Ana içeriğe geç
Sözlük

artmak ile cümle

artmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Σε συγγενείς ατόμων με καρκίνο των πνευμόνων, ο κίνδυνος αυξάνεται 2,4 φορές.
Tedaviye ne kadar erken başlanırsa başarı oranı o derece artmaktadır.'Οσο νωρίτερα αρχίζει η θεραπεία, τόσο καλύτέρο είναι το αποτέλεσμα.
Çocuklarda yüksek tansiyon oranı artmaktadır.Το ποσοστό εμφάνισης υψηλής αρτηριακής πίεσης στα παιδιά αυξάνεται.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Ο πληθυσμός της πόλης αυξάνεται.
Aramalar uzadıkça taraflar arasında gerginlikler de artmaktadır.Σε κάθε επεισόδιο οι εντάσεις είναι όλο και περισσότερες.
Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır.Η χρήση των εσωτερικών ρομπότ αυξάνεται γρήγορα.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.Det danske artilleri voksede i styrke for hver dag.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Det er også et voksende antal flygtninge fra Peru.
Artmak fiili ile de bağlantılı olabilir.Lænestolen kan have tilknyttet fodskammel.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Tallene bliver trukket hver dag.
Zorluk derecesi ve bitirme zamanı parça sayısı arttıkça artmaktadır.Med tiden og et større antal slag nærmer man sig en procentuel ligevægt.
Son araştırmalar da gösteriyor ki ateizm ABD'nin tüm eyaletlerinde artmaktadır.Undersøgelser viser, at spiritualiteten vokser over hele den vestlige verden.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Vareleverandørenes investeringer på shopper-markedsføring vokser 21 % per år.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Tilgangen til nye elever steg.
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.Festivalen har fortsatt å vokse fra år til år.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Innbyggertallet er raskt voksende.
Günümüzde Iraklı göçmen sayısı 6,000 kadar olup, her geçen yıl bu sayı artmaktadır.En av fire asylsøkere er tyrkere, dvs. totalt 630 asylsøkere så langt i år.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Dessuten er elementærladningen også avhengig av energiskalaen, fordi den øker med økende energi.
Bu rakamlar, özellikle Çin ve Hindistan'da, hızla artmaktadır.Jumlah ini terus meningkat dengan cepat, terutama di China dan India.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pada orang dengan saudara yang terkena kanker paru, risiko meningkat hingga 2.4 kali.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Setiap hari, cuacanya selalu cerah."
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.Jumlah pesertanya terus meningkat tiap tahunnya.
Saat içeren cihazlar arttıkça, bunları ayarlamak için harcanan zaman artmaktadır.Semakin banyak foto di perangkat, semakin lama waktu yang diperlukan untuk memuatnya di tampilan Foto.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Risiko terinfeksi oleh Listeria monocytogenes meningkat pada orang yang berusia di atas 50 tahun.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Jumlah tersebut menurutnya setiap tahun terus meningkat.
Sunucu size ne kadar uzak ise, bu süre de o kadar artmaktadır.Pada waktu kamu dicobai Ia akan memberikan kepadamu jalan ke luar, sehingga kamu dapat menanggungnya.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.Risiko untuk mengidap Alzheimer, meningkat seiring dengan pertambahan usia.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Hal ini dapat dilihat dari grafik penerimaan mahasiswa baru yang terus meningkat.
1957 düzenlemelerinin çok gevşek olduğuna ilişkin kaygılar artmaktaydı.Các mối lo ngại dấy lên khi các điều lệ 1957 quá lỏng lẻo.
Bu rakamlar, özellikle Çin ve Hindistan'da, hızla artmaktadır.Con số này ngày một tăng lên nhanh chóng, đặc biệt là ở Ấn Độ và Trung Quốc.
Şehirde aynı doğrultuda nüfus her yıl ortalama 1000 kişi artmaktadır.Mỗi năm, trung bình thị trấn tăng thêm khoảng 1.000 người.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Số lượng khách du lịch đang tăng lên mỗi ngày.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Cũng trong thời gian ấy số lượng trẻ em di cư cũng tăng lên.
Ramazan aylarında tüketim artmaktadır.Nhịn chay tháng Ramadan.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Một người có quan hệ họ hàng với người bị ung thư phổi thì nguy cơ mắc bệnh sẽ tăng lên 2,4 lần.
Zamanla yabancı uyruklu öğrencilerin sayısı da artmaktadır.Con số sinh viên từ nước ngoài cũng gia tăng.
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.Cây vú sữa có tốc độ sinh trưởng Nhanh.
Son yıllarda üniversite mezunu sayısı hızla artmaktadır.Số sinh viên của trường đã tăng lên nhanh chóng trong các năm sau.
İlçede eğitim ve öğretime verilen önem giderek artmaktadır.Chất lượng dạy và học ngày càng được nâng cao.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.Thương vong của quân đội Liên Xô tăng lên từng ngày ở mức cao.
Şampiyonanın istatistiklerine göre izleyici sayısı sürekli artmaktaydı.Nhờ vào thành tích của đội tuyển mà lượng khán giả ngày càng đông.
Nüfus yazın okulların tatil olmasından dolayı artmaktadır.Học sinh tiểu học đang đi nghỉ hè.
Fransa'da asbeste bağlı hastalıklardan her yıl 4000 kişi ölmektedir ve sayı giderek artmaktadır.Hiện trên thế giới ước lượng có hơn 190 triệu người mắc bệnh tiểu đường và số này tiếp tục tăng lên.
Saat içeren cihazlar arttıkça, bunları ayarlamak için harcanan zaman artmaktadır.Thời gian đóng càng lâu so với thời gian cắt, thì tổng công suất cung cấp cho tải càng cao.
Yüksek öğrenim görenlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.Số sinh viên tăng rất nhiều theo thời gian.
Ayrıca şehirlere göçler de hızla artmaktadır.Ngoài ra, lượng khách du lịch đến Việt Nam cũng tăng nhanh chóng.
Mustafa'nın Salman'dan korkusu gittikçe artmaktadır.Từ đấy ảnh hưởng của Salzburg ngày càng lớn mạnh.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Trong giai đoạn này, sự giãn nở gia tăng của Vũ trụ là do năng lượng tối.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.彗星は太陽に近づくたびに無数の塵(ちり)(小天体)を放出している。
Küreselleşme ve sosyal hoşgörü de artmaktadır.グローバリゼーションと社会的寛容も増加している。
Okuma orani her gecen gun artmaktadır.銃整備が毎夜の日課となっている。
Elemelere katılan takım ve oynanan karşılaşma sayıları zaman içinde sürekli olarak artmaktadır.ゲーム中の敵とのエンカウント率が極めて高く頻繁に戦闘が発生する。
Gönüllülerin çalışmalarıyla bu sayı gittikçe artmaktadır.このことは、ボランティアらの活動の増加による所がある。
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.栽培植物としては非常に急速に成長する。
Nüfusun artmasıyla trafik sorunu da artmaktadır.遊漁人口の増加と産業化によって様々な問題も発生している。
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.米国を例にとると、北米における糖尿病比率は、少なくともここ20年間は増加を続けている。
(Kraliçe'de bu sayı artmaktadır.)(名称上は支所に再昇格)。
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.こうして見物人の数は日ごとに増えて行く。
Ülkenin orman varlığı yavaş da olsa artmaktadır.しかも魔の森は今でもゆっくりと拡大しつづけている。
Katılımcı öğrenci ve ülke sayısı her geçen yıl artmaktadır.卒業生や教員が参加する事があり、年々参加人数が増えている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod