Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Den, som første Dag bragte sin Offergave, var Nahasjon, Amminadabs Søn af Judas Stamme.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.El que presentó su ofrenda el primer día fue Najsón hijo de Aminadab, de la tribu de Judá
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Ensimmäisenä päivänä toi uhrilahjansa Nahson, Amminadabin poika, Juudan sukukunnasta.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.És vivé elsõ napon az õ áldozatát Naasson, az Amminádáb fia, Júda nemzetségébõl.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.I ofiarował pierwszego dnia dar swój Naason, syn Aminadabów z pokolenia Judy.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.제 일 일에 예물을 드린 자는 유다 지파 암미나답의 아들 나손이라
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Nahesson, de zoon van Amminadab, van de stam Juda, bracht zijn geschenk op de eerste dag.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Người dâng lễ vật mình ngày đầu, là Na-ha-sôn, con trai của A-mi-na-đáp, thuộc về chi phái Giu-đa.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Người dâng lễ_vật mình ngày đầu , là Na-ha-sôn , con_trai của A-mi-na-đáp , thuộc về chi_phái Giu-đa .
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Och den som på första dagen förde fram sin offergåva var Naheson, Amminadabs son, av Juda stam
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Og den som bar frem sin gave den første dag, var Nahson, Amminadabs sønn, høvdingen for Juda stamme.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.O que ofereceu a sua oferta no primeiro dia foi Nasom, filho de Aminadabe, da tribo de Judá.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Protož obětoval prvního dne dar svůj Názon, syn Aminadabův, z pokolení Judova.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Prvi dan je prinesel darilo svoje Nahson, sin Aminadabov, iz Judovega rodu.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Takým činom obetoval prvého dňa svoj obetný dar Názon, syn Amminadábov z pokolenia Júdovho.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Και ο προσφερων το δωρον αυτου την πρωτην ημεραν ητο Ναασσων ο υιος του Αμμιναδαβ, εκ της φυλης Ιουδα
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.В первый день принес приношение свое Наассон, сын Аминадавов, отколена Иудина;
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.И тоя, който принесе приноса си на първия ден, беше Наасон, Аминадавовият син, от Юдовото племе;
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.ויהי המקריב ביום הראשון את קרבנו נחשון בן עמינדב למטה יהודה׃
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.والذي قرّب قربانه في اليوم الاول نحشون بن عمّيناداب من سبط يهوذا.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.頭 一 日 獻 供 物 的 、 是 猶 大 支 派 的 亞 米 拿 達 的 兒 子 拿 順
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.頭 一 日 獻 供物 的 、 是 猶大 支派 的 亞米 拿達 的 兒子 拿順
Biz büyüdü. Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Nós temos grandes dons e desistimos deles, para outros homens, por dinheiro e Deus.
Biz büyüdü. Büyük armağanlarımız vardı ve bunların hepsini 2 şey için verdik; para ve tanrı.Имаме изключителни дарби и се отказахме от тях срещу пари и Бог.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.32:22 Also ging das Geschenk vor ihm her, aber er blieb dieselbe Nacht beim Heer
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Astfel darul a trecut înainte, iar el a rămas în tabără în noaptea aceea.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.A tak předšel dar před ním; on pak zůstal tu noc při houfu.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.A tedy išiel dar pred ním, a on nocoval tej noci v tábore.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Elõlméne tehát az ajándék; õ pedig azon éjjel a seregnél hála.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Foi, pois, o presente adiante dele; ele, porém, passou aquela noite no arraial.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.In šlo je tisto darilo pred njim; on pa je prenočil to noč v šatorišču.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Jacob hizo pasar el presente delante de sí, y él se quedó a pasar aquella noche en el campamento
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Jadi ia mengirimkan lebih dahulu persembahan itu, sedangkan ia sendiri bermalam di perkemahan
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.그 예물은 그의 앞서 행하고 그는 무리 가운데서 경야하다가
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Le présent passa devant lui; et il resta cette nuit-là dans le camp.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Niin lahja kulki hänen edellänsä, mutta itse hän jäi siksi yöksi leiriin.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Så drog de i forveien med gaven; men selv blev han i leiren den natt.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Så drog Gaven i Forvejen, medens han selv blev i Lejren om Natten.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Så kommo nu skänkerna före honom, medan han själv den natten stannade i lägret.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Vậy , lễ nầy đem đi trước , còn người , đêm đó ở lại trại .
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Vậy, lễ nầy đem đi trước, còn người, đêm đó ở lại trại.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Zo werd het vee vooruit gedreven en Jakob bleef die nacht in het kamp. Jakob krijgt een nieuwe naam
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.Το δωρον λοιπον επερασεν εμπροσθεν αυτου αυτος δε εμεινε την νυκτα εκεινην εν τω στρατοπεδω.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.И пошли дары пред ним, а он ту ночь ночевал в стане.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.И тъй, подаръкът мина пред него, но той остана през оная нощ в стана.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.ותעבר המנחה על פניו והוא לן בלילה ההוא במחנה׃
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.فاجتازت الهدية قدامه. واما هو فبات تلك الليلة في المحلّة
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.於 是 禮 物 先 過 去 了 . 那 夜 雅 各 在 隊 中 住 宿
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.於是 禮物 先過 去 了 . 那 夜 雅各 在 隊中 住宿
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››C`est pourquoi il est dit: Étant monté en haut, il a emmené des captifs, Et il a fait des dons aux hommes.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Därför heter det: »Han for upp i höjden, han tog fångar, han gav människorna gåvor.»
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››De aceea este zis: ,,S'a suit sus, a luat robia roabă, şi a dat daruri oamenilor.``
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Derfor hedder det: "Da han opfor til det høje, bortførte han Fanger og gav Menneskene Gaver."
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Derfor sier Skriften: Han fór op i det høie og bortførte fanger, han gav menneskene gaver.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Dlatego Pismo mówi: Wstąpiwszy na wysokość, wiódł pojmanych więźni i dał dary ludziom.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››그러므로 이르기를 그가 위로 올라가실 때에 사로잡힌 자를 사로잡고 사람들에게 선물을 주셨다 하였도다
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››okáért mondja az [Írás:] Fölmenvén a magasságba foglyokat vitt fogva, és adott ajándékokat az embereknek.
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Per questo sta scritto: ha distribuito doni agli uomini
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Por esto dice: Subiendo a lo alto, llevó cautiva la cautividad y dio dones a los hombres
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: ‹‹Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi.››Por isso foi dito: Subindo ao alto, levou cativo o cativeiro, e deu dons aos homens.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod