Ana içeriğe geç
Sözlük

arma ile cümle

arma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Ei hän huoli mistään lunastusmaksusta, ei suostu, vaikka kuinka lahjaasi lisäät.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.han tar ikke imot bøter og lar sig ikke formilde, om du gir ham store gaver.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Ia tak bisa dibujuk dengan uang; hadiah sebanyak apa pun tak bisa meredakan kemarahannya
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Il n`a égard à aucune rançon, Et il est inflexible, quand même tu multiplierais les dons.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.ingen Bøde tager han god; store Tilbud rører ham ikke.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.아무 벌금도 돌아 보지 아니하며 많은 선물을 줄지라도 듣지 아니하리라
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.lösepenning aktar han alls icke på, och bryr sig ej om att du bjuder stora skänker.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Não aceitará resgate algum, nem se aplacará, ainda que multipliques os presentes.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Ne mara nobene odkupnine in ne sprejme, ponujaj še toliko darov.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Nem gondol semmi váltsággal, nem nyugszik meg rajta, még ha nagy sok ajándékot adsz is néki.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Neohlídá se na žádnou záplatu, aniž přijímá, by i množství darů dával.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Nepozrie na nijaké smierne ani nebude chcieť, keby si dával hneď i množstvo darov.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Người sẽ chẳng nhận giá đền tội nào hết, Mặc dầu con gia tăng của lễ, người cũng không đặng phỉ ý đâu.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Người sẽ chẳng nhận giá đền_tội nào hết , Mặc_dầu con gia_tăng của lễ , người cũng không đặng phỉ ý đâu .
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Nie będzie miał względu na żaden okup, ani przyjmie, chociażby mu najwięcej darów dawano.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.No aceptará ninguna restitución; ni consentirá, aunque sea grande tu soborno
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.non vorrà accettare alcun compenso, rifiuterà ogni dono, anche se grande
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.nu se uită la niciun preţ de răscumpărare, şi nu se lasă înduplecat nici chiar de cel mai mare dar.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.und sieht keine Person an, die da versöhne, und nimmt's nicht an, ob du viel schenken wolltest.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Van verzoening wil hij niet weten, wat je hem ook aanbiedt.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Δεν θελει δεχθη ουδεν λυτρον ουδε θελει εξιλεωθη, και αν πολλαπλασιασης τα δωρα.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.не примет никакого выкупа и не удовольствуется, сколько бы ты ни умножал даров.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.Не ще иска да знае за никакъв откуп, Нито ще се умилостиви, ако и да му дадеш много подаръци.
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.לא ישא פני כל כפר ולא יאבה כי תרבה שחד׃
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.لا ينظر الى فدية ما ولا يرضى ولو اكثرت الرشوة
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.甚 麼 贖 價 、 他 都 不 顧 . 你 雖 送 許 多 禮 物 、 他 也 不 肯 干 休
Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.甚 麼贖價 、 他 都 不 顧 . 你 雖送許 多 禮物 、 他 也 不 肯 干休
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, các anh sẽ không thể tin được... Nhưng chiếc Armadillo thứ 2 đã đến.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.'Houston! Das glaubt ihr nicht! 'Der zweite Armadillo ist gerade hier angekommen!'
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, det är otroligt! Den andra bältan har kommit!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houstone, nebudete tomu věřit. Objevil se druhý Pásovec.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, Kau takkan percayakan ini, Tapi Armadillo kedua tiba.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, não vão acreditar nisto. O Armadillo... o outro... acaba de chegar!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, ne boste verjeli. Drugi Armadillo je prispel.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, nie uwierzycie, znalazł się drugi "Pancernik".
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, no lo van a creer, pero el otro Armadillo ha llegado.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, non ci crederete. L 'altro Armadillo č appena arrivato!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, ongelooflijk. De andere Armadillo is hier.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, tämä on uskomatonta! Toinen Armadillo saapui!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Χιούστον, δεν θα το πιστέψετε, αλλά ήρθε το άλλο "Αρμαντίλο".
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Хюстън, няма да повярвате! Пристигна другото Армадило.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Хюстън, няма да повярвате! Пристигна другото Армадило.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.هيوستن لن تصدق هذا لكن المدرعة الثانية وصلت
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.A doua zi, şi -a adus darul Netaneel, fiul lui Ţuar, căpetenia lui Isahar.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Am zweiten Tage opferte Nathanael, der Sohn Zuars, der Fürst Isaschars.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Anden Dag bragte Netanel, Zuars Søn, Issakars Øverste, sin Offergave;
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Den annen dag kom Netanel, Suars sønn, Issakars høvding, med sin gave.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Drugi dan je daroval Netanel, sin Zuarjev, knez Isaharjev.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Druhého dňa obetoval Nataneel, syn Cuárov, knieža z pokolenia Izachárovho.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Druhého dne obětoval Natanael, syn Suar, kníže z pokolení Izachar.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.El segundo día presentó su ofrenda Natanael hijo de Zuar, jefe de Isacar
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Il secondo giorno, Netaneel, figlio di Suar, capo di Issacar, presentò l'offerta
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.제 이 일에는 잇사갈의 족장 수알의 아들 느다넬이 드렸으니
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Le second jour, Nethaneel, fils de Tsuar, prince d`Issacar, présenta son offrande.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Ngày thứ hai, Na-tha-na-ên, con trai của Xu-a, quan trưởng Y-sa-ca, dâng lễ vật mình.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Ngày thứ_hai , Na-tha-na-ên , con_trai của Xu - a , quan trưởng Y-sa-ca , dâng lễ_vật mình .
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.No segundo dia fez a sua oferta Netanel, filho de Zuar, príncipe de Issacar.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.På andra dagen förde Netanel, Suars son, hövdingen för Isaskar, fram sin gåva;
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.sodnapon vivé Néthanéel, Suárnak fia, Izsakhár [nemzetségének] fejedelme.
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.Toisena päivänä Netanel, Suuarin poika, Isaskarin ruhtinas, toi uhrilahjansa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod