eén van Davids mannen zag hem daar hangen en meldde het Joab.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.En Mand, der så det meldte det til Joab og sagde: "Jeg så Absalon hænge i en Terebinte."
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.In neki mož vidi to in oznani Joabu in reče: Glej, videl sem Absaloma, da visi na hrastu.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Keď to videl ktorýsi muž, oznámil to Joábovi a riekol: Hľa, videl som Absaloma visieť na dube.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Kit mikor egy ember meglátott, hírül adá Joábnak, és monda: Ímé, láttam Absolont egy cserfán függeni.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.한 사람이 보고 요압에게 고하여 가로되 내가 보니 압살롬이 상수리나무에 달렸더이다
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Och en man fick se det och berättade för Joab och sade: »Jag såg där borta Absalom hänga i en terebint.»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Sen näki eräs mies ja ilmoitti sen Jooabille ja sanoi: "Katso, minä näin Absalomin riippuvan tammessa".
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.To uzřev jeden, oznámil Joábovi, řka: Hle, viděl jsem Absolona, an visí na dubě.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.um homem, vendo isso, contou-o a Joabe, dizendo: Eis que vi Absalão pendurado dum carvalho.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un hombre lo vio y avisó a Joab diciendo: --He aquí que he visto a Absalón colgado de una encina
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un homme ayant vu cela vint dire à Joab: Voici, j`ai vu Absalom suspendu à un térébinthe.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un om, văzînd lucrul acesta, a venit şi a spus lui Ioab: ,,Iată, am văzut pe Absalom spînzurat de un stejar.``
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un uomo lo vide e venne a riferire a Ioab: «Ho visto Assalonne appeso a un terebinto»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Ιδων δε ανηρ τις, απηγγειλε προς τον Ιωαβ, και ειπεν, Ιδου, ειδον τον Αβεσσαλωμ κρεμαμενον εις δρυν.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И един човек го видя та извести на Иоава, казвайки: Ето, видях Авесалома увиснал на дъб.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И увидел это некто и донес Иоаву, говоря: вот, явидел Авессалома висящим на дубе.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.וירא איש אחד ויגד ליואב ויאמר הנה ראיתי את אבשלם תלוי באלה׃
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.فرأه رجل واخبر يوآب وقال اني قد رأيت ابشالوم معلقا بالبطمة.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個 人 看 見 、 就 告 訴 約 押 說 、 我 看 見 押 沙 龍 掛 在 橡 樹 上 了
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個人 看見 、 就 告 訴約 押說 、 我 看 見押 沙龍掛 在 橡樹 上了
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.Dinge wie Mitgefühl und Integrität, Vertrauen und Beharrlichkeit.
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.영향력있는 존재로서 저희 남매에게 가르쳐 주신 것과 똑같이 타인에 대한 연민,성실,자신감 그리고
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.Sellaisia arvoja kuin myötätunto, oikeudenmukaisuus, varmuus ja sinnikkyys.
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.והיא מחדירה בהן את אותם ערכים שלימדה אותי ואת אחי: דברים כמו חמלה, יושרה,
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.وتغرس فيهن نفس القيم التي علمتني إياها وأخي: أشياء مثل التراحم، والنزاهة،

İlgili Sayfalar