İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Wtórego dnia ofiarował Natanael, syn Suharów, książę z pokolenia Isascharowego.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Την δευτεραν ημεραν προσεφερεν ο Ναθαναηλ ο υιος του Σουαρ, ο αρχων της φυλης Ισσαχαρ
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Во второй день принес Нафанаил, сын Цуара, начальник колена Иссахарова;
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.На втория ден принесе Натанаил, Суаровият син, първенецът на Исахаровото племе ;
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.ביום השני הקריב נתנאל בן צוער נשיא יששכר׃
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.وفي اليوم الثاني قرّب نثنائيل بن صوغر رئيس يسّاكر
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.第 二 日 來 獻 的 是 以 薩 迦 子 孫 的 首 領 、 蘇 押 的 兒 子 拿 坦 業
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.第二 日 來獻 的 是 以 薩迦 子孫 的 首領 、 蘇押 的 兒子 拿 坦業
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.A druhá věc. Je to vtip, po němž skončím.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.A másik dolog. Ez egy kis anekdóta búcsúzóul.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.A teraz druga kwestia. To anegdota, na której zakończę.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Dan hal kedua. Ini adalah sebuah anekdot yang akan saya berikan kepada Anda.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Druga stvar je anekdota, s katero bom zaključila.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.E la seconda cosa. È un aneddoto che vi lascio.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.En dan het tweede ding. Het is een anekdote waar ik mee zal afsluiten.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Et la deuxième chose. C'est une anecdote sur laquelle je vous laisse.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.그리고 두번 째로 제가 여러분께 남기고 싶은 것은, 하나의 일화입니다.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Şi al doilea subiect. E o anecdotă pe care v-o împărtăşesc.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Und die zweite Sache. Das ist eine Anekdote, die ich Ihnen mitgeben möchte.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Y la segunda cosa. Es una anécdota que les dejo.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Και το δεύτερο είναι ένα ανέκδοτο με το οποίο θα σας αφήσω.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.И вторая вещь. Это случай, я расскажу вам напоследок.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.И второто нещо. Ще ви кажа една история.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.והדבר השני. זו אנקדוטה שאני אשאיר אתכם איתה.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.والشيء الآخر. هو حكاية سأترككم معها.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.皆さんにお伝えしたいある話です ダルフールで救援活動をしている
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Albowiem łaską jesteście zbawieni przez wiarę, i to nie jest z was, dar to Boży jest;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Căci prin har aţi fost mîntuiţi, prin credinţă. Şi aceasta nu vine dela voi; ci este darul lui Dumnezeu.
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Denn aus Gnade seid ihr selig geworden durch den Glauben, und das nicht aus euch: Gottes Gabe ist es,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.For av nåde er I frelst, ved tro, og det ikke av eder selv, det er Guds gave,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Kajti iz milosti ste rešeni po veri, in to ni iz vas, dar Božji je to;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.너희가 그 은혜를 인하여 믿음으로 말미암아 구원을 얻었나니 이것이 너희에게서 난 것이 아니요 하나님의 선물이라
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Lebo ste milosťou spasení skrze vieru, a to nie zo seba, je to dar Boží,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Mert kegyelembõl tartattatok meg, hit által; és ez nem tõletek van: Isten ajándéka ez;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Nebo milostí spaseni jste skrze víru, a to ne sami z sebe: darť jest to Boží,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Per questa grazia infatti siete salvi mediante la fede; e ciò non viene da voi, ma è dono di Dio
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Porque pela graça sois salvos, por meio da fé; e isto não vem de vós, é dom de Deus;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Porque por gracia sois salvos por medio de la fe; y esto no de vosotros, pues es don de Dios
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Sillä armosta te olette pelastetut uskon kautta, ette itsenne kautta - se on Jumalan lahja -
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Thi af Nåden ere I frelste ved Tro, og det ikke af eder selv, Guds er Gaven;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Ty av nåden ären I frälsta genom tro -- och det icke av eder själva, Guds gåva är det --
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Διοτι κατα χαριν εισθε σεσωσμενοι δια της πιστεως και τουτο δεν ειναι απο σας, Θεου το δωρον
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Благодатю бо ви спасені через віру; і се не од вас: се Божий дар;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Ибо благодатью вы спасены через веру, и сие не от вас, Божий дар:
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.и в едно тяло да примири и двата с Бога чрез кръста, като уби на него враждата.
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.כי בחסד נושעתם על ידי האמונה ולא מידכם היתה זאת כי מתת אלהים היא׃
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.لانكم بالنعمة مخلّصون بالايمان وذلك ليس منكم. هو عطية الله.
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.你 們 得 救 是 本 乎 恩 、 也 因 著 信 、 這 並 不 是 出 於 自 己 、 乃 是 神 所 賜 的
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.你 們 得救 是 本乎恩 、 也 因 著信 、 這並 不 是 出於 自己 、 乃是 神所賜的
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.A Bibliában Armageddon a végítélet napja.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.Alkitab menyebut hari ini kiamat, akhir dari segala sesuatu.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.Bibeln kallar denna dag "Harmagedon". Alltings ände.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.Bible nazývá tento den "armageddon"- konec všeho.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.Biblia numeşte ziua asta Armageddon, sfârşitul lumii.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.De Bijbel noemt deze dag Armageddon. Het einde van alles.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.'Die Bibel nennt dieses Ereignis 'Armageddon'. 'Das Ende aller Tage.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.La Biblia llama a este dia Armagedón... ...el fin de todas las cosas.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.Quello che la Bibbia chiama Armageddon. La ffine del mondo.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.Tätä päivää kutsutaan Raamatussa " Harmagedoniksi " . Se on kaiken loppu.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.Temu pravi Biblija Armagedon, konec vsega stvarstva.