Ana içeriğe geç
Sözlük

artmak ile cümle

artmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.Por pelo menos 20 anos, o número de diabéticos na América do Norte está aumentando consideravelmente.
Yaz döneminde Gurbetteki Hemşerilerimizinde gelmesiyle nüfus oldukça artmaktadır.É incerto se ainda manteve-se no comando após a chegada de Vácimo com mais tropas em meados do verão.
Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır.O uso de robôs domésticos está aumentando rapidamente.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.O risco de infeção por Listeria monocytogenes aumenta a partir dos 50 anos de idade.
Son araştırmalar da gösteriyor ki ateizm ABD'nin tüm eyaletlerinde artmaktadır.Os estudos mais recentes continuam mostrando que a gengivite é altamente prevalente nos Estados Unidos.
Yaz döneminde bu hava meydanından trafik yoğunluğu bir hayli artmaktadır.Durante o verão, esta estrada tem muito trânsito.
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.A cada ano a festa fica ainda mais elaborada.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.A população da cidade aumentou rapidamente.
Son Dönemde ülkedeki ekonomideki payı günden güne artmaktadır.Só nos últimos três anos, o índice de crescimento no setor é de uma nova casa por dia.
Erkek bebeğin eşcinsel olma ihtimali bir önceki erkek bebeğinkinin yaklaşık %33’ü kadar artmaktadır.O espaço para bagagem diminuiu 33% em relação à geração anterior.
Her yapılan turnuvada katılımcı sayısı artmaktadır.Het aantal deelnemers per reeks per ronde is:
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.Het huwelijk kent intussen groeiende spanningen.
Kral Louis'ye yönelik eleştiri ve nefretin boyutu tüm Avrupa'da artmaktaydı.De wreedheid en luxezucht van koning Muleasses werden haast spreekwoordelijk in Europa.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Verder zei hij: “Er gebeurt altijd wel iets, elke dag.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Het aantal barbaren steeg elke dag.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Hierop neemt het aantal Arabische vluchtelingen verder toe.
Özellikle ilkbahar-sonbahar döneminde köyün kış nüfusu ortalama 5 kat artmaktadır.In het hoogseizoen, vooral in de winter, bedraagt het aantal inwoners tussen de 5.000 en 10.000.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Evil under the Sun Evil under the Sun is gebaseerd op het gelijknamige boek.
Çocuklarda yüksek tansiyon oranı artmaktadır.Bij kinderen treedt groeivertraging op.
Zamanla yabancı uyruklu öğrencilerin sayısı da artmaktadır.Het aandeel van de buitenlandse studenten zal naar verwachting nog verder toenemen.
Karakterler geliştikçe seviyeleri artmakta ve yeni yetenekler kazanmaktadır.Door ervaringspunten zal het level van het personage stijgen en zullen de vaardigheden worden verbeterd.
Soldan sağa metamorfizma derecesi artmaktadır.De temperatuur neemt toe van rechts naar links.
Böylece spor yapmaya olan ihtiyaç artmaktadır.Zijn wens is om beter in sport te zijn.
Eğitim alan gençlerin sayısı hızla artmaktadır.Het leerlingen aantal stijgt snel.
1957 düzenlemelerinin çok gevşek olduğuna ilişkin kaygılar artmaktaydı.Zoals te verwachten was verliep 1975 zeer teleurstellend.
Büyükbaş hayvan sayısı da artmaktadır.Het aantal dieren neemt toe.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Roerende voorheffing op interesten en dividenden worden opgetrokken tot 21%.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Verwanten van mensen met longkanker lopen een 2,4 maal zo hoog risico als anderen.
(Kraliçe'de bu sayı artmaktadır.)Namens de Koningin, bedankt!)
İşin ücret oranı üretim arttıkça artmaktaydı.Het was echter vooral vanaf de industrialisatie dat loonarbeid meer en meer toenam.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Dit werd elk jaar verhoogd.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.De wereldbevolking groeit snel.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Het risico van infectie met Listeria monocytogenes is groter voor mensen ouder dan 50 jaar.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Przejście Słońca z jednego znaku zodiaku słonecznego do drugiego (kolejnego) znaku.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.W skrajnych warunkach jednak zawodzi nawet równanie van der Waalsa.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Mogą również ograniczyć liczbę przyjętych imigrantów.
Eğitime verilen önem her geçen gün artmaktadır.W ogólnym założeniu trening każdego dnia powinien być inny.
Ancak, düşmanları hala artmaktaydı.Na to tylko czekali wrogowie.
Tedaviye ne kadar erken başlanırsa başarı oranı o derece artmaktadır.Im wcześniej rozpocznie się leczenie choroby, tym rokowanie jest lepsze.
Günden güne eğitim-öğretime verilen değer artmaktadır.Za naukę płacono co tydzień.
Böylece spor yapmaya olan ihtiyaç artmaktadır.Jest on niezbędny do uprawiania tego sportu.
Gönüllülerin çalışmalarıyla bu sayı gittikçe artmaktadır.Jego liczebność powiększała się dzięki ochotnikom.
Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar sayesinde ulaşılan eser sayısı giderek artmaktadır.Podejmowane działania z biegiem lat przybierały coraz większą skalę.
Sanayinin eyalet ekonomisindeki payı gitgide artmaktadır.W miejsce przemysłu zwiększa się znaczenie sektora usług.
800'den fazla nano ilgili patent 2003 yılında verildi ve sayı yıldan yıla artmaktadır.Już w 2003 roku ponad milion treści było pod opieką Creative Commons, a ich liczba rośnie z roku na rok.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Liczba mieszkańców Gościcina każdego roku zwiększa się.
Yükseltisi, doğuya gittikçe artmaktadır.Wysokość Płaskowyżu podnosi się stopniowo w kierunku wschodnim.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Varuleverantörernas investeringar i konsumentmarknadsföring ökar med 21 % per år .
Bu rakamlar, özellikle Çin ve Hindistan'da, hızla artmaktadır.Siffrorna ökar snabbt, särskilt i Kina, Indien och andra nya industriländer.
Çocuklarda yüksek tansiyon oranı artmaktadır.Alltfler barn har för högt blodtryck.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Därför är också andelen barn hög.
Gönüllülerin çalışmalarıyla bu sayı gittikçe artmaktadır.Volontärtjänsten får kontinuerligt nya volontärer.
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.På grund av den fettrika mjölken växer de fort.
Köy nüfusu yaz aylarında memleketlerini ziyaret edenlerin gelmesi sebebiyle artmaktadır.Befolkningen fördubblas genom de sommarboende som då flyttar dit.
PostgreSQL'in başarımı her yeni sürümle birlikte artmaktadır.Tornets alla takfall belades med ny kopparplåt.
Günümüzde Iraklı göçmen sayısı 6,000 kadar olup, her geçen yıl bu sayı artmaktadır.Världsarvslistan har idag över 900 poster och antalet ökar varje år.
Saat içeren cihazlar arttıkça, bunları ayarlamak için harcanan zaman artmaktadır.Ju bättre låskonstruktionen är, desto längre tid tar det att forcera låset.
Sıcaklığın yükseltilmesiyle çözünürlük dereceside doğru oranda artmaktadır.Vid denna höga temperatur löses tillsatsämnen fullständigt i fasen.
Bu tip yollara verilen numaralar batıdan doğuya doğru artmaktadır.Den längsta av dessa kanaler pekar åt sydväst.
Okullaşma oranı gittikçe artmaktadır.Hästallergi ökar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod