Ana içeriğe geç
Sözlük

artmak ile cümle

artmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sayı, oyuna eklenen her görevle artmaktadır.Där tas allt upp som finns med i spelet.
Dünya nüfusu artmaktadır.Населення світу зростає.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.У людей, чиї родичі хворіли на рак легень, ризик захворювання збільшується в 2,4 рази.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Проте, на жаль, зменшується також і кількість усиновлених дітей.
Yaz döneminde dışarıda ikamet edenlerin 2-3 aylığına köye gelmesiyle nüfus kısmen artmaktadır.За ці два-три тижні відсівається досить високий відсоток кандидатів.
Brejnev döneminde dış politikada Sovyetler Birliği'nin etkisi giderek artmaktaydı.За Горбачова зовнішній борг Радянського Союзу продовжував зростати.
Son zamanlarda nüfusu hızla artmaktadır.Останнім часом чисельність популяцій швидко скорочується.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.І навпаки, зв'язок збільшується зі зменшенням енергії.
Mahalleden göç, her yıl artmaktadır.Посівні площі в районі щороку зростають.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Частка міського населення зростає швидшими темпами.
Son yıllarda üniversite mezunu sayısı hızla artmaktadır.В останні роки університет швидко розвивається.
Trafik kazalarının sayısı artmaktadır.Кількість нещасних випадків на дорозі збільшується.
Bu şehrin nüfusu artmaktadır.Населення цього міста зростає.
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.Zájem o festival každoročně stoupá.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır.""Každý rok stejné tváře se mohou stát nudnými".
Sonuç olarak kabaca her 1,1 milyar yılda bir yüzde on oranında parlaklığı artmaktadır.Důsledkem toho se jasnost Slunce zvětšuje asi o 10 % každé 1,1 miliardy let.
Ülkelerin gelişim düzeyleri ile birlikte kültür ve sanata duyulan ilgi de artmaktadır.Stejnou měrou, jakou přibývají novostavby, přibývá i možnost kulturního a sportovního vyžití.
Büyükbaş hayvan sayısı da artmaktadır.Větší je také počet matek-samoživitelek.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.U osob příbuzných nemocnému s karcinomem plic je riziko 2,4 krát vyšší.
Son zamanlarda nüfusu hızla artmaktadır.V poslední době počet obyvatel vzrůstá.
Yan etkiler doz yükseldikçe artmaktadır.Příznaky se zvyšují s délkou skladování.
İlkbaharda yağış miktarı biraz daha artmaktadır.Vodní stav se mírně zvyšuje na jaře.
Artmakta olan ününden haberdar idi.El este o cunoștință veche de-al lui The Truth.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Riscul infecției cu Listeria monocytogenes este crescut la persoanele cu vârsta de peste 50 de ani.
Günümüz modern Arnavutçasında Latince kökenli sözcüklerin sayısı giderek artmaktadır.De acum încolo, literele latine vor înlocui, din ce în ce mai mult, slovele chirilice.
Artmak fiili ile de bağlantılı olabilir.Poti inlocui icrele de peste cu ele.
Sunucu size ne kadar uzak ise, bu süre de o kadar artmaktadır.După cum vă este oprit să ghiciți soarta cu săgeți, căci aceasta este stricăciune.
CO2 konsantrasyonu arttıkça karbonatlaşma oranı artmaktadır.Acest declin va fi contrabalansat însă de importanță mai mare a cărbunelui.
Karbon fiber üretimi dünya üzerinde gittikçe artmaktadır.Producția și consumul de plumb cresc la nivel mondial.
Köyün nüfusu gün geçtikçe azalmaktadır ve yaşlı nüfus artmaktadır.Populația satului este într-o ușoară scădere, predominând vârstnicii.
Azerbaycan'a gelen turist sayısı her geçen yıl artmaktadır.Azerbaidjanul atrage din ce în mai mulți turiști în fiecare an.
Günden güne eğitim-öğretime verilen değer artmaktadır.Cu toate acestea, din zi în zi, s-a făcut tot mai simțită necesitatea înființării unui liceu.
Dünya nüfusu artmaktadır.Numărul populației crește.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .A szállítók shopper marketing befektetései évente 21%-kal nőnek.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.A fegyveres összecsapás lehetősége és valószínűsége napról napra nőtt.
Katılımcı sayısı ve ülkesi her geçen yıl artmaktadır.A résztvevők és a részt vevő országok száma évről évre nő.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Támogatóik száma napról napra nőtt.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Ilyen például a Van der Waals-féle erők erőtere.
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.A faluban a magángazdák száma egyre nő.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.A város lakossága rendkívül gyorsan nő.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Ötvenéves kor felett megnő a L. monocytogenes által okozott agyhártyagyulladás kockázata.
Günümüz modern Arnavutçasında Latince kökenli sözcüklerin sayısı giderek artmaktadır.A Kalmük Köztársaságban hivatalos nyelv, a kalmük nyelvet beszélők száma folyamatosan növekszik.
213'e ulaşan sunucu sayısı ortalama yirmi günde bir artmaktaydı.1900-ban 213-ra emelkedett a számuk.
Erkek bebeğin eşcinsel olma ihtimali bir önceki erkek bebeğinkinin yaklaşık %33’ü kadar artmaktadır.Siinä jokaisen nuoremman veljen todennäköisyys olla homoseksuaali kasvaa 33 prosentilla.
Çocuklarda yüksek tansiyon oranı artmaktadır.Lapsilla on tässä suurempi laskennallinen painoarvo.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Kaupungin väkiluku kasvaa nopeasti.
Yazın köyün nüfusu artmaktadır.Kesäisin kylän väkiluku kasvaa.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Samalla hän loi pohjan Van der Waalsin yhtälölle.
Ancak, daha ayrıntılı ölçümlerin yararlı olduğuna dair bulgular artmaktadır.Tämä kuvaa, miksi lukuja on aiheellista arvioida syvällisemmin.
Ancak, yaz aylarında köyün nüfusu dört beş kat artmaktadır.Kesäaikana väkiluku kasvaa yli viidensadan.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.Sairastumisriski kohoaa iän myötä.
Brejnev döneminde dış politikada Sovyetler Birliği'nin etkisi giderek artmaktaydı.Cromwellin aikana Englannin ulkopoliittinen voima kasvoi yleisesti.
Beceri yetersizliği sonucunda ücretler yüzde 10-15 oranında artmaktadır.Soveltuakseen sijoituskohteeksi viinin arvon tulisi nousta vähintään 10–15 prosenttia vuodessa.
Zorluk derecesi ve bitirme zamanı parça sayısı arttıkça artmaktadır.Kuoron ja instrumenttien osuus lisääntyy loppua kohden.
Günden güne eğitim-öğretime verilen değer artmaktadır.He kuitenkin saavat lähes joka jakson lopuksi opetuksen.
İnegöl kent merkezi her yıl yaklaşık 10.000 kişi dolayında artmaktadır.Verkkokalvon uskotaan irtautuvan vuosittain yhdellä ihmisellä noin 10 000:sta.
İlkbaharda yağış miktarı biraz daha artmaktadır.Keväät ovat sademäärältään huomattavasti syksyjä niukempia.
Bu tip yollara verilen numaralar batıdan doğuya doğru artmaktadır.Pidemmät sivut ovat suunnilleen länsi-itä-suuntaiset.
Ülkeye her geçen gün göçler artmaktadır.Kylälle nousee uusia asumuksia vuosittain.
Her yıl artmakla beraber, 450 den fazla yabancı öğrenci UIST'de eğitim alıyor.Περισσότεροι από 450 ντόπιοι και ξένοι φοιτητές σπουδάζουν στο UIST.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod