Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.ביום השני הקריב נתנאל בן צוער נשיא יששכר׃
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.وفي اليوم الثاني قرّب نثنائيل بن صوغر رئيس يسّاكر
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.第 二 日 來 獻 的 是 以 薩 迦 子 孫 的 首 領 、 蘇 押 的 兒 子 拿 坦 業
İkinci gün İssakar oymağı önderi Suar oğlu Netanel armağanlarını sundu.第二 日 來獻 的 是 以 薩迦 子孫 的 首領 、 蘇押 的 兒子 拿 坦業
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.A druhá věc. Je to vtip, po němž skončím.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.A másik dolog. Ez egy kis anekdóta búcsúzóul.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.A teraz druga kwestia. To anegdota, na której zakończę.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Dan hal kedua. Ini adalah sebuah anekdot yang akan saya berikan kepada Anda.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Druga stvar je anekdota, s katero bom zaključila.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.E la seconda cosa. È un aneddoto che vi lascio.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.En dan het tweede ding. Het is een anekdote waar ik mee zal afsluiten.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Et la deuxième chose. C'est une anecdote sur laquelle je vous laisse.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.그리고 두번 째로 제가 여러분께 남기고 싶은 것은, 하나의 일화입니다.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Şi al doilea subiect. E o anecdotă pe care v-o împărtăşesc.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Und die zweite Sache. Das ist eine Anekdote, die ich Ihnen mitgeben möchte.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Y la segunda cosa. Es una anécdota que les dejo.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.Και το δεύτερο είναι ένα ανέκδοτο με το οποίο θα σας αφήσω.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.И вторая вещь. Это случай, я расскажу вам напоследок.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.И второто нещо. Ще ви кажа една история.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.והדבר השני. זו אנקדוטה שאני אשאיר אתכם איתה.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.والشيء الآخر. هو حكاية سأترككم معها.
İkinci şey ise, bir anektod, size armağan edeceğim.皆さんにお伝えしたいある話です ダルフールで救援活動をしている
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Albowiem łaską jesteście zbawieni przez wiarę, i to nie jest z was, dar to Boży jest;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Căci prin har aţi fost mîntuiţi, prin credinţă. Şi aceasta nu vine dela voi; ci este darul lui Dumnezeu.
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Denn aus Gnade seid ihr selig geworden durch den Glauben, und das nicht aus euch: Gottes Gabe ist es,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.For av nåde er I frelst, ved tro, og det ikke av eder selv, det er Guds gave,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Kajti iz milosti ste rešeni po veri, in to ni iz vas, dar Božji je to;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.너희가 그 은혜를 인하여 믿음으로 말미암아 구원을 얻었나니 이것이 너희에게서 난 것이 아니요 하나님의 선물이라
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Lebo ste milosťou spasení skrze vieru, a to nie zo seba, je to dar Boží,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Mert kegyelembõl tartattatok meg, hit által; és ez nem tõletek van: Isten ajándéka ez;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Nebo milostí spaseni jste skrze víru, a to ne sami z sebe: darť jest to Boží,
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Per questa grazia infatti siete salvi mediante la fede; e ciò non viene da voi, ma è dono di Dio
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Porque pela graça sois salvos, por meio da fé; e isto não vem de vós, é dom de Deus;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Porque por gracia sois salvos por medio de la fe; y esto no de vosotros, pues es don de Dios
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Sillä armosta te olette pelastetut uskon kautta, ette itsenne kautta - se on Jumalan lahja -
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Thi af Nåden ere I frelste ved Tro, og det ikke af eder selv, Guds er Gaven;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Ty av nåden ären I frälsta genom tro -- och det icke av eder själva, Guds gåva är det --
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Διοτι κατα χαριν εισθε σεσωσμενοι δια της πιστεως και τουτο δεν ειναι απο σας, Θεου το δωρον
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Благодатю бо ви спасені через віру; і се не од вас: се Божий дар;
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.Ибо благодатью вы спасены через веру, и сие не от вас, Божий дар:
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.и в едно тяло да примири и двата с Бога чрез кръста, като уби на него враждата.
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.כי בחסד נושעתם על ידי האמונה ולא מידכם היתה זאת כי מתת אלהים היא׃
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.لانكم بالنعمة مخلّصون بالايمان وذلك ليس منكم. هو عطية الله.
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.你 們 得 救 是 本 乎 恩 、 也 因 著 信 、 這 並 不 是 出 於 自 己 、 乃 是 神 所 賜 的
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrının armağanıdır.你 們 得救 是 本乎恩 、 也 因 著信 、 這並 不 是 出於 自己 、 乃是 神所賜的
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'de사실 1738년에 네덜란드의 다니엘 베르누이라는 박식한 사람이
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'de1738年に世界はこの贈り物を授かりました
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'de Hollandalı bilge Daniel Bernoulli tarafından verildi.A zdá se, že svět již tento dar obdržel v roce 1738 od holandského pábitele Daniela Bernoulliho.
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'de Hollandalı bilge Daniel Bernoulli tarafından verildi.Det viser sig, faktisk, at verden fik denne gave i 1738 af en hollandsk polyhistor der hed Daniel Bernoulli.
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'de Hollandalı bilge Daniel Bernoulli tarafından verildi.Valójában a világ már 1738-ban megkapta ezt az ajándékot egy Daniel Bernoulli nevű holland polihisztortól.
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'de Hollandalı bilge Daniel Bernoulli tarafından verildi.Στην πραγματικότητα αυτό το δώρο δόθηκε στον κόσμο το έτος 1738 από τον Ολλανδό πολυμαθή Ντανιέλ Μπερνούλλι.
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'de Hollandalı bilge Daniel Bernoulli tarafından verildi.Оказва се, че този подарък ни е бил даден през 1738-а година от холандския математик Даниел Бернули.
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'deלמעשה, מסתבר שאכן קיבלנו את המתנה הזאת, ב-1738
İşin gerçeği, bu armağan dünyaya 1738'deوقد وضح، في الواقع، أن العالم قد مُنح هذه الهدية عام 1738
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Al Offerydelse, alle Helliggaver, som Israeliterne frembærer til Præsten, skal tilfalde ham.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Als het volk Israël een geschenk aan de HERE brengt, zal dat geschenk naar de priester gaan."
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Desgleichen soll alle Hebe von allem, was die Kinder Israel heiligen und dem Priester opfern, sein sein.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Izráel fiainak minden szent dolgaiból minden felmutatott áldozat azé a papé legyen, a kihez viszik azt.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.Ja jokainen anti, mikä hyvänsä israelilaisten papille tuomista pyhistä lahjoista, olkoon papin oma.
İsrail halkının kâhine sunduğu kutsal armağanların bağış kısımları kâhinin olacak.이스라엘 자손의 거제로 제사장에게 가져 오는 모든 성물은 그의 것이 될 것이라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod