arkasında ile cümle

arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Finch bir ağacın arkasından Dillinger'ı takip etmeye devam eder.Ο Φάλσταφ δοκιμάζει να κρυφτεί πίσω από μια κουρτίνα.
Ricciardo’nun kaskının arkasında bir bal porsuğu resmi de var.Ο Ρικιάρντο έχει στο πίσω μέρος του κράνους του μια φωτογραφία ενός μυρμηγκοφάγου.
Orofarinks, yutağın ağız boşluğunun arkasında kalan kısmıdır.Ο φάρυγγας είναι το μέρος του λαιμού αμέσως πίσω από το στόμα.
1528 yılında Teresa henüz 15 yaşındayken annesi on çocuğunu arkasında bırakarak ölmüş.Το 1514, όταν ήταν μόλις δέκα ετών, η μητέρα του πέθανε.
Joe arkasında dul bir kadın ve bir kız çocuğu bıraktı; Mary Jo.Με τη σύζυγο του Ευαγγελία απέκτησε έναν γιο, τον Γεώργιο, και μία κόρη, τη Ρένα (σύζυγο Ιωάννη Μεϊμαράκη).
Hizmet bedava olacak, basılı kâğıtların arkasında kalın kırmızı harflerle reklamlar olacaktı.Είναι διακοσμημένος με ερυθρόμορφη αγγειογραφία με επιγραφές των ονομάτων.
Yaralılardan beş kişi arkasından vuruldu.Fem tilskadekomne var skudt i ryggen.
Ben onun arkasından gittim."Jeg sprang på ham bagfra.
Lady Gaga'nın fikri olan program, sanatçının hayatı ve müziğinin arkasındaki ilhamı konu alıyor.Programmet blev udtænkt af sangerinden Lady Gaga; det gennemgår Gagas liv og inspirationen bag hendes musik.
Arkasından ona dayanan bir de genç.Om Hans den yngres efterslægt
Potanın arkasında da oyun devam eder.Også bag fronten fortsætter kampen.
Quirrell türbanını çıkarır ve güçsüz durumdaki Voldemort'un kendi başının arkasında yaşadığını gösterir.Quirrell tager sin turban af, og afslører at Voldemort har boet i hans baghoved.
Arkasında pek çok yazılı eser bırakmıştır.Han har en stort forfatterskab bag sig.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Det var uklart, hvem der skulle efterfølge ham.
Eğer gerçekte armağan mavi kapı arkasında ise, sunucu yeşil kapıyı acacaktır.Bladranden er skarpt tandet, og mens oversiden er lysegrøn, er undersiden lyst blågrøn.
Arkasında beroj dağı vardır.I baggrunden anes et bjerglandskab.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Da manden rejser sig op for at gå bliver det chokerende afsløret, at Locke sidder i kørestol.
Hemen arkasından Danimarka, İsveç ve Norveç bu konudaki tarafsızlıklarını ilan ettiler.Danmark, Sverige og Norge erklærede sig alle neutrale i krigen.
Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır.Han tager en forældreløs pige til sig, der er blevet efterladt på dørtrinet.
Kadının hemen arkasında kırmızı perdeler vardır ve kapalı pencerelerden gökyüzü manzarası görünür.Bag hende ses delvist fratrukne røde gardiner og en overskyet himmel gennem et lukket vindue.
Bu duvarın arkasında Üyeler Holü yer almaktadır.Hvad gemmer der sig bag muren?
Çeşitli tiyatrolarda sahne önü ve arkasında çalıştı.Her medvirkede han flere gange både foran og bag scenen.
Arkasından biri ceketinin yakasını tuttu.1. ↑ På bagsiden af trøjen.
Lance Armstrong onun arkasından sadece 2 saniye sonra gelerek ikinci oldu.Mellem dem kom Lance Armstrong på andenpladsen.
Asıl amaç, Alman birliklerinin arkasından dolanıp imha etmekti.Hovedmålet er at ødelægge det tyske hovedkvarter.
Robin ise zaten onun yanında olduğunu hemen arkasından da kovulduğunu söyler.Han siger, at Robin snart møder op, men hun møder slet ikke op.
Hükümet yetkilileri olaylarda ölümlerin arkasındaki kişilerin idam edileceğini açıkladı.Beboere har fortalt, at de ansvarlige myndigheder har løjet for dem ved møderne.
Parlak bir yıldız ya da gezegen Ay'ın arkasından geçerse örtülür yani gözden kaybolur.Når en klar stjerne eller planet passerer bak månen, blir den okkultert eller skjult.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Videre presser han ham til (uriktig) å påta seg skylden for drapene i klosteret.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Det er uklart hvem som sto bak dette.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Han etterlater seg ikke mye, bare en koffert full av pengesedler.
Arkasında ise iki erkek ve iki kadın figürü vardır.Fra disse to har Han spredt utover menn og kvinner i hopetall.
Babası Kral Selman'ın tahtının arkasındaki güç olarak tanımlanmıştır.Han er blitt beskrevet som makten bak sin far, kong Salman.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Hva er det alt som gjemmer seg bak den! ...
Yaralılardan beş kişi arkasından vuruldu.Fem ble skutt i ryggen.
Uçak roketle vuruldu ve patlama yaşandı ve uçak arkasında siyah dumanlar bırakarak yere düştü.Den ble rammet av en rakett, det var en eksplosjon og flyet traff jorden og etterlot svart røyk.
Optik bölmeler her bir gözün arkasında bulunur ve görsel uyarıyı sağlar.De optiske lappene finnes bak hvert øye, og prosesserer visuell stimuli.
Onun öldüğü saldırının arkasında kim olduğu henüz belli olmuş değildir.(Det er ikke klart hvem som sto bak mordet.
Arkasında çok artık bırakır.Og ble svært langt bak.
Mutfaktan geçerek balo salonunun arkasındaki kiler bölümüne yol almak ister.Inngangen til Kjøkkenet går via bakgangen.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Når mannen reiser seg opp, ser vi at Locke sitter i en rullestol.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.De to bakerste bakkroppsleddene stikker ut bak dekkvingene.
Öldükten sonra arkasında eşini ve üç çocuğunu bıraktı.Der døde han dessverre, og etterlot seg kone og barn.
Arkasında İtalya, Galya, Hispania, Britanya, Afrika ve Moritanya'nın desteği vardı.Florianus hadde støtte i Italia, Gallia, Hispania, Britannia, Africa og Mauretania.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.Etter Hitlers selvmord brente Günsche hans lik i Rikskanselliets hage.
Onlara sorular soran Amil, cevapların arkasındaki yanıtları arar.Noen få sofister hevdet at de kunne finne svarene på alle spørsmål.
Dış taraftaki surat “Şizoid adam”a ait; arkasında ise “Crimson King” var.Ansiktet på yttersiden er den schizofrene mannen, og på innsiden King Crimson.
Bağlaçlar cümle öğelerinin önünde ya da arkasında yer alırlar.Hundekjøreren kan sitte på bak eller på midten.
1980 ve 1983 seçimlerinede katıldı ve hep Senghor'un halefi Diouf'un arkasında kaldı.Han stilte igjen i 1983, 1988 og 1993, og kom hver gang på andreplass, bak president Abdou Diouf.
Sonra annesi depoya gider ve kapı arkasından kapanır.De går ut av graven og døren låser seg bak de.
Ben onun arkasından gittim.Da ble han skutt bakfra.
Potanın arkasında da oyun devam eder.I nedre del går det fremdeles trikk.
Mısır Çarşısı, Eminönü'nde Yeni Camii'nin arkasında ve Çiçek Pazarı'nın yanındadır.Fru Frantzen, innehaver av kolonialen ved siden av blomsterhandleren.
Aynı yıl o arkasında ikinci sırada tamamladı ulusal şampiyonalarda, katılan Gianni Bugno .Her syklet han sammen med den dobbelte verdensmesteren Gianni Bugno.
Daha sonra yapılan incelemelerde saldırının arkasında Hizbullah örgütlenmesinin olduğu ortaya çıkmıştır.Ved en senere granskning konkluderte FN i sin rapport at angrepet var tilsiktet.
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.Dukkespillere: Marit Hulaas Stubberud og Kjell Smidsrød.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Her arbeidet han med film, såvel bak som foran kameraet.
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.Halen bæres ringlet, men ikke for hardt rullet over eller nær inntil ryggen.
Arkasından yazdığı Apogee senaryosu 500,000 Amerikan dolarına satılmıştır.Madisons portrett var på den amerikanske seddelen verdt $5000.
Kadınlar Tammuz'un arkasından yas tutar ve ağlarlar.De bygger reder og beskytter yngelen etter klekking.

İlgili Sayfalar