Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.L'amoureux parle un autre langage émotionnel et moral que l' homme bourgeois typique
Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.Porque el enamorado habla un distinto lenguaje moral y emocional el típico hombre burgués habla
Oturup arzuladığım ideal dengenin adım adım detaylı bir tanımını yazdım.1つ1つ細かく順番に 私が望む 理想のバランスの日を
Oturup arzuladığım ideal dengenin adım adım detaylı bir tanımını yazdım.저는 앉아서 제가 열망하는 이상적인 균형 잡힌 하루를
Oturup arzuladığım ideal dengenin adım adım detaylı bir tanımını yazdım.leültem és papírra vetettem részletesen, lépésről lépésre az ideális napi időbeosztást, amit elterveztem.
Oturup arzuladığım ideal dengenin adım adım detaylı bir tanımını yazdım.ישבתי ורשמתי תיאור מפורט, צעד אחר צעד,
Oturup arzuladığım ideal dengenin adım adım detaylı bir tanımını yazdım.جلست وكتبت وصفا مفصلا خطوة بخطوة ,
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıAlors ce qu'il se passe, si on veut faire durer le désir, c'est cet élément vraiment dialectique.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıAşa că ce se întâmplă, dacă vrei să păstrezi dorinţa, e acea piesă cu adevărat dialectică.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıČe torej želite ohranjati poželenje, ste postavljeni v protislovno situacijo.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıChe cosa accade, se si vuole mantenere il desiderio, è un vero pezzo di dialettica.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıDus als je verlangen duurzaam wil maken, dan is er dat hele dialectische stukje.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıEntão, o que acontece, se vocês quiserem manter o desejo é aquele pedaço de verdadeira dialética.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıEntonces pasa que, si quieres sostener el deseo, es este pedazo de real dialéctica.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıJoten, jos haluat ylläpitää halua, se johtaa aitoon vuoropuheluun.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçası그래서, 만약 여러분이 욕망을 유지하기를 원한다면 두 대립적인 생각들을 이해해야 합니다.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıSå det, der sker, er hvis man vil opretholde begæret, er det det virkelige dialektiske kunststykke.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıTakže co se stane, když chcete, aby vášeň přetrvala, to je opravdu dialektická otázka.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıTehát amikor az ember arra törekszik, hogy fenntartsa a vágyat, igazi dialektikus dolog:
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıVad som händer, när du vill bevara åtrån, är den stora frågan här.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıVậy điều gì sẽ xảy ra, nếu tôi muốn duy trì niềm khao khát, nó là phần biện chứng thực tế đó.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıWenn man also Verlangen erhalten will, ist da ein echter Widerspruch.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıΤι γίνεται λοιπόν αν θέλετε να διατηρήσετε την επιθυμία, αυτή είναι η πραγματική συζήτηση.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıЗначи, това, което трябва да постигнете, ако искате да поддържате желанието, е едно диалектично равновесие.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıОтож якщо ви хочете утримати бажання, то стикаєтеся із суперечностями.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıЧто происходит, если вы хотите сохранить желание? Это действительно спорный вопрос.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıמה שקורה, אם רוצים לשמר את התשוקה, כאן הדו-שיח האמיתי.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıلذلك ما يحدث ، إذا أردت أن تستديم رغبتك، إنها تلك القطعة الجدلية الحقيقية.
Öyle ise eğer sürdürülebilir bir arzu istiyorsanız ne olur bu gerçekten bir mantık parçasıまさに弁証法的な課題です なぜなら新しい世界を見るために 安全が欲しい
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Also: "Ich springe an, ich wecke mein Verlangen, ich wache auf wenn ..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Así que me excito cuando, dirijo a mis deseos, me avivo cuando...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...A zatem "podniecam się, kiedy...", "włączam pożądanie, przebudzam się, kiedy..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Deci, mă aprind atunci când, îmi pornesc dorinţele, mă trezesc atunci când...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Donc, je suis excité quand, j'enflamme mes désirs, je me réveille quand...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Dus "ik wind mezelf op als ik", "ik verlang", "ik word wakker als..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Então, "eu fico excitada quando..." "eu ativo meus desejos"; "eu acordo quando..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Joten: saan itseni innostumaan, kun... Saan itseni haluamaan, saan itseni herämään, kun...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...내가 나를 흥분시킬 때는, 내가 내 욕구를 불러일으킬 때는, 내가 깨어날 때는...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Quindi mi eccito quando, si accendono i miei desideri, mi sveglio quando ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Så; "jag går igång på...", "Jag tänder...", "Jag vaknar till av...".
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Så man bør spørge: "jeg tænder mig selv, når..." "jeg tænder for mit begær, jeg vågner, når ..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Sama sebe vzburim, ko ... Prižgem svoje poželenje, zbudim se, ko ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Takže, rozvášním se, když... Roztoužím se, procitnu, když...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Tehát akkor kapcsolok be, akkor indulok be, akkor ébredek fel, amikor...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Vì thế tôi hưng phấn khi, Tôi cảm nhận được cảm giác khao khát, tôi thức tỉnh khi....
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Γι' αυτό ερεθίζομαι όταν, επιθυμώ, ξυπνάω όταν ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Значи, възбуждам се когато, включвам желанията си, събуждам се когато ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Итак, "я возбуждаюсь, во мне пробуждаются желания, я просыпаюсь, когда..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Так от, я збуджуюсь, коли... я відчуваю бажання, я прокидаюсь, коли...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...אז "אני מדליקה את עצמי כאשר..." "אני מדליקה את תשוקותי, את מתעוררת כאשר..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...لذلك أشغل نفسي عندما، أحول رغباتي ، أستيقظ عندما ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...欲望に気づき目覚めるのはこんな時で・・・ という話をするのです 愛情と欲望における矛盾について
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.A cette époque j'aspirais à ce genre de normalité.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Az efféle "normálisság" után vágyódtam akkor még.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.En esa época aspiraba a ese tipo de normalidad.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Ich wollte damals unbedingt normal wirken.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Já jsem toužila po tom být takto 'normální' v té době.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.전 그때 정상인처럼 살기를 간절히 원했거든요.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Na altura eu desejava esse tipo de normalidade.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Pe vremea aceea, aspiram la acel tip de normalitate.