Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Tout le peuple du pays devra prélever cette offrande pour le prince d`Israël.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Tutta la popolazione del paese sarà tenuta a questa offerta verso il principe d'Israele
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Všecken lid té země, i s knížetem Izraelským zavázán bude k té oběti zhůru pozdvižení.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Vse ljudstvo dežele naj se udeležuje tega podviga za kneza v Izraelu.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Wszystek lud tej ziemi obowiązany będzie do tej ofiary podnoszenia i z książęciem w Izraelu.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Πας ο λαος της γης θελει διδει ταυτην την υψουμενην προσφοραν εις τον αρχοντα εν τω Ισραηλ.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Весь народ земли обязывается делать сие приношение князю в Израиле.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Всичките люде от Израилевата земя нека дават тоя принос на княза в Израиля.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.כל העם הארץ יהיו אל התרומה הזאת לנשיא בישראל׃
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.وهذه التقدمة للرئيس في اسرائيل تكون على كل شعب الارض.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.此 地 的 民 、 都 要 奉 上 這 供 物 給 以 色 列 中 的 王
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.此地 的 民 、 都 要 奉上 這 供物 給以色列 中 的 王
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Dan kita mencapainya di tahun 70an dan 80an ketika wanita memasuki dunia kerja.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Dans les années 70 et 80, on a eu cette chance quand les femmes sont entrées sur le marché du travail.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.E abbiamo già ricevuto quel regalo negli anni '70 e '80 quando le donne sono entrate nella forza lavoro.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.En los años 70 y 80 tuvimos ese regalo cuando la mujer ingresó al mercado laboral.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Și am avut acest dar în anii '70 și '80, atunci când femeile au intrat în câmpul muncii.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Tak było w latach 70. i 80., gdy kobiety weszły na rynek pracy.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Tivemos esse dom nos anos 70 e 80, quando as mulheres entraram no mercado de trabalho.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.We kregen dat cadeau in de jaren 70 en 80 toen vrouwen buitenshuis gingen werken.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Και αυτό το βιώσαμε στη δεκαετία του ' 70 και ' 80 όταν οι γυναίκες εισήλθαν το εργατικό δυναμικό.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.И получихме този дар през 70те и 80те, когато жените се присъединиха към работната сила.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Мы получили этот дар в 70-х и 80-х годах, когда женщины стали так же учитываться в качестве рабочей силы.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Цей "подарунок" ми отримали ще у 70-80-ті роки, коли жінки вступили до лав робітників.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık여성이 노동 시장에 참여하기 시작하면서부터
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldıkVà ta cũng vẫn còn giữ món quà từ những năm 70, 80
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldıkוקיבלנו מתנה זו חזרה בשנות ה-70 וה-80
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldıkوحصلنا على تلك الهدية مرة أخرى في السبعينات والثمانينات
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık女性が労働し始めることで 起こりました
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Acum, iată cadoul lui Bernoulli.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Ahora bien, éste es el regalo de Bernoulli.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı. Doğrudan bir alıntı.Hier zie je het 'geschenk van Bernoulli' in zijn letterlijke vorm.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı. Doğrudan bir alıntı.이것이 베르누이의 선물입니다. 그대로 인용해보았는데요.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı. Doğrudan bir alıntı.Αυτό είναι το δώρο του Μπερνούλλι, επ'ακριβώς.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı. Doğrudan bir alıntı.אז בבקשה, הנה המתנה של ברנולי. זאת ציטטה ישירה.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı. Doğrudan bir alıntı.الآن، هذه هي هدية برنولي. هذا الإقتباس المباشر.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı. Doğrudan bir alıntı.ギリシャ語に見える?そう ギリシャ語です
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Ecco il regalo di Bernoulli.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Ez Bernoulli ajándéka.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Nun, hier ist Bernoullis Geschenk.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Nuvel, dette er Bernoullis gave.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Tak, toto je Bernoulliho dar.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Takže, toto je Bernoulliho dar.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Vâng, đây là món quà của Bernoulli.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Voici le cadeau de Bernoulli.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Итак, вот этот подарок Бернулли.
Ve işte, bu Bernoulli'nin armağanı.Това е подаръкът на Бернули.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Ca norii şi vîntul fără ploaie, aşa este un om care se laudă pe nedrept cu dărniciile lui. -
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Comme des nuages et du vent sans pluie, Ainsi est un homme se glorifiant à tort de ses libéralités.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Como nubes y vientos sin lluvia, así es el hombre que se jacta de un regalo que al fin no da
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.como nuvens e ventos que não trazem chuva, assim é o homem que se gaba de dádivas que não fez.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Człowiek, który się chlubi darem zmyślonym, jest jako wiatr i obłoki bez deszczu.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.int a] felhõ és szél, melyekben nincs esõ: [olyan] a férfiú, a ki kérkedik hamis ajándékkal.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Jako oblakové a vítr bez deště, tak člověk, kterýž se chlubí darem lživým.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Janji-janji yang tidak diwujudkan, bagaikan awan dan angin yang tidak menurunkan hujan
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Kẻ nào tự khoe khoang giả dối về lễ vật mình, Tợ như có mây có gió, mà không mưa.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Kẻ nào tự khoe_khoang giả_dối về lễ_vật mình , Tợ như có mây có gió , mà không mưa .
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.선물한다고 거짓 자랑하는 자는 비 없는 구름과 바람 같으니라
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Kuin pilvet ja tuuli, jotka eivät sadetta tuo, on mies, joka kerskuu lahjoilla, joita ei anna.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Nuvole e vento, ma senza pioggia, tale è l'uomo che si vanta di regali che non fa
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod