Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Preto hovorí: Vystúpiac na výsosť zajal zajatie a dal ľuďom dary.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Protož dí Písmo: Vstoupiv na výsost, jaté vedl vězně, a dal dary lidem.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Sentähden on sanottu: "Hän astui ylös korkeuteen, hän otti vankeja saaliikseen, hän antoi lahjoja ihmisille".
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Vậy nên có chép rằng : Ngài đã lên nơi cao , dẫn muôn_vàn kẻ phu tù , Và ban các ơn cho loài_người .
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Vậy nên có chép rằng: Ngài đã lên nơi cao, dẫn muôn vàn kẻ phu tù, Và ban các ơn cho loài người.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Zato pravi: „Šel je v višavo, ujete pripeljal jetnike, dal je dari ljudem“.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Δια τουτο λεγει Αναβας εις υψος, ηχμαλωτευσεν αιχμαλωσιαν και εδωκε χαρισματα εις τους ανθρωπους.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Посему и сказано: восшед на высоту, пленил плен и дал дары человекам.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Тимже глаголе: Зійшовши на висоту, полонив єси полонь, і дав дари людям.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››על כן הוא אומר עלה למרום שבה שבי ויתן מתנות לאדם׃
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››لذلك يقول. اذ صعد الى العلاء سبى سبيا واعطى الناس عطايا.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››所 以 經 上 說 、 『 他 升 上 高 天 的 時 候 、 擄 掠 了 仇 敵 、 將 各 樣 的 恩 賜 賞 給 人 。
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››所以 經上說 、 『 他 升上 高天 的 時候 、 擄掠 了 仇敵 、 將 各 樣 的 恩賜賞給人 。
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Azoknak fele részébõl vegyétek, és adjad Eleázárnak, a papnak, felemelt áldozatul az Úrnak.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.da sua metade o tomareis, e o dareis a Eleazar, o sacerdote, para a oferta alçada do Senhor.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.det skal du tage af den Halvdel, som tilfalder dem, og give Præsten Eleazar det som Offerydelse til HERREN.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.곧 이를 그들의 절반에서 취하여 여호와의 거제로 제사장 엘르아살에게 주고
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Ota se heille tulevasta puoliskosta ja anna se pappi Eleasarille antina Herralle.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Să le luaţi din jumătatea cuvenită lor, şi să le dai preotului Eleazar ca un dar ridicat pentru Domnul.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Serahkanlah itu kepada Imam Eleazar sebagai persembahan khusus untuk Aku, TUHAN
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.to vzemite od njih polovice ter daj to Eleazarju duhovniku kot dar povzdignjenja za GOSPODA.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Von ihrer Hälfte sollst du es nehmen und dem Priester Eleasar geben zur Hebe dem HERRN.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Vous le prendrez sur leur moitié, et tu le donneras au sacrificateur Éléazar comme une offrande à l`Éternel.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Z ich polovice to vezmete, a dáš to Eleazárovi, kňazovi, obeť pozdvihnutia Hospodinovu.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Z jejich polovice to vezmete, a dáte Eleazarovi knězi obět vzhůru pozdvižení Hospodinu.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.απο του ημισεως αυτων θελετε λαβει και δωσει εις Ελεαζαρ τον ιερεα προσφοραν του Κυριου
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.возьми это из половины их и отдай Елеазару священнику в возношение Господу;
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.от тяхната половина да вземеш това и да го дадеш на свещеника Елеазара, като възвишаем принос Господу.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.ממחציתם תקחו ונתתה לאלעזר הכהן תרומת יהוה׃
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.من نصفهم تأخذونها وتعطونها لالعازار الكاهن رفيعة للرب.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.從 他 們 一 半 之 中 、 要 取 出 來 交 給 祭 司 以 利 亞 撒 、 作 為 耶 和 華 的 舉 祭
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.從他們一半 之中 、 要 取出 來交給 祭司 以利 亞撒 、 作為 耶和華 的 舉祭
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Am avut daruri mari și am renunțat la toate pentru bani și dumnezeu.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Dinero y Dios.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Dostali jsme veliké dary, ale všechny jsme je vyměnili za peníze a Boha.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Dostali sme veľké dary, ale všetky sme ich vymenili za peniaze a Boha.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Fejlődtünk. Csodás ajándékaink voltak és feladtuk mindet a pénzért és istenért.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Kita memiliki berkah yang luar biasa Dan kita melepaskannya secara sia - sia untuk Uang dan menyalahkan Tuhan
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Mieliśmy wielki dar i oddaliśmy to dla pieniędzy i Boga.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Nous avions de merveilleux atouts et nous les avons abandonnés pour l'argent et Dieu.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.We hadden enorme gaven gekregen en we hebben het allemaal opgegeven voor geld en god.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Wir hatten großartige Begabungen und wir haben alles aufgegeben für Geld und Gott.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Είχαμε μεγάλα δώρα και δώσαμε όλα για δύο το χρήμα και το θεό.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Нам сделан большой подарок с рождения. Деньги и бог.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.כסף ואלוהים.
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.لدينا مواهب عظيمة والتي نتخلى عنها في سبيل المال و الخالق
Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.いずれも手放しました 世界は遊園地の乗物のようです
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Ada bermacam-macam karunia dari Roh Allah, tetapi semuanya diberi oleh Roh yang satu
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Ahora bien, hay diversidad de dones; pero el Espíritu es el mismo
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.A kegyelmi ajándékokban pedig különbség van, de ugyanaz a Lélek.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Armolahjat ovat moninaiset, mutta Henki on sama;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.A różneć są dary, ale tenże Duch.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.A sú rôzne dary milosti, ale ten istý Duch.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.De bijzondere gaven zijn verschillend, maar ze worden gegeven door dezelfde Geest.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Der er Forskel på Nådegaver, men det er den samme Ånd;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Det er forskjell på nådegaver, men Ånden er den samme;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Es sind mancherlei Gaben; aber es ist ein Geist.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Il y a diversité de dons, mais le même Esprit;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.은사는 여러 가지나 성령은 같고
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Nådegåvorna äro mångahanda, men Anden är en och densamme.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod