Ana içeriğe geç
Sözlük

arma ile cümle

arma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››All'uomo di Dio il re disse: «Vieni a casa con me per rinfrancarti; ti darò un regalo»
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Da sa kongen til den Guds mann: Kom hjem med mig og vederkveg dig og la mig få gi dig en gave!
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Då talade konungen till gudsmannen: »Kom hem med mig och vederkvick dig; sedan vill jag giva dig en gåva.»
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Derpå sagde Kongen til den Guds Mand: "Følg med mig hjem og vederkvæg dig, så vil jeg give dig en Gave!"
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Disse então o rei ao homem de Deus: Vem comigo a minha casa, e conforta-te, e dar-te-ei uma recompensa.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Entonces el rey dijo al hombre de Dios: --Ven conmigo a casa y come, y yo te daré un presente
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››És monda a király az Isten emberének: Jere haza velem és egyél ebédet, meg akarlak ajándékozni.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Împăratul a zis omului lui Dumnezeu: ,,Intră cu mine în casă, să iei ceva de mîncare, şi-ţi voi da un dar.``
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Kemudian raja berkata kepada nabi itu, "Mari makan di rumahku. Aku mau memberi hadiah kepadamu.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››왕이 하나님의 사람에게 이르되 나와 함께 집에가서 몸을 쉬라 내가 네게 예물을 주리라
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Potom hovoril kráľ mužovi Božiemu: Poď so mnou do domu a posilni sa pokrmom, a dám ti dar.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Tedaj ogovori kralj moža Božjega: Pojdi z mano domov in se pokrepčaj, in dam ti darilo.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Tedy řekl král muži Božímu: Poď se mnou domů a posilň se, a dámť dar.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Tedy rzekł król do męża Bożego: Pójdź ze mną do domu, abyś się posilił, a dam ci upominek.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Und der König redete mit dem Mann Gottes: Komm mit mir heim und labe dich, ich will dir ein Geschenk geben.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››И сказал царь человеку Божию: зайди со мною в дом и подкрепи себя пищею, и я дам тебе подарок.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Тогава царят каза на Божия човек: Дойди с мене у дома и обядвай, и ще ти дам подарък.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››וידבר המלך אל איש האלהים באה אתי הביתה וסעדה ואתנה לך מתת׃
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››ثم قال الملك لرجل الله ادخل معي الى البيت وتقوّت فاعطيك اجرة.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››王 對 神 人 說 、 請 你 同 我 回 去 喫 飯 、 加 添 心 力 、 我 也 必 給 你 賞 賜
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››王 對 神人 說 、 請 你 同 我 回去 喫飯 、 加添 心力 、 我 也 必給 你 賞賜
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››da skal du si: Din tjener Jakob; det er en gave han sender til min herre Esau, og snart kommer han selv efter.
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››대답하기를 주의 종 야곱의 것이요 자기 주 에서에게로 보내는 예물이오며 야곱도 우리 뒤에 있나이다 하라 하고
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››Řekneš: Jsem služebníka tvého Jákoba, a dar tento jest poslán pánu mému Ezau; a teď i sám jde za námi.
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››Vtedy povieš: Tvojho služobníkov, Jakobov. Je to dar, poslaný môjmu pánovi Ezavovi. A hľa, i sám ide za nami.
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››то скажи: раба твоего Иакова; это подарок, посланный господину моемуИсаву; вот, и сам он за нами.
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››ואמרת לעבדך ליעקב מנחה הוא שלוחה לאדני לעשו והנה גם הוא אחרינו׃
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››تقول لعبدك يعقوب. هو هدية مرسلة لسيدي عيسو. وها هو ايضا وراءنا.
