Ana içeriğe geç
Sözlük

arzu ile cümle

arzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arzum Onan'la evli.Женат на Фань Вэнь.
Eğer kıvamı koyu ise arzuya göre biraz su ilave edilir.Если же секрета слишком мало, волосы становятся сухими.
Buraya defnedilme arzusundan dolayı çevrede çok sayıda müslüman mezarlığı oluşmuştur.Вокруг множества мусульманских святынь образовались целые кладбища.
Organik çikolata, bazı tüketiciler için sosyal olarak arzu edilen bir üründür.تعتبر الشوكولاته العضوية منتج مرغوب اجتماعيا لبعض المستهلكين.
Bizim arzumuz bu kültürün değerinin bilindiği dünyanın diğer bölgelerini de aydınlatması.لدينا الرغبة في إضاءة المناطق الأخرى من العالم التي تقدّر قيمة هذه الثقافة.
Birkaç aylık bir gözlemden sonra, 1669 yılında Hooke arzu edilen sonucun elde edileceğine inandı.في عام 1669، وبعد عدة أشهر من المراقبة، اعتقد هوك أنه حقق النتيجة المرجوة.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular.وإنما أنكر على قوم عَزوا أنفسهم إليه وهو منهم بريء، وأطالوا ألسنتهم في سَب الشيخ أبي الحسن الأشعري.
Dumas farklı maceralar arama arzusundan dolayı ayrılmadan önce Rusya'da iki yıl geçirdi.قضى دوما عامين في روسيا قبل مغادرته بحثاً عن مغامرات مختلفة.
Bununla birlikte O, Kâbe'ye yönelmeyi arzu ediyordu.ويدلّ على ذلك قول البراء بن عازب: " وكان يحب أن يوجّه إلى الكعبة ".
Arzuyu bulmak zorundaydık.في عنده رغبة بالمعرفة .
Seçici bellek etkisi, arzu edilen karakter tiplerinin manipüle edildiği deneylerde de gösterilmiştir.ظَهَر تأثير الذاكرة الانتقائيّة أيضًا في تجارب تتلاعب بمرغوبيّة أنواع الشخصيّات.
Örneğin kâr sağlama arzusu kerşı devrimci bir eylem olarak yorumlanıp ölüm cezası verilebiliyordu.على سبيل المثال، يمكن تفسير الرغبة في تحقيق الربح على أنها ثورة مضادة ضد الإشتراكية يعاقب عليها بالإعدام.
Bu evlilikten sonra Altay'ın eski komşusu Arzu Altay'ın eski karısı'nı öldürdüğünü iddia eder.وبعد هذا الزواج، ادعي جار ألطاي القديم، أن ألطاي قتل زوجته السابقة (أرزو ألطاي).
Clary artık serbesttir ve en çok arzuladığı öpücüğün de Jace'inki olduğu ortaya çıkmıştır.وبعد ذلك كلاري أصبحت حرة، مما يثبت أن قبلة جايس هي الأكثر رغبة لكلاري.
Hakka kul, resûle ümmet olanların arzularının yerine geleceği inancındadır.وقد يشير القرآن إلی صفات المؤمنين من أصحاب الرسول بأنهم أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ.
Arzu edilen güven düzeyini yükseltmek, güven aralığının genişlemesine yol açar.فالعلاقات التي تُرضي الرغبة في الحميمة تؤدي إلى تعلق أكثر أمنا.
Arzu Kara (Tülin Özen) : Kızlar grubunun demirbaşı.إن الفتيات لديهن أمرًا يكافأهم البعض عليه وهو كونهم ذوات حساسية وعاطفة.
Macrinus hakkında tahtı kendisi için arzuladığını iddia eden söylentiler çıktı.أشيع عن ماكرينوس بمازعم رغبته في اعتلاء العرش بنفسه.
Son arzusu ise buraya gömülmekti.حيث كان قد صرح قبله بأمنيته أن يدفن هناك.
Sen onu arzuluyordun...كنتي على باله...
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.« من أراد أن يعرف معرفته بالله، فلينظر إلى ما وعده الله ووعده الناس، بأيهما قلبه أوثق ».
Bu ise o zamanki ağır durumda çok kişinin arzusu idi.كان ذلك بمثابة الصدمة للكثيرين في ذلك الحين.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.ويمكن أن تتحول الرغبة الطفولية في الرفقة، إلى شيء فاقد الإحساس، عبر مجموعة متعاقبة من اللقائات الاجتماعية.
Filmin sonunda, onun en büyük arzusu gerçekleşir ve kadınlar ona hayran olur.No final do filme, o seu maior desejo é realizado e ele passa a ser adorado pelas mulheres.
NA’nın üçüncü geleneği üyelik için tek koşulun “kullanmayı bırakma arzusu” olduğunu söyler.A terceira tradição de NA diz que o único requisito para ser membro é o "desejo de parar de usar".
Bu ifade çoğu zaman cinsel çekiciliği veya arzu edilebilirliği ima eder.O termo, geralmente, significa atração sexual ou desejabilidade.
Yine kolay yoldan zengin olma arzusuyla hareket etmektedir.Ele deseja, então, seduzir Modeste.
Avrupa’daki ülkelerin çoğunluğu ya Avrupa Birliği’ne katılmıştır ya da katılma arzusundadır.A maioria dos estados europeus ou se uniram ou declararam sua intenção de se unir à União Europeia.
Bu albümün "Monotheist"ten daha karanlık, daha ağır ve biraz daha deneysel olmasını arzuluyorum."Meu desejo é que o álbum seja uma evolução mais sombria, pesada e um pouco mais experimental do Monotheist."
Senato arzuladığı amaçlarına ulaşmak için pleb makamlarını kullanma gerekliliğini fark etti.O senado percebeu a necessidade de usar os oficiais plebeus para atingir seus objetivos.
Fakat Simeon'un Bizans imparatorluk ailesi ile ilişki kurma arzusu olan hanedan evliliği mümkün olmadı.Porém, o casamento dinástico que Simão desejava estabelecer com a família imperial bizantina não ocorreu.
Cevap olarak Sultan, misafirlerinin arzularının yerine getirileceğinin garatisini verdi.Em resposta, o sultão assegurou a seus convidados que seus pedidos seriam atendidos.
Yenilik ve heyecan arzularından dolayı kendilerini tehlikeli durumlara sokarlar.Por costumarem ansiar por novidades e excitação, podem colocar-se em situações de risco.
Ama Tedder’ın mikrofonun önündeki insan olma arzusu hala dipdiriydi.No entanto, o desejo de obter sucesso de Tedder estava ofuscado atrás do microfone.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.O desejo de se ter companhia na infância pode ser distorcido devido a falhas na interação social.
Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz.Precisamos de pessoas amadas e não armadas.
Hizmetçi arzusuna erişmiş ve evin hanımı olmuştur.A criada vira patroa, e a patroa ocupa o lugar da criada.
Arzuyu bulmak zorundaydık.Manifestou um desejo.
Bu arzu edilen nitelikler şunlardır: geçerlilik, optimallik ve değişmezlik.Estas propriedades desejáveis podem ser descritas como validade, otimização e invariância.
Dumas farklı maceralar arama arzusundan dolayı ayrılmadan önce Rusya'da iki yıl geçirdi.Dumas passou dois anos na Rússia antes de se mudar em busca de aventuras e inspiração para mais histórias.
İnsanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş.Tinha uma auto-confiança dos que realmente sabiam o que queriam.
Sevgilisinin ailesi, kızlarının evlenme arzusuna şiddetle karşı koydu.A família da moça se opôs ao namoro.
Bu Sabahattin Ali'nin arzu ettiği bir durumdur.Este sermão foi a resposta de Ali.
Clary artık serbesttir ve en çok arzuladığı öpücüğün de Jace'inki olduğu ortaya çıkmıştır.Simon se oferece para beijá-la, mas percebe que o beijo que ela mais deseja é na verdade o de Jace.
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Sua ignorância, desejo e apegos acabaram.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Ele pede a mão de Elizabeth em casamento.
Gerçeklik, Bilinç dışı Arzu'nun ötesinde kalmıştır.A realidade está para além do alcance do intelecto.
Sürekli gelişimde her zaman en iyiyi yakalamak arzusu TKY de hep bir ileri safhaya taşımaktadır.Do desejo de procurar sempre a felicidade, onde quer que ela esteja.
Toplumun radikal bir şekilde dönüştürülmesi arzusu -bu dönüşüm Toplumsal Devrim aracılığı ile olacaktır.Isso exigiria um confronto (final) sob a forma de uma revolução social.
Arzu etmesine rağmen tahsiline devam edemedi.Embora as coisas tenham corrido mal ele não cumpriu a sua promessa.
Yani arzular ve korkular çatışır.Estes desejos e medos conduzem à actividade.
Titreşim bazen arzu edilir.Às vezes comia-se as vísceras.
Bu uzun havalar usul ile çalınmaz her sanatkarların arzusuna göre serbestçe çalınır.Na luz da luz liberto, por todo o sempre artista.
Casanova ayartılmaktan hoşlanırdı ve kendisini kadınların arzu objesi olarak görmeyi severdi.Embora Freeman temesse por sua segurança, ela gostava do desafio da investigação.
Fadil tüm kadınları arzuluyordu.Fadil desejava todas as mulheres.
Son arzusu ise buraya gömülmekti.In overeenstemming met zijn laatste wens is hij daar ook begraven.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular.Na zijn ontdekking volgen de verschillende leugens elkaar op.
Onlar (putperestler) yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar.En Wij zullen hun een overvloed van fruit en vlees schenken, volgens hun wensen.
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.Zoya wil uit liefde trouwen.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Jewel Courage wil trouwen met een rijke man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod