Aşık için hayat bir armağan, olası en büyük ödülüyle bir maceradır;La vie pour l'amoureux, c'est un cadeau une aventure avec une enjeu incommensurable
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.E considero il fatto che abbiano condiviso tutto questo un grande dono, un "ponte".
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.Es ist so eine erstaunliche Gabe, dass sie dies teilen wollen als Art der Brückenbildung.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.Et je trouve que c'est un cadeau tellement merveilleux qu'ils partagent ça, c'est une façon de se rapprocher.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.Het is zo'n prachtig cadeau dat ze dit willen delen, een manier om een brug te slaan.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.그리고 저는 그들이 이걸 서로 공유하는 게 정말이지 놀라운 선물이라고 생각합니다. 서로를 연결하는 하나의 방법으로 말이지요
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.Si cred ca este un adevarat cadou pentru ca impartasesc asta, ca un mod de a face o legatura.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.Wydaje mi się, że to niesamowity dar, że chcą się tym dzielić, to forma budowania pomostów.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.Y el hecho de que hayan compartido esto me parece un regalo maravilloso. Es como un vínculo.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.И я считаю, что их вклад достоин восхищения и то, что они делают, помогает наладить связь.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.ובעיני, זו מתנה כה נפלאה מצידם, כדרך של גישור.
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.و أنا أعتقد شخصيا إنه شيء عظيم ( هدية ) إنهم يشاركون في هذا , لبناء جسور من الثقة .
Bence bunu paylaşmaları, bir köprü kurma açısından müthiş bir armağan.すばらしい贈り物です このような意見の割れる話をすると 質問攻めにあいます
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.Ik heb hier een geschenk bij mij voor u en uw jonge mannen.
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.여종이 내 주에게 가져온 이 예물로 내 주를 좇는 이 소년들에게 주게 하시고
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.Lad nu Folkene, som følger min Herre, få denne Gave, som din Trælkvinde bringer min Herre.
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.Pero ahora, dése a los jóvenes que siguen a mi señor este regalo que tu sierva ha traído a mi señor
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.Terimalah bingkisan yang hamba bawa ini untuk Tuanku, dan anak buah Tuanku
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.Vậy bây giờ, nầy là lễ vật mà con đòi chúa đem đến dâng cho chúa, để phát cho các người đi theo sau.
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.Vậy bây_giờ , nầy là lễ_vật mà con_đòi chúa đem đến dâng cho chúa , để phát cho các người đi theo sau .
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.Вот эти дары, которые принесла раба твоя господину моему, чтобы дать их отрокам, служащим господину моему.
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.ועתה הברכה הזאת אשר הביא שפחתך לאדני ונתנה לנערים המתהלכים ברגלי אדני׃
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.والآن هذه البركة التي أتت بها جاريتك الى سيدي فلتعط للغلمان السائرين وراء سيدي.
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.如 今 求 你 將 婢 女 送 來 的 禮 物 、 給 跟 隨 你 的 僕 人
Ben kölenin efendime getirdiği bu armağan, seni izleyen adamlarına verilsin.如今 求 你 將 婢女 送來 的 禮物 、 給跟隨你 的 僕人
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.A cincea zi, capetenia fiilor lui Simeon, Şelumiel, fiul lui Ţurişadai,
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Am fünften Tage der Fürst der Kinder Simeon, Selumiel, der Sohn Zuri-Saddais.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Den femte dag kom høvdingen for Simeons barn, Selumiel, Surisaddais sønn.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Dne pátého kníže synů Simeonových, Salamiel, syn Surisaddai;
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Dnia piątego książę synów Symeonowych Selumijel, syn Surysaddajów.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.El quinto día presentó su ofrenda Selumiel hijo de Zurisadai, jefe de los hijos de Simeón
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Femte Dag kom Simenoiternes Øverste, Sjelumiel, Zurisjaddajs Søn;
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Il quinto giorno fu Selumiel, figlio di Surisaddai, capo dei figli di Simeone
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.제 오일 에는 시므온 자손의 족장 수리삿대의 아들 슬루미엘이 드렸으니
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Le cinquième jour, le prince des fils de Siméon, Schelumiel, fils de Tsurischaddaï,
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Ngày thứ năm, đến quan trưởng của con cháu Si-mê-ôn, là Sê-lu-mi-ên, con trai Xu-ri-ha-đai.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Ngày thứ_năm , đến quan trưởng của con_cháu Si-mê-ôn , là Sê-lu-mi-ên , con_trai Xu-ri-ha-đai .
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.No quinto dia fez a sua oferta Selumiel, filho de Zurisadai, príncipe dos filhos de Simeão.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Ötödnapon a Simeon fiainak fejedelme: Selúmiel, Surisaddai fia.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.På femte dagen kom hövdingen för Simeons barn, Selumiel, Surisaddais son;
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Peti dan knez sinov Simeonovih, Šelumiel, sin Zurišadajev.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Piateho dňa knieža synov Simeonových, Šelumiel, syn Cúrišaddajov.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Viidentenä päivänä Simeonin jälkeläisten ruhtinas Selumiel, Suurisaddain poika:
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.Την πεμπτην ημεραν προσεφερεν ο αρχων των υιων Συμεων, Σελουμιηλ ο υιος του Σουρισαδαι
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.В пятый день начальник сынов Симеоновых Шелумиил, сын Цуришаддая;
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.На петия ден принесе първенецът на симеонците, Селумиил, Сурисадаевият син.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.ביום החמישי נשיא לבני שמעון שלמיאל בן צורישדי׃
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.وفي اليوم الخامس رئيس بني شمعون شلوميئيل بن صوريشدّاي.
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.第 五 日 來 獻 的 是 西 緬 子 孫 的 首 領 蘇 利 沙 代 的 兒 子 示 路 蔑
Beşinci gün Şimon oymağı önderi Surişadday oğlu Şelumiel armağanlarını sundu.第五 日 來獻 的 是 西緬子孫 的 首領蘇 利沙代 的 兒子 示 路蔑
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.천부장과 백부장들이 여호와께 드린 거제의 금의 도합이 일만 육천 칠백 오십 세겔이니
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.Persembahan para perwira itu beratnya hampir dua ratus kilogram
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.ויהי כל זהב התרומה אשר הרימו ליהוה ששה עשר אלף שבע מאות וחמשים שקל מאת שרי האלפים ומאת שרי המאות׃
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.وكان كل ذهب الرفيعة التي رفعوها للرب ستة عشر الفا وسبع مئة وخمسين شاقلا من عند رؤساء الالوف ورؤساء المئات.
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.千 夫 長 、 百 夫 長 、 所 獻 給 耶 和 華 為 舉 祭 的 金 子 、 共 有 一 萬 六 千 七 百 五 十 舍 客 勒
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.千 夫 長 、 百夫長 、 所獻給 耶和華 為舉 祭 的 金子 、 共 有 一 萬 六千七百五十 舍 客勒
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Am ersten Tage opferte seine Gabe Nahesson, der Sohn Amminadabs, des Stammes Juda.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Cel ce şi -a adus darul în ziua întîi, a fost Nahşon, fiul lui Aminadab, din seminţia lui Iuda.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Celui qui présenta son offrande le premier jour fut Nachschon, fils d`Amminadab, de la tribu de Juda.
Birinci gün Yahuda oymağından Amminadav oğlu Nahşon armağanlarını sundu.Colui che presentò l'offerta il primo giorno fu Nacason, figlio di Amminadab, della tribù di Giuda