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››你 就 說 、 是 你 僕 人 雅 各 的 、 是 送 給 我 主 以 掃 的 禮 物 、 他 自 己 也 在 我 們 後 邊
‹Kulun Yakupun› diyeceksin, ‹Efendisi Esava armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.› ››你 就 說 、 是 你 僕人 雅各 的 、 是 送給 我 主 以掃 的 禮物 、 他 自己 也 在 我 們後邊
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.A čo do Levitov. Achiáš bol nad pokladmi domu Božieho a pre poklady svätých vecí.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Av levittene hadde Akia opsyn over skattene i Guds hus og over de til Herren helligede ting.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.A z drugich Lewitów Achyjasz był nad skarbami domu Bożego, to jest nad skarbami rzeczy poświęconych.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Deres Brødre Leviterne, som havde Tilsyn med Guds Hus's Skatkamre og Skatkamrene til Helliggaverne:
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.E dos levitas, Aías tinha cargo dos tesouros da casa de Deus e dos tesouros das ofertas dedicadas.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.I leviti loro fratelli, addetti alla sorveglianza sui tesori del tempio e sui tesori delle cose consacrate
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Iz levitov pa je bil Ahija nad zakladi hiše Božje in nad zakladi posvečenih reči.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.레위 사람 중에 아히야는 하나님의 전 곳간과 성물 곳간을 맡았으며
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Leeviläisistä hoiti Ahia Jumalan temppelin aarrekammioita ja pyhien lahjojen aarteita.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Léviták közül: Ahija volt az Isten háza kincsének, és az [Istennek] szentelt kincsnek [fõgondviselõje.]
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Tito také Levítové: Achiáš byl nad poklady domu Božího, totiž nad poklady věcí posvátných.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Trong người Lê-vi có A-hi-gia quản lý khung-thành các vật thánh.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Trong người Lê-vi có A-hi-gia quản_lý khung - thành các vật thánh .
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Unul din Leviţi, Ahia, avea grija vistieriilor Casei lui Dumnezeu şi vistieriilor lucrurilor sfinte.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Von den Leviten aber war Ahia über die Schätze des Hauses Gottes und über die Schätze, die geheiligt wurden.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Και εκ των Λευιτων ο Αχια ητο επι τους θησαυρους του οικου του Θεου και επι τους θησαυρους των αφιερωματων.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.А от левитите Ахия бе над съкровищата на Божия дом и над съкровищата на посветените неща.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.Левиты же, братья их, смотрели за сокровищами дома Божия и за сокровищницами посвященных вещей.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.והלוים אחיה על אוצרות בית האלהים ולאצרות הקדשים׃
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.واما اللاويون فاخيا على خزائن بيت الله وعلى خزائن الاقداس.
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.利 未 子 孫 中 有 亞 希 雅 、 掌 管 神 殿 的 府 庫 、 和 聖 物 的 府 庫
Levili Ahiya Tanrının Tapınağının hazinelerinden ve Tanrıya adanmış armağanlardan sorumluydu.利未 子孫 中 有 亞希雅 、 掌管 神殿 的 府庫 、 和 聖物 的 府庫
LG: Evet, Armani. İşte böyle.네. 알마니입니다.
LG: Evet, Armani. İşte böyle.Хорошо, Армани.
LG: Evet, Armani. İşte böyle.גרין: כן, ארמאני. אוקיי.
LG: Evet, Armani. İşte böyle.ال جي : حسنا , ارماني. حسنا.
LG: Evet, Armani. İşte böyle.(拍手)
Makine yürüyüş ve kontrol için herhangi bir kargo veya hasar armaAluksi käveleminen kone ja etsit tahansa varustamon tai takila vahinkoa
Makine yürüyüş ve kontrol için herhangi bir kargo veya hasar armaBắt đầu bằng đi bộ xung quanh các máy tính và kiểm tra cho bất kỳ vận chuyển hoặc gian lận thiệt hại
Makine yürüyüş ve kontrol için herhangi bir kargo veya hasar armaComece andando em volta da máquina e verificação de qualquer transporte ou aparelhamento danos
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod