Sözle anlatılamayan armağanı için Tanrı'ya şükürler olsun!ותודה לאלהים על מתנתו העצומה מספר׃
Sözle anlatılamayan armağanı için Tanrı'ya şükürler olsun!فشكرا للّه على عطيته التي لا يعبّر عنها
Sözle anlatılamayan armağanı için Tanrı'ya şükürler olsun!感 謝 神 、 因 他 有 說 不 盡 的 恩 賜
Sözle anlatılamayan armağanı için Tanrı'ya şükürler olsun!感謝 神 、 因 他 有 說不盡 的 恩賜
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.(44:13) И дочь Тира с дарами, и богатейшие из народа будут умолять лице Твое.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.(45:13) Et, avec des présents, la fille de Tyr, Les plus riches du peuple rechercheront ta faveur.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.A filha de Tiro estará ali com presentes; os ricos do povo suplicarão o teu favor.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.al re piacerà la tua bellezza. Egli è il tuo Signore: pròstrati a lui
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.A zakocha się król w piękności twojej, albowiem on jest Panem twoim; przetoż kłaniaj się przed nim.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.A zatúži kráľ po tvojej kráse, lebo on je tvojím pánom, a klaňaj sa mu!
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Con gái Ty-rơ sẽ đem lễ vật đến, Và những người giàu sang hơn hết trong dân sẽ đến cầu ơn con.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Con_gái Ty-rơ sẽ đem lễ_vật đến , Và những người giàu_sang hơn hết trong dân sẽ đến cầu ơn con .
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Die Tochter Tyrus wird mit Geschenk dasein; die Reichen im Volk werden vor dir flehen.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.In hči tirska pride z darilom, bogatini izmed ljudstev bodo prosili blagovoljnosti tvoje.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.I zalíbí se králi tvá krása; onť jest zajisté Pán tvůj, protož skláněj se před ním.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.ja saakoon kuningas halun sinun kauneuteesi, sillä hän on sinun herrasi. Kumarra häntä.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.두로의 딸이 예물을 드리고 백성 중 부한 자도 네 은혜를 구하리로다
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Laat het verlangen van de koning naar u uitgaan; hij is uw meester; voeg u naar hem.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Las hijas de Tiro vienen con presentes, y los ricos del pueblo imploran tu favor
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.och må konungen få hava sin lust i din skönhet; ty han är din herre, och för honom skall du falla ned.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.og la kongen ha sin lyst i din skjønnhet! For han er din herre, og du skal falle ned for ham.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Penduduk Tirus membawa persembahan bagimu; orang kaya berusaha mengambil hatimu
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Şi fiica Tirului, şi cele mai bogate din popor vor umbla cu daruri ca să capete bunăvoinţa ta.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Szépségedet a király kivánja; hiszen urad õ, hódolj hát néki!
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Tyrus's Datter skal hylde dig med Gaver, Folkets Rigmænd bejle til din Yndest.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.Και η θυγατηρ της Τυρου θελει παρασταθη με δωρα το προσωπον σου θελουσιν ικετευσει οι πλουσιοι του λαου.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.И тирската дъщеря, даже и богатите измежду народа й. Ще търсят благоволението ти с подаръци.
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.ובת צר במנחה פניך יחלו עשירי עם׃
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.وبنت صور اغنى الشعوب تترضى وجهك بهدية
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.推 羅 的 民 、 〔 民 原 文 作 女 子 〕 必 來 送 禮 . 民 中 的 富 足 人 、 也 必 向 你 求 恩
Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek.推羅 的 民 、 〔 民 原文 作 女子 〕 必來送禮 . 民 中的 富足 人 、 也 必 向 你 求恩
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.al cărei slujitor am fost făcut eu, după darul harului lui Dumnezeu, dat mie prin lucrarea puterii Lui.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.do qual fui feito ministro, segundo o dom da graça de Deus, que me foi dada conforme a operação do seu poder.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.hvis Tjener jeg er bleven ifølge den Guds Nådes Gave, som blev given mig ved hans Magts Virkekraft.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.hvis tjener jeg er blitt efter den Guds nådes gave som er mig gitt ved virksomheten av hans makt.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.katerega služabnik sem postal po daru milosti Božje, podeljene mi po delovanju moči njegove.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.이 복음을 위하여 그의 능력이 역사하시는대로 내게 주신 하나님의 은혜의 선물을 따라 내가 일군이 되었노라
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.Kteréhož já učiněn jsem slouha z daru milosti Boží mně dané, podle působení moci jeho.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.ktorého som sa stal služobníkom podľa daru milosti Božej, ktorá mi je daná podľa pôsobenia jeho moci.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.Której stałem się sługą według daru łaski Bożej, która mi jest dana według skutku mocy jego.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.vars tjänare jag har blivit i följd av den Guds nåds gåva som blev mig given genom hans mäktiga kraft.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.которого служителем сделался я по дару благодати Божией, данной мне действием силы Его.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.котрому став я служителем по дару благодати Божої, даної менї по дїйству сили Його.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.от Когото носи името всеки род на небесата и на земята,
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.אשר הייתי לה למשרת במתנת חסד אלהים הנתונה לי כפי פעלת גבורתו׃
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.الذي صرت انا خادما له حسب موهبة نعمة الله المعطاة لي حسب فعل قوته.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.我 作 了 這 福 音 的 執 事 、 是 照 神 的 恩 賜 . 這 恩 賜 是 照 他 運 行 的 大 能 賜 給 我 的
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.我 作 了 這 福音 的 執事 、 是 照 神 的 恩賜.這恩賜 是 照 他 運行 的 大能 賜給 我的
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!(71:10) цари Фарсиса и островов поднесут ему дань; цари Аравии и Савы принесут дары;
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Các vua Ta-rê-si và những cù lao sẽ cống thuế cho người. Vua Sa-ba và vua Sê-ba sẽ cống lễ cho người.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Các vua Ta-rê-si và những cù_lao sẽ cống thuế cho người . Vua Sa - ba và vua Sê-ba sẽ cống_lễ cho người .
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Il re di Tarsis e delle isole porteranno offerte, i re degli Arabi e di Saba offriranno tributi
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Împăraţii Tarsisului şi ai ostroavelor vor plăti biruri, împăraţii Sebei şi Sabei vor aduce daruri.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!다시스와 섬의 왕들이 공세를 바치며 스바와 시바왕들이 예물을 드리리로다
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Kongene fra Tarsis og øene skal komme med gaver, kongene fra Sjeba og Seba frembære skatt.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Konger fra Tarsis og fjerne Strande frembærer Gaver, Sabas og Sebas Konger kommer med Skat;
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Konungarna från Tarsis och havsländerna hembäre skänker, konungarna av Saba och Seba bäre fram gåvor.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Kralji tarsiški in kralji z otokov mu bodo nosili dari, kralji iz Sabe in Sebe mu prineso davek.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Králové při moři a z ostrovů pocty mu přinesou, králové Šebejští a Sabejští dary obětovati budou.
Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun!Kráľovia Taršíša a ostrovov donesú pôcty; kráľovia zo Šéby a Sáby budú obetovať dary.