Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.Entonces Jehovah dijo a Moisés: "Presentarán su ofrenda para la dedicación del altar, un dirigente cada día.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.i capi presentarono l'offerta uno per giorno, per la dedicazione dell'altare
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.여호와께서 모세에게 이르시기를 족장들은 하루 한 사람씩 단의 봉헌 예물을 드릴지니라 하셨더라
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.Tedaj reče GOSPOD Mojzesu: Naj prinese darilo svoje vsak knez v svoj dan za posvečenje oltarja.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.И Господ рече на Моисея: Нека принасят приносите си за освещаването на олтара по един първенец на ден.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.И сказал Господь Моисею: по одному начальнику в день пусть приносят приношение свое для освящения жертвенника.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.ויאמר יהוה אל משה נשיא אחד ליום נשיא אחד ליום יקריבו את קרבנם לחנכת המזבח׃
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.فقال الرب لموسى. رئيسا رئيسا في كل يوم يقربون قرابينهم لتدشين المذبح
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.耶 和 華 對 摩 西 說 、 眾 首 領 為 行 奉 獻 壇 的 禮 、 要 每 天 一 個 首 領 來 獻 供 物
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.耶和華 對 摩西說 、 眾首領為 行 奉獻壇 的 禮 、 要 每天 一 個 首領來獻 供物
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Albowiem pragnę was widzieć, abym wam mógł udzielić jakiego daru duchownego ku utwierdzeniu waszemu;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Căci doresc să vă văd, ca să vă dau vreun dar duhovnicesc pentru întărirea voastră,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Car je désire vous voir, pour vous communiquer quelque don spirituel, afin que vous soyez affermis,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Denn mich verlangt, euch zu sehen, auf daß ich euch mitteile etwas geistlicher Gabe, euch zu stärken;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Ho infatti un vivo desiderio di vedervi per comunicarvi qualche dono spirituale perché ne siate fortificati
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Ik verlang ernaar u te zien. Ik wil u zo graag iets geestelijks geven, iets waardoor u versterkt wordt.
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.내가 너희 보기를 심히 원하는 것은 무슨 신령한 은사를 너희에게 나눠 주어 너희를 견고케 하려함이니
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Lebo túžim vás vidieť, aby som vám mohol udeliť nejaký duchovný dar milosti, aby ste boli upevnení,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Mert kívánlak titeket látni, hogy valami lelki ajándékot közölhessek veletek a ti megerõsítésetekre,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Neboť velice žádám viděti vás, abych vám udělil částku nějakou milosti duchovní ku potvrzení vašemu,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Porque desejo muito ver-vos, para vos comunicar algum dom espiritual, a fim de que sejais fortalecidos;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Porque deseo veros para compartir con vosotros algún don espiritual a fin de que seáis afirmados
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Sillä minä ikävöitsen teitä nähdä, voidakseni antaa teille jonkun hengellisen lahjan, että te vahvistuisitte,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Thi jeg længes efter at se eder, for at jeg kunde meddele eder nogen åndelig Nådegave, for at I måtte styrkes,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Zakaj močno vas želim videti, da bi vam podelil kak duhovni dar v potrjenje vaše;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Διοτι επιποθω να σας ιδω, δια να σας μεταδωσω χαρισμα τι πνευματικον προς στηριξιν υμων,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Бажаю бо бачити вас, щоб передати вам даруваннє духовне дла утвердження вашого;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.ибо я весьма желаю увидеть вас, чтобы преподать вам некое дарование духовное к утверждению вашему,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Имам длъжност към гърци и към варвари, към учени и към неучени;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.כי נכסף נכספתי לראותכם ולחלק לכם אי זו מתת רוח למען תתחזקי׃
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.لاني مشتاق ان اراكم لكي امنحكم هبة روحية لثباتكم.
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.因 為 我 切 切 的 想 見 你 們 、 要 把 些 屬 靈 的 恩 賜 分 給 你 們 、 使 你 們 可 以 堅 固
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.因為 我 切切 的 想見 你 們 、 要 把 些屬靈 的 恩賜分給 你 們 、 使 你 們 可以 堅固
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Albowiem darów swoich i wezwania Bóg nie żałuje.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Bogu namreč ni žal milostnih darov in svojega klicanja.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Căci lui Dumnezeu nu -I pare rău de darurile şi de chemarea făcută.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Car Dieu ne se repent pas de ses dons et de son appel.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Darů zajisté svých a povolání Bůh nelituje.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.for sine nådegaver og sitt kall angrer Gud ikke på.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Gottes Gaben und Berufung können ihn nicht gereuen.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.하나님의 은사와 부르심에는 후회하심이 없느니라
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Lebo nijakým činom neželie Bôh darov svojej milosti a svojho povolania.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Mert megbánhatatlanok az Istennek ajándékai és az õ elhívása.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.perché i doni e la chiamata di Dio sono irrevocabili
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.porque los dones y el llamamiento de Dios son irrevocables
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Porque os dons e a vocação de Deus são irretratáveis.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Sillä ei Jumala armolahjojansa ja kutsumistansa kadu.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.thi Nådegaverne og sit Kald fortryder Gud ikke.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Ty sina nådegåvor och sin kallelse kan Gud icke ångra.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.vì các sự ban cho và sự kêu gọi của Ðức Chúa Trời chẳng hề đổi lại được bao giờ.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.vì các sự ban cho và sự kêu_gọi của Ðức_Chúa_Trời chẳng hề đổi lại được bao_giờ .
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Διοτι ανεπιδεκτα μεταμελειας ειναι τα χαρισματα και η προσκλησις του Θεου.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Бо в даруваннях і покликанню Бог не каєть ся.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.Ибо дары и призвание Божие непреложны.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.כי לא ינחם האלהים על מתנותיו ועל קריאתו׃
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.لان هبات الله ودعوته هي بلا ندامة.
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.因 為 神 的 恩 賜 和 選 召 、 是 沒 有 後 悔 的
Çünkü Tanrının armağanları ve çağrısı geri alınamaz.因 為神 的 恩賜 和 選召 、 是 沒有 後 悔 的
Deste sana armağanım şovdan sonra, buradaki ve şuradaki kuşkuculara gösterirsin -- incelesinler, tamam mı?Dam ci tę talię w prezencie, więc pozwól sceptykom ją obejrzeć. Przypomnij mi.
Deste sana armağanım şovdan sonra, buradaki ve şuradaki kuşkuculara gösterirsin -- incelesinler, tamam mı?Dit kaartspel krijg je na afloop, dan kunnen de sceptici het zelf controleren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod