Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Królowie od morza i z wysep dary mu przyniosą; królowie Sebejscy i Sabejscy upominki oddadzą.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Les rois de Tarsis et des îles paieront des tributs, Les rois de Séba et de Saba offriront des présents.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Paguem-lhe tributo os reis de Társis e das ilhas; os reis de Sabá e de Seba ofereçam-lhe dons.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Tarsiin ja saarten kuninkaat tuovat lahjoja, Saban ja Seban kuninkaat veroa maksavat.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Tarsis és a szigetek királyai hozzanak ajándékot; Seba és Szeba királyai adománynyal járuljanak elé.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Царете на Тарсис и на островите ще донесат подаръци; Царете на Шева и на Сева ще поднесат дарове.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!מלכי תרשיש ואיים מנחה ישיבו מלכי שבא וסבא אשכר יקריבו׃
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!‎ملوك ترشيش والجزائر يرسلون تقدمة. ملوك شبا وسبإ يقدمون هدية‎.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!他 施 和 海 島 的 王 要 進 貢 . 示 巴 和 西 巴 的 王 要 獻 禮 物
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!他 施 和 海島 的 王要 進貢 . 示巴 和 西巴 的 王要獻 禮物
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikAbbiamo giocato con la tecnologia e la cultura, e le abbiamo perfezionate.
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikC'est ce que notre societe a fait jusqu"à present.
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikE isso é o que a humanidade tem vindo a fazer.
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikOlemme pelleilleet ympäriinsä, leikkineet teknologian lahjoillamme ja kultturillamme, sekä kehittäneet
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikRozrabialiśmy dookoła, bawiąc się naszymi darami technologii i kultury, rozwijając te dary.
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikSi asta este ceea ce a facut umanitatea pana acum.
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikVi har strulat omkring, lekt med våra teknologiska och kulturella gåvor och utvecklat
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikΠαίζουμε επιπόλαια με τα δώρα της τεχνολογίας και του πολιτισμού, και εξελίσσουμε αυτά τα δώρα.
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikИ точно това прави човечеството.
Teknoloji ve kültür armağanlarımızla oyuncak gibi oynayıp onları ve yeteneklerimizi geliştirdikこのギフトを発達させてきました。
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Am dritten Tage der Fürst der Kinder Sebulon, Eliab, der Sohn Helons.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.A treia zi, căpetenia fiilor lui Zabulon, Eliab, fiul lui Helon,
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Den tredje dag kom høvdingen for Sebulons barn, Eliab, Helons sønn.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Dne třetího kníže synů Zabulonových Eliab, syn Helonův.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.El tercer día presentó su ofrenda Eliab hijo de Helón, jefe de los hijos de Zabulón
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Harmadik napon a Zebulon fiainak fejedelme: Eliáb, Hélon fia.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Il terzo giorno fu Eliab, figlio di Chelon, capo dei figli di Zàbulon
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.제 삼일 에는 스불론 자손의 족장 헬론의 아들 엘리압이 드렸으니
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Kolmantena päivänä Sebulonin jälkeläisten ruhtinas Eliab, Heelonin poika:
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Le troisième jour, le prince des fils de Zabulon, Éliab, fils de Hélon,
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Ngày thứ ba, đến quan trưởng của con cháu Sa-bu-lôn, là Ê-li-áp, con trai của Hê-lôn.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Ngày thứ_ba , đến quan trưởng của con_cháu Sa-bu-lôn , là Ê - li-áp , con_trai của Hê-lôn .
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.No terceiro dia fez a sua oferta Eliabe, filho de Helom, príncipe dos filhos de Zebulom.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.På tredje dagen kom hövdingen för Sebulons barn, Eliab, Helons son;
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Tredje Dag kom Zebuloniternes Øverste, Eliab, Helons Søn;
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Tretieho dňa knieža synov Zabulonových, Eliáb, syn Chelonov.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Tretji dan Eliab, sin Helonov, knez sinov Zebulonovih.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Trzeciego dnia książę synów Zabulon Eliab, syn Helonów.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.Την τριτην ημεραν προσεφερεν ο αρχων των υιων Ζαβουλων, Ελιαβ ο υιος του Χαιλων
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.В третий день начальник сынов Завулоновых Елиав, сын Хелона;
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.На третия ден принесе първенецът на завулонците, Елиав, Хелоновият син.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.ביום השלישי נשיא לבני זבולן אליאב בן חלן׃
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.وفي اليوم الثالث رئيس بني زبولون أليآب بن حيلون.
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.第 三 日 來 獻 的 是 西 布 倫 子 孫 的 首 領 、 希 倫 的 兒 子 以 利 押
Üçüncü gün Zevulun oymağı önderi Helon oğlu Eliav armağanlarını sundu.第三 日 來獻 的 是 西 布倫子孫 的 首領 、 希倫 的 兒子 以利 押
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.A földnek egész népe köteles legyen erre az áldozatra a fejedelem részére Izráelben.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek."Alle Israëlieten zullen hun offers naar de koning brengen.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Alles Volk im Lande soll solches Hebopfer zum Fürsten in Israel bringen.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Allt folket i landet skall vara förpliktat till denna offergärd åt fursten i Israel.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Alt Folket i Landet skal give Fyrsten i Israel denne Offerydelse.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Alt folket i landet skal være skyldig til å yde denne offergave til fyrsten i Israel.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.A všetok ľud zeme bude zaviazaný kniežaťu v Izraelovi k tejto obeti pozdvihnutia.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Hết thảy dân trong xứ sẽ phải lấy trước lễ vật dâng ấy ra dâng cho vua trong Y-sơ-ra-ên.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Hết_thảy dân trong xứ sẽ phải lấy trước lễ_vật dâng ấy ra dâng cho vua trong Y-sơ-ra-ên .
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Kaikki maan kansa on velvoitettu tähän antiin Israelin ruhtinaalle.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.이 땅 모든 백성은 이 예물로 이스라엘 왕에게 드리고
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Seluruh penduduk negeri harus membawa persembahan-persembahan itu kepada penguasa yang memerintah di Israel
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Todo el pueblo de la tierra en Israel estará obligado a entregar esta ofrenda alzada al gobernante
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Todo o povo da terra fará esta contribuição ao príncipe de Israel.
Ülke halkı bu armağanları İsraildeki öndere verecek.Tot poporul din ţară va trebui să dea darul acesta de mîncare pentru domnitorul lui Israel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod