Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Og alle gaver, alt det som Israels barn helliger og kommer til presten med, skal høre ham til;
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Ogni tributo su tutte le cose consacrate che gli Israeliti offriranno, è del sacerdote, apparterrà a lui
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Phàm lễ vật chi biệt riêng ra thánh mà dân Y-sơ-ra-ên dâng cho thầy tế lễ, đều sẽ thuộc về người.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Phàm lễ_vật chi biệt riêng ra thánh mà dân Y-sơ-ra-ên dâng cho thầy tế_lễ , đều sẽ thuộc về người .
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Též všeliká obět všech věcí posvěcených od synů Izraelských, kterouž přinesou knězi, jemu se dostane.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Tudi vsak dar povzdignjenja od vseh svetih reči sinov Izraelovih, ki ga prineso duhovniku, bode njegov.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Всеки възвишаем принос от всичките осветени неща на израилтяните, който донасят на свещеника, нека бъде негов.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.и всякое возношение из всех святынь сынов Израилевых, которые они приносят к священнику, ему принадлежит,
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.וכל תרומה לכל קדשי בני ישראל אשר יקריבו לכהן לו יהיה׃
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.وكل رفيعة مع كل اقداس بني اسرائيل التي يقدمونها للكاهن تكون له.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.以 色 列 人 一 切 的 聖 物 中 、 所 奉 給 祭 司 的 舉 祭 、 都 要 歸 與 祭 司
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.以色列人 一切 的 聖 物中 、 所 奉 給 祭司 的 舉祭 、 都 要 歸與 祭司
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.이스라엘 자손에게 명하여 내게 예물을 가져오라 하고 무릇 즐거운 마음으로 내는 자에게서 내게 드리는 것을 너희는 받을지니라
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.«Ordina agli Israeliti che raccolgano per me un'offerta. La raccoglierete da chiunque sia generoso di cuore
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.Sage den Kindern Israel, daß sie mir ein Hebopfer geben; und nehmt dasselbe von jedermann, der es willig gibt.
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın."Suruhlah orang Israel membawa persembahan kepada-Ku. Siapa yang tergerak hatinya, harus membawa persembaha
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.דבר אל בני ישראל ויקחו לי תרומה מאת כל איש אשר ידבנו לבו תקחו את תרומתי׃
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.كلم بني اسرائيل ان يأخذوا لي تقدمة. من كل من يحثّه قلبه تأخذون تقدمتي.
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.你 告 訴 以 色 列 人 當 為 我 送 禮 物 來 、 凡 甘 心 樂 意 的 、 你 們 就 可 以 收 下 歸 我
‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.你 告訴 以色列人 當為 我 送禮物來 、 凡 甘心 樂意 的 、 你 們 就 可以 收下 歸我
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileA když víte, že jste dostali dar, tak pak je přirozenou reakcí vděčnost, touha darovat na oplátku.
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileÉs az ajándék gazdaságban nem igaz az, ami a pénz gazdaságunkban igen, hogy mindenki mindenkivel verseng.
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileI en gåvoekonomi är det inte sant, som det är i vår pengaekonomi, att alla befinner sig
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileW ekonomii daru jest inaczej niż w naszej gospodarce pieniężnej, w której każdy rywalizuje z każdym.
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileהרצון להחזיר משהו בתמורה.
Kendinizden daha büyük bir sebebe bağlanmak. İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.là đóng góp vào 1 mục đích to lớn hơn bản thân bạn và điều thứ 2,
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Folk som Kenneth Miller kunne kaldes en Guds gave til evolutions-lobbyen - (Latter)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Gente como Kenneth Miller podrían ser llamados "mensajeros de Dios" para el grupo de presión de la evolución.
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)케니스 밀러와 같은 사람을 진화론 진영에서는 신의 선물이라고 부를만 합니다. (웃음)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Lidé jako Kenneth Miller jsou jako dar z nebes pro evoluční lobby -- (Smích)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Ľudia ako Kenneth Miller by mohli byť označení ako bohom zoslaní pre evolučnú loby. (smiech)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Oameni ca Kenneth Miller pot fi considerați mană cerească de către lobbyul evoluționist -- (Râsete)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Orang seperti Kenneth Miller bisa dibilang 'utusan Tuhan' bagi kelompok lobi evolusi -- (Tawa)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Za take ljudi lahko rečemo, da so "poslani od boga" evolucijskemu lobiju-- (Smeh)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Άνθρωποι σαν τον Κέννεθ Μίλλερ θα μπορούσαν να χαρακτηριστούν Θεόσταλτοι για το λόμπυ της εξέλιξης -- [Γέλια]
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)Хора като Кенет Милър могат да бъдат наречени "дар от бога" на еволюционното лоби -- (смях)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)לאור העובדה שהוא נכתב ע"י נוצרי אדוק.
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)يمكن القول بأن أناس مثل كنيث ميلر عطية الله لمناصري نظرية التطور.. (ضحك)
Kenneth Miller gibi kişilerin Tanrı'nın evrim lobisine bir armağanı olduğunu söyleyebiliriz -- (Kahkahalar)(笑) なぜなら彼らは進化論が 実質的に無神論と同等だという指摘が
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››All'uomo di Dio il re disse: «Vieni a casa con me per rinfrancarti; ti darò un regalo»
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Da sa kongen til den Guds mann: Kom hjem med mig og vederkveg dig og la mig få gi dig en gave!
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Då talade konungen till gudsmannen: »Kom hem med mig och vederkvick dig; sedan vill jag giva dig en gåva.»
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Derpå sagde Kongen til den Guds Mand: "Følg med mig hjem og vederkvæg dig, så vil jeg give dig en Gave!"
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Disse então o rei ao homem de Deus: Vem comigo a minha casa, e conforta-te, e dar-te-ei uma recompensa.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Entonces el rey dijo al hombre de Dios: --Ven conmigo a casa y come, y yo te daré un presente
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››És monda a király az Isten emberének: Jere haza velem és egyél ebédet, meg akarlak ajándékozni.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Împăratul a zis omului lui Dumnezeu: ,,Intră cu mine în casă, să iei ceva de mîncare, şi-ţi voi da un dar.``
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Kemudian raja berkata kepada nabi itu, "Mari makan di rumahku. Aku mau memberi hadiah kepadamu.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››왕이 하나님의 사람에게 이르되 나와 함께 집에가서 몸을 쉬라 내가 네게 예물을 주리라
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Potom hovoril kráľ mužovi Božiemu: Poď so mnou do domu a posilni sa pokrmom, a dám ti dar.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Tedaj ogovori kralj moža Božjega: Pojdi z mano domov in se pokrepčaj, in dam ti darilo.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Tedy řekl král muži Božímu: Poď se mnou domů a posilň se, a dámť dar.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Tedy rzekł król do męża Bożego: Pójdź ze mną do domu, abyś się posilił, a dam ci upominek.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Und der König redete mit dem Mann Gottes: Komm mit mir heim und labe dich, ich will dir ein Geschenk geben.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››И сказал царь человеку Божию: зайди со мною в дом и подкрепи себя пищею, и я дам тебе подарок.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››Тогава царят каза на Божия човек: Дойди с мене у дома и обядвай, и ще ти дам подарък.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››וידבר המלך אל איש האלהים באה אתי הביתה וסעדה ואתנה לך מתת׃
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››ثم قال الملك لرجل الله ادخل معي الى البيت وتقوّت فاعطيك اجرة.
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››王 對 神 人 說 、 請 你 同 我 回 去 喫 飯 、 加 添 心 力 、 我 也 必 給 你 賞 賜
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››王 對 神人 說 、 請 你 同 我 回去 喫飯 、 加添 心力 、 我 也 必給 你 賞賜
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod