Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Och om det finns ett verb som hör ihop med att åtrå, så är det "att begära"
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Og hvis der er udsagnsord der følger med begær, er det "at ville."
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Şi dacă e vreun verb care se leagă de dorinţă, e "a vrea".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Und ein anderes Verb für Erotik, und das ist "begehren".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Y si hay un verbo que acompañe a deseo, es "querer".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Και αν υπάρχει κάποιο ρήμα που πάει πακέτο με την επιθυμία, είναι το "θέλω".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Ако има глагол, свързан с желанието, той е "да искам".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Глагол, который ассоциируется с желанием — "хотеть".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.І, відповідно, дієслово, яке йде нарівні з бажанням - "хотіти".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.ואם יש פועל שמתלווה לתשוקה, הרי זה "אני רוצה".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.و إذا كان هنالك فعل يأتي مع الرغبة ، فهو "أنك تريده ."
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.恋愛では愛する人を自分のものにしたい 理解したいと思います
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.A pokým pracujem v Google, snažím sa pracovať na dosiahnutí tohto sna čo najviac za pomoci technológie.
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.A zatímco jsem pracoval pro Google, pokoušel jsem se svou touhu zpřístupnit muzea spojit s technologií.
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.E, trabalhando na Google, tento usar este desejo para o tornar mais acessível com a tecnologia.
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.Ko sem delal pri Googlu, sem želel preko tehnologije omogočiti boljši dostop do muzejev.
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.Lucrând la Google, am încercat să fac această dorință accesibilă cu tehnologia.
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.Y trabajando en Google, intento hacer realidad el deseo de hacerlo más accesible mediante tecnología.
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.Во время работы в Google я попытался совместить технологии и моё желание сделать музеи более доступными.
Ve Google'da çalışırken, Bu arzuyu, teknoloji sayesinde daha erişilebilir yapmaya çalıştım.И докато работя в Гугъл, се опитвам да поставя това желание, да го направя по-достъпно заедно с технологията.
Ve işte bu öğretiyle, ilk defa içimde kendini düzene sokma ve rehabilite etme arzusunu hissettim.Et donc ils ont fait en sorte qu'ils nous ont tous rassemblés et nous est sorti.
Ve işte bu öğretiyle, ilk defa içimde kendini düzene sokma ve rehabilite etme arzusunu hissettim.유형의 사람 존경 엘리야 무하마드의 가르침 들 었 때까지. 그리고 그것은 영향 때문에 나에 게 자신을 개혁 하 고 내 인생에서 처음으로 자신을 회복 하는 욕망에 나. 또한 되 고
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.A môžeme si ju prerobiť, ako často len chceme.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.A můžeme si sami sebe "znovu vynalézt" tak často jak chceme.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Dan kita terus menemukan kembali diri kita sesuka kita.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.E possiamo reinventarci quante volte ci aggrada.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.E reinventamo-nos sempre que quisermos.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.És újra ki kell találnunk magunkat, amilyen gyakran csak szeretnénk.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Et nous pouvons nous ré-inventer à loisir.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Ja me voimme keksiä itsemme uudelleen niin usein kuin haluamme.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.그리고 우리는 우리의 마음대로 자아를 재발명합니다.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Og vi får lov til at genopfinde os selv, så tit som vi har lyst til.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Sebe lahko izumljamo tako pogosto, kot se nam zazdi.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Și că putem să ne reinventăm oricât de des avem chef.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Und wir erfinden uns so oft neu wie wir möchten.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Và chúng ta có thể tự phát minh ra bản thân thường xuyên như ý muốn.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Wij vinden onszelf uit - zo vaak we maar willen.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Wymyślamy siebie na nowo tyle razy ile nam się podoba.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Y nos reinventarnos con la frecuencia con la que queremos.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.Και ανακατασκευάζουμε τον εαυτό μας όσο συχνά θέλουμε.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.И можем да си я променяме колкото често си искаме.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.И мы можем менять себя так часто, как только захотим.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.І ми можемо змінювати себе настільки часто, наскільки забажаємо.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.ואנחנו יכולים להמציא את עצמנו מחדש מתי שאנחנו רוצים.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.بل ويتسنى لنا إعادة صنعها كلما اردنا.
Ve kendimizi arzu ettiğimiz kadar yeniden yaratabiliriz.それが意味するところは毎朝目が覚めた時に
Ve Meclis, Yönetim'in arzusu dışında hareket ediyor.I Kongres działa poza administracją, co chce.
Ve Meclis, Yönetim'in arzusu dışında hareket ediyor. Yani iki ayrı mücadele söz konusu.Il congresso sta agendo fuori da ciò che l'amministrazione vuole, perciò si tratta di due percorsi concreti.
Ve Meclis, Yönetim'in arzusu dışında hareket ediyor.Y el Congreso está actuando en contra de lo que desea la administración.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A další spoustu let poté jsem toužila ochutnat zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A mnoho nasledujúcich rokov som zúfalo túžila ochutnať zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Beberapa tahun sesudahnya, saya sangat ingin minum bir jahe.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Durante anos, eu tive o desejo desesperado de provar cerveja de gengibre.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.E per molti anni, dopo, avrei avuto il desiderio disperato di provare una birra allo zenzero.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Et pendant plusieurs années encore, je vivais dans le désir désespéré de goûter le ginger beer.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Gedurende velen jaren daarna, wilde ik dolgraag gemberbier proeven.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Ja vuosien ajan minulla olisi epätoivoinen halu maistaa inkivääriolutta.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.몇 년이 지난후, 전 깊은 열망을 가지게 되었습니다. 진저비어를 맛보고 싶어졌던 것이죠
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Mulţi ani după aceea, am poftit cu disperare să gust berea de ghimbir.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Och under många år, hade jag en desperat längtan efter att få smaka på ginger ale