Ana içeriğe geç
Sözlük

arzu ile cümle

arzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Elbette kuruluşların ve toplumların gerçekten düşünmesini arzuluyorsak.Тогда у нас появятся думающие организации и думающее общество.
Elbette kuruluşların ve toplumların gerçekten düşünmesini arzuluyorsak.Тоді у нас з'являться організації, що думають, і суспільство, що мислить.
Elbette kuruluşların ve toplumların gerçekten düşünmesini arzuluyorsak.אם ברצוננו שיהיו אירגונים שחושבים וחברה אנושית שחושבת.
Elbette kuruluşların ve toplumların gerçekten düşünmesini arzuluyorsak.إذا أردنا منظمات عقلانية، ومجتمعات عقلانية.
Elbette kuruluşların ve toplumların gerçekten düşünmesini arzuluyorsak.「考える社会」を望むのならば 事実 我々が目撃してきた大惨事というのは
Etiketin arzu edilen genişliği, karakter olarakDen ønskede bredden på merkelappen, i tegn
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Aber beim Begehren möchten wir nicht die gewohnten Pfade einschlagen,
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Ale když jsme vášniví, máme tendenci nechodit zpět na místa, kde už jsme byli.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Ale w pożądaniu nie chcemy powrotu do tego, co znamy.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Dar în dorinţă, tindem să nu prea vrem să ne întoarcem în locurile pe unde-am mai fost.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.De ha vágyakozunk, nem igazán akarunk visszamenni oda, ahol már jártunk.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.반면, 욕망의 경우에 우리는 우리가 이미 갔던 장소에 다시 가고 싶어하지 않는 경향이 있습니다.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Maar in verlangen willen we meestal niet terug naar bekende plaatsen.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Mais dans le cas du désir, on ne souhaite pas vraiment revenir à des endroits qu'on a déjà explorés.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Ma nel desiderio, non abbiamo molta voglia di tornare nei luoghi che abbiamo già conosciuto.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Mas no desejo, nós tendemos a não querer muito voltar para onde já fomos.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Men i åtrå tenderar vi att inte vilja återbesöka gamla platser.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Mitä haluun tulee, emme oikeastaan enää välittäisi palata vanhoihin maisemiin.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Pero al desear, tendemos a no regresar a los lugares en los que ya hemos estado.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.V poželenju pa si po navadi ne želimo nazaj na kraje, kjer smo že bili.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Αλλά με την επιθυμία, έχουμε την τάση να μην θέλουμε να γυρίσουμε στα ίδια και τα ίδια.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Але в бажанні ми не хочемо повертатись туди, де ми вже були.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Но в желанието, имаме тенденцията да не искаме да се връщаме на местата, където вече сме били.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.Но когда мы желаем кого-то, мы, как правило, не хотим возвращаться к тому, что уже попробовали.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.אך בתשוקה, אנו נוטים שלא לרצות לשוב למקומות בהם כבר היינו.
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.لكن في الرغبة ، نحن نميل لأن لا نعود للأماكن التي ذهبنا إليها من قبل .
Fakat arzuda, zaten gitmiş olduğumuz yerlere geri dönmeyi isteme eğiliminde olmayız.予測できる結末には 興味をそそられないのです
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.Ale nie dało się też nie zauważyć żywotności tych ludzi, ich aspiracji i ambicji.
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.Dar în același timp era imposibil să nu vezi forța oamenilor, aspirațiile și ambiția celor care locuiesc aici.
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.그런데 동시에 이곳 주민들의 생기 넘치는 모습과 꿈과 희망을 볼 수 밖에 없었습니다.
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.Men samtidigt var det även omöjligt att inte se den mänskliga vitaliteten,
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.Zároveň bolo však aj nemožné nevidieť ľudskú vitalitu, úsilie a snahu ľudí, ktorých tam žili.
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.Но тем же временем было невозможно не видеть жизненность людей, стремления и амбиции людей, живущих там.
