Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, 1085 sf.Keuskupan tersebut adalah sebuah suffragan dari Keuskupan Agung Firenze. ^ 10.8500
Filmde küçük bir kız çocuğu; büyükannesine okuma gözlüğü olarak bir büyüteç armağan eder.Ông đã gửi phiên bản vẽ trong studio nhỏ hơn cho mẹ và em gái của mình như một món quà.
Geceye katılanlara, bir teşekkür plaketi armağan edildi.のイラストのタワレカードが1枚プレゼントされた。
Çevirmen Sezer Duru: Hayat Bize Bağışlanmış Bir Armağandır - Birgün Pazar, 29.9.2007.「荒くれKNIGHT~激闘編~」 2007年9月19日DVD発売。
Birbirlerine türlü armağanlar sunduktan sonra barış yapıp antlaşmalar imzaladılar.彼らは貢ぎ物と人質を差し出すことで、平和をあがなった。
Armağan nerede ise hiç şüphesiz olarak mavi kapı arkasında bulunmaktadır.當牠們保護地盤發出警示時就會轉變為藍色。
Armağan Erdem: (Tuba Erdem) Bursa'lıdır.天課(課,即法定施捨):捐獻作為義務稅項。
İkizler (Kudsal Döşlüoğlu-Armağan Döşlüoğlu)— İskender'in yanında çalışan ikiz kardeşler.雙胞胎女傭姊妹(双子のねえや) 在老婆婆身旁服侍工作的雙胞胎女性。
1948 İnönü Tiyatro Armağanı - Küçük Şehir oyunu ile.1988년 모나미 왕자파스 - 조금산와 함께 출연.
Saraya gidip tavşanı Efendisi Karabas Markisi’nin armağanı olarak krala sunar.그리고는 궁전으로 가서, 왕에게 그의 주인인 카라바스 후작으로부터의 선물이라 말하고 사냥물을 바친다.
Madonna, albümü sonradan "dünyanın tüm bakirelerine" armağan etmiştir.מדונה הקדישה את האלבום "לכל הבתולים ברחבי העולם".
1870'te Nietzsche, Trajik Düşüncenin Başlangıcının el yazmasını Cosima'ya doğum günü armağanı olarak verdi.בשנת 1870 נתן לקוזימה וגנר את כתב היד של "בראשית הרעיון הטראגי" כמתנת יום הולדת.
Adının anlamı "Sevgili Armağan" dır.פירוש שמו הוא "מתנת האל".
Oğlu Armağan Ekrem, ABD'de bulunduğu sırada dünyaya geldi.נכדו, רזא כורש עלי, חי כיום בארצות הברית.
Bir Rolling Stone söyleşisine göre, kocası kendisine armağan olarak bir arp hediye etmişti.לאור התרשמותו העמוקה מרבקה, נתן לה תכשיטים במתנה.
Biz de sporcuları ülkemize armağan edeceğiz.הם מעריצים את הספורטאים שלנו.
İncelenecek sorun şudur: "Armağanın mavi veya kırmızı kapılar arkasında bulunma olasılıkları nedir?"זאת ללא קשר אם אני יודע מה זה כחול או אדום).
Gömüt armağanlarına çoğunlukla rastlanmamaktadır.לרוב לא הורשתה קבורת הצלוב.
Madonna, albümü sonradan "dünyanın tüm bakirelerine" armağan etmiştir.Мадона посвещава този албум „на всички девици по света“.
Bu ad onun armağanıdır.Проектът ѝ е дарение.
Tabiat Başkurtistan topraklarına eşsiz bir güzellik armağan etmiştir.Природата е дарила Източните Родопи с необикновена красота.
Müjgân Cunbur Armağanı.Поздравления за новата ви работа.
Yıl Ödül Notlar 1967 İlhan İskender Armağanı Kanlı Nigâr oyunuyla 1972 9.Година Награда Бележки 1967 İlhan İskender Armağanı Kanlı Nigâr 1972 9.
Armağan nerede ise hiç şüphesiz olarak mavi kapı arkasında bulunmaktadır.Njegova (ili njezina) pozicija je iza obrane, a ispred vratara.
Hera ineği armağan olarak ister ve alır.No, Hera je prozrela prijevaru i zahtijevala junicu kao dar.
Armağan, 13 yıl boyunca dağıtıldı.Bio je podijeljen u 13 perioda po 20 dana.
Adının anlamı "Sevgili Armağan" dır.Njezino ime znači "Božji dar".
Tövbe ile birlikte Tanrı Reuben'i ödüllendirip soyundan Hoşea'yı ona armağan etmiştir.Kralj se začudio i hvalio Boga te je trojicu prijatelja nagradio.
At zaten özü itibarı ile ve kutlu bir varlık Tanrının bir armağanı olarak görülür.Ti si svoje tijelo darovao kao žrtvu živu, svetu Bogu ugodnu.
Ona en güzel armağanı da, çocuklar için yazdıkları getirmiştir.Ali najljepši poklon dala sam svom Gavri; njemu sam kupila svete slike.
Rusya'nın devlet armağanı 1996 yılında (matematik dalında).Je nositeľom štátnej ceny Ruskej federácie z roku 1996 (v odbore matematika).
Çevirmen Sezer Duru: Hayat Bize Bağışlanmış Bir Armağandır - Birgün Pazar, 29.9.2007.Pozemný hokej: D-divízia ME v Predanovci - Slováci víťazne . sport.sme.sk, 11.9.2007, .
Müjgân Cunbur Armağanı.Česť ich pamiatke!
Bunların altlarına, zengin gömüt armağanlarıyla ölüler gömülmüştür.Konji so bili pokopani skupaj z njihovo bogato opravo.
Ona en güzel armağanı da, çocuklar için yazdıkları getirmiştir.Na praznik so svojo najlepšo pisanico poklonile fantu in mu tako izkazale ljubezen.
Mezarların otuzunda çanak çömlek olarak gömüt armağanı yer almaktadır.Na grobišču talcev v Dragi je bil to tretji grob.
XVI. Louis ise elması karısı Marie Antoinette’e armağan etmişti..Kasneje ga je Ludvik XVI. poklonil Mariji Antoaneti.
Çevirmen Sezer Duru: Hayat Bize Bağışlanmış Bir Armağandır - Birgün Pazar, 29.9.2007.Katalog: Stalna razstava – Pokrajinski Muzej Murska Sobota, Murska Sobota, 1997.
Armağan Toper ile evlendi.Poročena je bila z Gašperjem Tičem.
At zaten özü itibarı ile ve kutlu bir varlık Tanrının bir armağanı olarak görülür.Iš pradžių daiktas pasirodo naudingas ir laikomas dievų dovana.
Hera ineği armağan olarak ister ve alır.Tačiau Hera perprato apgavystę ir pareikalavo jos kaip dovanos.
6 Ben İsrailliler arasından Levili kardeşlerinizi size bir armağan olarak seçtim.Gyvenant Eliziejui pasikeitė 6 Izraelio karaliai.
Hera ineği armağan olarak ister ve alır.Hera kahtlustas pettust ja küsis lehma kingituseks.
Sadece bir mezarda gömüt armağanı görülmüştür.Kalmistule on arvatavasti maetud ainult üks lahkunu.
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.아하스가 여호와의 전과 왕궁과 방백들의 집에서 재물을 취하여 앗수르 왕에게 주었으나 유익이 없었더라
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.כי חלק אחז את בית יהוה ואת בית המלך והשרים ויתן למלך אשור ולא לעזרה לו׃
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.لان آحاز اخذ قسما من بيت الرب ومن بيت الملك ومن الرؤساء واعطاه لملك اشور ولكنه لم يساعده.
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.亞 哈 斯 從 耶 和 華 殿 裡 和 王 宮 中 、 並 首 領 家 內 所 取 的 財 寶 給 了 亞 述 王 . 這 也 無 濟 於 事
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.亞哈斯從 耶和華 殿 裡和 王宮中 、 並首領家 內 所取 的 財寶給 了 亞述王.這 也 無濟 於事
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Am sechsten Tage der Fürst der Kinder Gad, Eljasaph, der Sohn Deguels.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.A şasea zi, căpetenia fiilor lui Gad, Eliasaf, fiul lui Deuel,
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Den sjette dag kom høvdingen for Gads barn, Eljasaf, De'uels sønn.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Dne šestého kníže synů Gád, Eliazaf, syn Duelův.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Dnia szóstego książę synów Gadowych Elijazaf, syn Duelów.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.El sexto día presentó su ofrenda Eliasaf hijo de Reuel, jefe de los hijos de Gad
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Hatodnapon a Gád fiainak fejedelme: Éliásáf, a Dehuél fia.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Il sesto giorno fu Eliasaf, figlio di Deuel, capo dei figli di Gad
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.제 육 일에는 갓 자손의 족장 드우엘의 아들 엘리아삽이 드렸으니
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Kuudentena päivänä Gaadin jälkeläisten ruhtinas Eljasaf, Deguelin poika:
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Le sixième jour, le prince des fils de Gad, Éliasaph, fils de Déuel,