asılı ile cümle

asılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Suyun üzerinde avlanırken sıklıkla havada asılı kalır.При преследовании нередко убегает в воду.
Duvarlarda ayna ve birkaç taşbasma asılıdır.На стенах стали появляться зеркала, часы.
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.«Если вы в первом акте повесили на стену пистолет, то в последнем он должен выстрелить.
Yeşil bir perde ise asılı şekilde durmaktadır.وأما الستارة الخضراء تقف كأنها معلقة.
Bazı uçaklarda ise kanatlarda asılı durur.في منشئات كطائرات، يُستخدم الشداد في أجنحة الطائرة.
Arnavut asılıdır.ظفر معلق.
İçinde yine metalden küçük bir tokmak asılıdır.تم اصطفاف بعض الكبائن الصغيرة داخليًا بالمعدنِ.
"Hendekler Tosun ile aşılıyor".والغرف مفروشة بالسجاد...».
Mizrahi altı saat sonra şuurunu yitirdi, haham ise iki gün boyunca kanama geçirene kadar asılı kaldı.وفقد مزراحي وعيه بعد ست ساعات من التعذيب في حين أن الحاخام أبقي هناك لمدة يومين حتى أنه تعرض لنزيف دموي.
Cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra denize atıldı.Seu corpo permaneceu pendurado por três dias e depois foi atirado ao mar.
Ueno Parkı gibi yerlerde yozakurada özel olarak geçici kâğıt fenerler asılır.Em muitos lugares, como o Parque Ueno, lanternas de papel temporárias são presas para realizar o yozakura.
27 Kasım 2011 tarihinde sabah saat 07:08'de Speed, polis tarafından evinde asılı olarak ölü bulundu.Em 10 de outubro de 2012 ás 18:00 (PDT), Todd foi encontrada enforcada em sua casa.
Ölüsü bir ılgın ağacına asılır.Ele então se enforcou em uma árvore.
Asılı hakkında tarihçiler arasında tartışmalar bulunmaktadır.Há uma controvérsia dos historiadores sobre sua fundação.
Bu asılı duran balık aynı zamanda etrafında dönüyordu.Mas também noutros momentos esse fedor rondava por perto.
Hikâye Egil'in gelecekteki âsiliğine dair belirtiler içeren çocukluğunu anlatarak devam eder.Nessa altura serão evidentes os laços de amor que a criança estabeleceu ao seu redor.
Resim duvarda asılı.O retrato está pendurado na parede.
Resim duvarda asılıdır.O quadro está pendurado na parede.
Sonra da cellat idam sehpasını devirir ve mahkûm asılır.Gerechtsdienaar, voer de man weg, hij moet hangen.
Adı "havada asılı" anlamına gelmektedir.De titel betekent "Handen in de lucht".
Cromwell'in naaşı mezardna çıkartılarak asılır.De lijken van Cromwell en zijn moeder worden opgegraven.
Yarasalar gün boyu bir yere asılı kalırlar ve bu sırada hiç dışkılamazlar.Aanvallen kunnen met periodes dagelijks voorkomen en met periodes dagenlang totaal niet.
Uzun uğraşmalardan sonra suçlu yakalanır, bir ağaca asılır.Twee dagen later werd hij na een showproces ter dood veroordeeld en aan een boom opgehangen.
O duvarda asılı.Het is aan de muur opgehangen.
Her koyun kendi bacağından asılır.Elk mens moet zijn pakje ter markt dragen.
Her koyun kendi bacağından asılır.Ieder moet zijn pakje ter markt dragen.
Cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra denize atıldı.Po trzech dniach ciała skazańców wrzucono do morza.
Asılı yer demektir.Nes oznacza przylądek.
Yeşil bir perde ise asılı şekilde durmaktadır.Tło stanowi rozciągnięta po przekątnej zielona zasłona.
Bugün iki tablo, Berlin'deki Alte Nationalgalerie'de yan yana asılıdır.Teraz można go oglądać w Starej Galerii Narodowej w Berlinie.
Yarasalar gün boyu bir yere asılı kalırlar ve bu sırada hiç dışkılamazlar.Z kolei pracownicy szpitala przebywają w nim cały czas, nie opuszczając go.
İçteki boruda yay asılıdır.Wewnątrz łodzi umieszczona była gródź.
Hermione'nin Zaman Döndürücüsü kolyede asılı duran bir kum saatini andırır.Niegdyś w tympanonie znajdował się zegar, zastąpiony dziś okrągłym oknem.
Eğer ateşlenmeyecekse o silah orada asılı olmamalıdır."Om det inte ska avfyras borde det inte hänga där."
İki parmaklı tembeller neredeyse bütün hayatlarını ağaçta asılı şekilde geçirirler.Tvåtåiga sengångare tillbringar nästan hela livet hängande i grenar.
İlk tablosu Pietà şu anda Angoulême Katedrali'nde asılıdır.Hans första målning var en Pietà som nu finns i katedralen i Angoulême.
Ölüsü bir ılgın ağacına asılır.Han beslutar sig för att hänga sig i ett träd.
Hikâye Egil'in gelecekteki âsiliğine dair belirtiler içeren çocukluğunu anlatarak devam eder.Berättelsen fortsätter med Egils barndom, som förebådar hans framtida upproriskhet.
Bir kiriş veya çengelle tavana asılır.Personen hängs eller hålls uppe stående.
Faith ilk kez Spike'a asılır.För första gången blir Grandier rädd.
(Halk annesi de, bu Asiliğin Germiyan hakimiyetini kabul etmeden doğduğu görüşündedir.En ungersven förmanas av sin moder att han kan jaga andra djur, men skall låta hinden gå.
Ringe bağlanan zincirlere çeşitli noktalardan birçok silah asılıdır.För skjutvapen finns många olika tävlingsgrenar.
Aşilin sevgilisi Brises de bu şehirdendir.Цікаво, що папа Франциск з цього самого району.
Sıklıkla asılı kalarak, bazen süzülerek avlanır.Вони вміють обманювати і навіть іноді полюють.
Yeşil bir perde ise asılı şekilde durmaktadır.Зелена зірка розташована ще й на прапорі.
Bir kiriş veya çengelle tavana asılır.На перельотах летить кутом або шеренгою.
Burada, sanki kayışlarda yatay bir konumda asılıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.У ціх місцях соми наче «висять» на опущеному у воду листі дерев.
Dişiler genellikle yumurtalarını üreme deliklerine asılı bir kesede taşır.Равлики зазвичай закопують свої яйця в ґрунт.
"Hendekler Tosun ile aşılıyor".Пияки хлебтали прямо з канав".
Sonrasında sıkılmadan kuruması için asılır.Втомившись, він приліг відпочити.
Bu partiküller havada asılı kalarak bir süre canlılıklarını korurlar.Ti vévodovi doporučili, pokud chce přežít rok, pobyt v teplejším klimatu.
Sonraki 20 yıl boyunca orada asılı kalır.Byli nuceni zde setrvat následujících dvacet měsíců.
Bu taşıtlar, katlanabilen Savaş Droid'lerini katlanmış halinde, raflarda asılı olarak,taşırlar.Tam se beze zbraně musel dostat přes smrtící droidy na dohodnuté místo.
4 Haziran 2009 tarihinde Tayland'ın başkenti Bangkok'taki lüks bir otelin odasında asılı halde bulundu.Zemřel 3. června 2009 v hotelovém pokoji v době natáčení jednoho filmu v thajském Bangkoku.
Ringe bağlanan zincirlere çeşitli noktalardan birçok silah asılıdır.Un meci single în care deasupra ringului sunt agățate cu ajutorul unor lanțuri diverse arme.
Ueno Parkı gibi yerlerde yozakurada özel olarak geçici kâğıt fenerler asılır.În unele parcuri sunt atârnate temporar lanterne de hârtie pentru yozakura.
Uzun uğraşmalardan sonra suçlu yakalanır, bir ağaca asılır.În luptele care urmează, Durul este omorât, dar îl ia cu el pe Spânzurat.
Resim baş aşağı asılı.Poza este atârnată cu capul în jos.
Bu durum ıslak çamasırların dondurucu sıcaklıkta asılıp sonradan kuru olarak alınmasını sağlayabilir.Elképzelhető az is, hogy a szárazjég alatt lehet vízjég is, s a széndioxid erre fagyott rá.
4 Haziran 2009 tarihinde Tayland'ın başkenti Bangkok'taki lüks bir otelin odasında asılı halde bulundu.2009. június 3-án egy bangkoki hotelszobához tartozó WC-ben holtan találták meztelenül, kötélen akasztva.

İlgili Sayfalar