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.באותו הזמן היה גם בלתי אפשר לא לראות את החיוניות האנושית, השאיפות והאמביציות של האנשים שחיים שם.
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.لكن في نفس الوقت كان أيضاً مستحيلاً عدم رؤية حيوية الإنسان، والتطلع والطموح للناس الذين يعيشون هناك.
Fakat aynı zamanda ayrıca orada yaşayan insanların insan canlılığını arzusunu ve tutkusunu görmek imkansızdı.そこに人のバイタリティがあったのです そこに住んでいる人々の、強い願望や野心が 赤ちゃんの体や洋服を洗い、洗濯物を干している女性たち
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Aber die Erweiterung der Logik ist, dass Sie Ihre Sehnsucht nach Glückseligkeit nicht zu erfüllen brauchen.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.A kontynuacją tej logiki myślenia jest to, że nie trzeba starać się zaspokoić swojego pragnienia szczęścia.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Ám a logika kiterjesztése szerint nem kell a vágyaidat beteljesítened ahhoz, hogy boldog lehess.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Dar extensia logicii este că nu trebuie să îţi satisfaci dorinţele pentru a putea fi fericit.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Důsledkem však tohoto uvažování je, že nepotřebujete naplnit své touhy, abyste byli šťastní.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.하지만 이런 논리의 연장선은 행복을 위한 욕망을 채울 필요가 없다는 것입니다
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.La extensión de la lógica no dice que no necesitas satisfacer tus deseos para ser feliz.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Mais l'extension de la logique est que vous n'avez pas besoin de satisfaire vos désirs pour être heureux.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Ma l'estensione della logica è che non hai bisogno di realizzare il tuo desiderio di essere felice.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Mas a extensão da lógica é que não é preciso satisfazer os nossos desejos para sermos felizes.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Nhưng sự mở rộng của lập luận này là bạn không cần lấp đầy nỗi khao khát mới được hạnh phúc.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Táto myšlienka však implikuje, že na to, aby ste boli šťastní, nepotrebujete splniť vaše túžby.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Tetapi kelanjutan dari logika ini adalah Anda tidak perlu memenuhi semua keinginan Anda untuk merasa bahagia
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Uit die logica vloeit voort dat je niet je wensen hoeft te vervullen om gelukkig te zijn.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Αλλά κατ'επέκταση η λογική είναι ότι δεν χρειάζεται να ικανοποιήσεις την επιθυμία σου να είσαι ευτυχισμένος.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Логически все это подтверждает, что вы не нуждаетесь в исполнении ваших устремлений, чтобы быть счастливым.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Но по-общата логика е, че не е нужно да изпълниш желанието си, за да бъдеш щастлив.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.Проте продовженням цієї думки є те, що вам не потрібно здійснювати свої бажання, щоб бути щасливими.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.אבל ההמשך של ההגיון הוא שאתה לא צריך למלא את כל המשאלות שלך כדי להיות מאושר.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.من ناحية منطقية, انك لست بحاجة لتحقق كل رغباتك كي تكون سعيداً.
Fakat bu mantıkla bakışımız genişletildiğinde sizler mutlu olma arzunuzu gidermeye ihtiyaç duymazsınız.幸せになるためには欲望を満たす必要はないことになります あなた自身こそが あなたが欲している幸いであり 全体であるからです
Fakat dünyaya hükmetmeyi arzulayan kötü ikizime karşın, benim amacım fesatlık değil.Aber im Gegensatz zu meinem bösen Zwilling, der die Weltherrschaft begehrt, sind meine Motive nicht bösartig.
Fakat dünyaya hükmetmeyi arzulayan kötü ikizime karşın, benim amacım fesatlık değil.Ale na rozdiel od môjho zlomyseľného dvojčaťa, ktoré chce ovládnuť svet, moje motívy nie sú zlomyseľné.
Fakat dünyaya hükmetmeyi arzulayan kötü ikizime karşın, benim amacım fesatlık değil.Ale na rozdíl od mého zlomyslného dvojčete, který dychtí po ovládnutí světa, mé motivy nejsou zlověstné.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod