Ana içeriğe geç
Sözlük

arzu ile cümle

arzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.لأنني أعتقد ، بطريقه ما -- و سأعود إلي ذلك -- لكن غالبا أزمة الرغبة هي أزمة الخيال .
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.欲望が危機に瀕しているとき 私達の想像力すら脅かされています なぜ 良いセックスは やがて色あせていくのでしょう
Çünkü bizim daha yakýn olmamýzý arzu ediyor.Καλώς σας βρήκα. Γεια σας. Α!
Çünkü bizim daha yakýn olmamýzý arzu ediyor.Просто искам да се съберем всички. И да отпразнуваме, че Кузей се върна.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Parce que si ce gars-là hérite assez d'argent, il n'a aucune motivation à travailler.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Ο κληρονόμος, κληρονομεί αρκετά χρήματα, άρα δε χρειάζεται να εργαστεί.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Тому що, якщо ця людина успадкує достатньо грошей, вона не матиме стимулу працювати.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Denn er fliesst in den Adern, er ist in den Lungen, dieser Wunsch, dieser Drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Mert az ereinkben folyik, a tüdőnkben áramlik. Ez a vágy, ez a sürgetés.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Omdat het in de aderen stroomt, is het in de longen, dit verlangen, deze drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Pentru că îți curge prin vene, este în plămânii tăi aceasta dorință, acest imbold.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Porque está flotando en las venas, está en los pulmones, este deseo, esta urgencia.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Γιατί ρέει μέσα στις φλέβες, είναι μέσα στους πνεύμονες, αυτή η επιθυμία, αυτή η ορμή.
Daha az çalıştığınız ama Avrupa'da daha üretken olduğunuz bir Yunanistan arzuluyorum.Me gustaría una Grecia en la que trabajasen menos, pero Uds. son la economía más productiva de Europa.
Daha büyük tatmini aramak. Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu.Il nous fallut bientôt des plaisirs plus vifs, des stimulations plus pénétrantes.
Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu. Daha fazla!Πιο βαθιά!
Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu.Un inappagabile desiderio di un piacere sempre maggiore.
Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu.Жадность до все большего удовольствия...
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Cu alte cuvinte, dependenții de mașină au pierdut impulsul de a poseda.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.En d'autres termes, les accros à la voiture ont perdu leur envie de posséder.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.En otras palabras, los adictos a los coches perdieron su impulso a la propiedad.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.In altre parole, gli auto-dipendenti avevano perso la loro voglia di possedere l'auto.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Innymi słowy: uzależnieni od aut stracili potrzebę posiadania.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Inými slovami títo ľudia závislí na autách stratili svoju potrebu ich vlastniť.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Jinými slovy, tito lidé závislí na autě ztratili potřebu jej vlastnit.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.다른 말로, 자동차 중독자들이 소유에 대한 욕구를 잃었다는 것입니다.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Másszóval az autó-függők elvesztették a birtoklás szükségét.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Med andra ord, dessa inbitna bilister hade tappat sitt begär efter att äga.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Met andere woorden, de autoverslaafden hadden hun drang om te bezitten verloren.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Mit anderen Worten, die Autosüchtigen hatten ihren Besitzdrang verloren.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Nói một cách khác, sự nghiện xe của họ đã mất đi sự cần thiết để sở hữu.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Por outras palavras, os viciados em carros tinham perdido a sua ânsia de possuir um.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Με άλλα λόγια, οι εξαρτημένοι από το αυτοκίνητο είχαν χάσει την ανάγκη τους να το κατέχουν.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.Другими словами, авто-маньяки потеряли пристрастие к обладанию.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.С други думи, пристрастените към автомобилите са загубили необходимостта да притежават.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.זה מדהים שהושלו 413 ליברות אך ורק מפעילות עודפת.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.بمعني اخر ان مهووسي السيارات فقدوا حاجتهم للتملك
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.車を所有したいという本能を無くしたのです 製品サービス自体は新しいものではありません
Doğal çevrenin bozulmasına yol açmadan ekonomik ve sosyal ilerleme elde etme arzusu yeni değildir.Dorinţa de aface progrese economice şi sociale care nu vin în detrimentul mediului natural nu este nouă.
Doğal çevrenin bozulmasına yol açmadan ekonomik ve sosyal ilerleme elde etme arzusu yeni değildir.Halu saada aikaan taloudellista ja sosiaalista edistystä muuten kuin luonnon kustannuksella ei ole uusi.
Doğal çevrenin bozulmasına yol açmadan ekonomik ve sosyal ilerleme elde etme arzusu yeni değildir.Kapitał przyrodniczy obejmuje wiele komponentów.
Doğal çevrenin bozulmasına yol açmadan ekonomik ve sosyal ilerleme elde etme arzusu yeni değildir.Viljan att göra ekonomiska och sociala framsteg som inte sker på bekostnad av naturmiljön är inte ny.
Doğal çevrenin bozulmasına yol açmadan ekonomik ve sosyal ilerleme elde etme arzusu yeni değildir.Željapogospodarskemindružbenemnapredku,kinebibildosežennaškodo naravnega okolja, ni nova.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Das Dopaminsystem, das System des Wollens ist viel mehr zentralisiert.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.El sistema de la dopamina, el del deseo, está mucho más centralizado.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Het dopaminesysteem, het "willen-systeem", is veel meer gecentraliseerd.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Hệ thống chất dopamine, hệ thống mong muốn, tập trung hơn nhiều.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Il sistema della dopamina, il sistema della necessità, è maggiormente concentrato in quest'area.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.욕구 시스템, 도파민 시스템은 훨씬 더 중심적입니다
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Le système de la dopamine, le système du désir, est beaucoup plus centralisé.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Sistem Dopamine, sistem keinginan, jauh lebih terpusat.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Sistemul de dopamină, sistemul de dorinţe, este mult mai centralizat.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.System dopaminowy, układ pożądania, jest znacznie bardziej scentralizowany.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.А дофаминовая система, система желания, гораздо более централизованная.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Дофамінова система - система бажання - значно більш централізована.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.Системата на допамина, системата на желанието, е много по-централизирана.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.מערכת הדופמין, מערכת ההשתוקקות, הרבה יותר ריכוזית.
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.ولكن نظام الدوبامين ، نظام الحاجة، هو أكثر مركزية .
Dopamin sistemi, arzulama sistemi, bundan daha merkezidir.もっと一ヶ所に集中しています ポジティブな感情にはそれを表す 人類共通のシグナルがあります
Elbette kuruluşların ve toplumların gerçekten düşünmesini arzuluyorsak.우리가 사고하는 조직, 사고하는 사회를 만들고 싶다면 말이지요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod