Ana içeriğe geç
Sözlük

artmak ile cümle

artmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Son yıllarda üniversite mezunu sayısı hızla artmaktadır.Gli anni delle scuole superiori finirono presto.
Diğer taraftan da, Emevî valilerinin uyguladığı mezalimler gün geçtikçe artmaktaydı.Nelle loro speranze le cifre che si aspettavano aumentavano ogni giorno.
Antepfıstığı üretimi gün geçtikçe artmaktadır.Viene nel frattempo aumentata l'offerta prodotto.
Ovada şeftali yetiştirme faaliyetleri giderek artmaktadır.Qui però vengono ad accumularsi via via sempre maggiori sforzi all'interno della zona di faglia.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.Infine il rischio di sviluppare un tumore dell'ano aumenta con l'aumentare dell'età.
Ne zaman Ortadoğu'da bir savaş çıksa dünya genelinde antisemitizm artmaktadır" demiştir.Appena sarà evidente andrà creata paura nel resto dell'organizzazione".
Oyun ilerledikçe korku ve gerilim dozu sürekli olarak artmaktadır.Man mano che i drink aumentano, gli scherzi e le allusioni si fanno sempre più pesanti.
Oranlar Batı Avrupa ve ABD'de de artmaktadır.Si trova sia sul lato europeo che su quello americano.
Türkiye'de 1986'dan bu yana Leasing'in yatırımlardan aldığı pay giderek artmaktadır.Nel luglio 2011 il prezzo delle opere di Russell salì ulteriormente.
Nüfus artmaktadır.Население увеличивается.
Son zamanlarda müşterilerimiz artmakta.В последнее время у нас стало появляться много новых клиентов.
Ne zaman Ortadoğu'da bir savaş çıksa dünya genelinde antisemitizm artmaktadır" demiştir.Всякий раз, когда начинается война на Ближнем Востоке, в мире растет антисемитизм».
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Инвестиции поставщиков продукции в шоппер-маркетинг растут на 21 % в год .
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.Известно также, что этот молочай быстро растёт.
Evrensel dile yönelik (bütün dillerde olan ifadeler) talepler zamanla artmaktadır.Призывает ли Коран поклоняться языческим богиням?
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Луна совершала свой путь именно по Ильмену, тогда как Солнце — по Вайе.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Тем не менее, число усыновленных детей также растет.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Эта цифра с каждым годом возрастала.
Sunucu size ne kadar uzak ise, bu süre de o kadar artmaktadır.Тяжкая ноша — ваш счет растет, пока вы удерживаете ношу.
Çünkü dünyada enerji talebi sürekli artmaktadır ve bunun için de petrole olan talep belirleyici durumdadır.Спрос в мире на это более экологически чистое, чем нефтепродукты, топливо неуклонно растёт.
Katılımcı sayısı ve ülkesi her geçen yıl artmaktadır.Их количество и число их членов продолжает с каждым годом увеличиваться.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."А бомбардировки случались ежедневно».
Böylece spor yapmaya olan ihtiyaç artmaktadır.Разве ему нужно ещё что-то доказывать в спорте?
Kuzeye ve batıya gidildikçe kara ikliminin etkileri artmaktadır.При движении к северу и западу от гор вероятность дождей уменьшается.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Население города растёт стремительно.
Şehirde aynı doğrultuda nüfus her yıl ortalama 1000 kişi artmaktadır.Столько же в среднем приходится на 1000 жителей Земли.
Ölümüne yapılan yarışların seyirci sayısı da gittikçe artmaktadır.Постепенно число зрителей, приходящих на матчи клуба росло.
Karakterler geliştikçe seviyeleri artmakta ve yeni yetenekler kazanmaktadır.При этом растут характеристики персонажей, и они получают новые способности.
Balığın vücudunun yanları ve sırtında bulunan beneklerin sayısı, balığın boyuyla beraber artmaktadır.Из грунта торчит только верхняя часть головы и спина; к ним прилипают те же травинки, которые окружают рыбу.
Hint, Japon ve diğer Asya mutfaklarının popüleritesi artmaktadır.Приправы для поке схожи с приправами японской и других азиатских кухонь.
Azerbaycan'a gelen turist sayısı her geçen yıl artmaktadır.Число туристов, посещавших Армению, растет год за годом.
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.Постепенно увеличивается поголовья лошадей в стаде.
Sanayinin eyalet ekonomisindeki payı gitgide artmaktadır.Роль концессий в мировой экономике возрастает.
Her yıl artmakla beraber, 450 den fazla yabancı öğrenci UIST'de eğitim alıyor.Ежегодно в вузе проходят обучение более 5 тысяч учащихся, в том числе иностранных.
Özellikle küreselleşme nedeniyle bu tür çeviriye olan gereksinim hızla artmaktadır.Росла и необходимость в переводе как таковом ввиду роста международных связей.
Saat içeren cihazlar arttıkça, bunları ayarlamak için harcanan zaman artmaktadır.Соответственно, чем дольше игрок тратит на расшифровку, тем больше проходит времени в игре.
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.وقد تزايدت معدلات الإصابة بالمرض خلال العشرين عاماً الماضية في أمريكا الشمالية بصورة مطردة.
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.ويزداد إنتاج الحبوب بسرعة.
Majör depresif bozukluk, 65 yaş ve üzeri kimselerde yaygındır ve ilerleyen yaş ile sıklık artmaktadır.إن أغلب المعرضين لمتلازمة الكفة المدورة الفاشلة هم الفئة العمرية 65 سنة فأكثر ولديهم تمزقات كبيرة ودائمة.
Mahallede son yıllarda eğitime verilen önem gittikçe artmaktadır.ومنذ ذلك الحين، أصبحت زيادة مقدار الوقت في المدارس الموضوع الأهم.
Bugün Avrupa'da alpakaların önemi sürekli artmaktadır.وفي الوقت نفسه، يتزايد عدد اللاجئين السوريين في أوروبا باستمرار.
Akıllı telefonlar üzerinde yayılan kötü amaçlı yazılım sayısı son yıllarda büyük bir hızla artmaktadır.امتلاك الهواتف الذكية ازداد بشكل مطرد عالمياً في السنوات القليلة الاخيرة.
Tedaviye ne kadar erken başlanırsa başarı oranı o derece artmaktadır.كلما بدأ العلاج في وقت أبكر كانت فرص نجاحه أكبر.
Bu oran içinde hayvancılığın önemi gün geçtikçe artmaktadır.وفي أوقات كهذه تكون الحاجة إلى الحب أشد من أي وقت مضى.
Bununla birlikte dumanlı sisin olduğu yerlerde ozon miktarı artmaktadır.وتزداد وفيات التنفس في الأوقات التي تزداد فيها مستويات غاز الأوزون..
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.أي أن كمية الطحالب تتضاعف مرة كل يوم.
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.فيشارك فيها الجمع الغفير كل عام.
Nüfus yılda yaklaşık olarak %1.92 artmaktadır.(بمعدل حوالي 1.9 سنتاً للفدان الواحد).
Bu rakamlar, özellikle Çin ve Hindistan'da, hızla artmaktadır.Os números estão aumentando rapidamente, sobretudo na China e na Índia.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.O risco destas doenças aumenta significativamente com a idade.
Bu sırada Haman'ın Mordahay'a olan kızgınlığı, Mordehay'ın ona karşı tavırları sebebiyle artmaktadır.Tal humilhação aumenta ainda mais a ira de Hamã contra Mordecai.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.A percentagem de novos imigrantes também é muito alta.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Nesta época, a expansão do Universo está se acelerando devido à energia escura.
İşin ücret oranı üretim arttıkça artmaktaydı.O salário só poderia ser maior se a produção total aumentasse.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.A situação de suprimentos para a força africana piorava a cada dia.
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.No entanto, a taxa de erro irá crescer muito rapidamente.
Böylece spor yapmaya olan ihtiyaç artmaktadır.Serve também para praticar desporto.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Ela é relacionada às Forças de van der Waals.
Sigara miktarı arttıkça risk katlanarak artmakta, ancak sigarayı bıraktıktan sonra risk giderek azalmaktadır.O risco aumenta de forma proporcional à quantidade fumada e a quanto mais cedo na vida se começou a fumar.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.O número de protestantes tem aumentado cada dia mais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod