arkasında ile cümle
arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
10 adet koltuk aracın arkasında sağlı sollu uzanıyordu.Zadní vůz zůstal ležet na pravém boku.
Burası tepe arkasındadır.Leží na úpatí kopce Vrch.
Onlara sorular soran Amil, cevapların arkasındaki yanıtları arar.Potom Rena žádala, aby šli najít odpovědi na její otázky.
Ve ninenin eksik olan parmağının arkasındaki sır nedir?Která ruka má palec nahoře?
Arkasından vücudunda yaralar oluşur.Důvodem bylo poranění zad.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Většinou jde o horní podlaží nebo podkroví ve stavbě, přímo pod střechou.
387 yılında, Maximus Viktor'u Trier'de arkasında bırakarak II. Valentinianus'a karşı İtalya seferine çıktı.V roce 387 Maximus vtrhl do Itálie, odkud vypudil Valentiniana II.
Zaten artık arkasında onu destekleyen büyük bir kitle vardı.Na zádech měl nádržku s kapalinou, kterou rozprašoval.
Bu durumda da orucun arkasındaki amaç, zevk düşkünü ve bağımlısı olmamak ve zevki olağan hale getirmemektir.Aby člověka v novém roce nepotkalo nic zlého, je zvykem vyhýbat se hořkým a kyselým jídlům a pochutinám.
Robin ise zaten onun yanında olduğunu hemen arkasından da kovulduğunu söyler.Roza pozná, že je od něj a s pohrdáním mu jej vrací.
Winkies'in arkasında bulunan adamın çevresinde olanlara dikkat edin.Observați ce se afla în jurul omului din spatele localului Winkies.
Bu yüzden mutluyum ve sadece arkasında durabileceğim müzikler yapıyorum.Sunt fericită că pot continua să fac muzică la care pot sta în urmă.
Baudouin, arkasında 2 yaşında bir kız çocuğu ve hamile bir eş bıraktı.La plecare, Balduin a lăsat în urmă o fiică în vârstă de doi ani și o soție însărcinată.
Heine, eserlerinin arkasında yatan felsefe ile ilgili birçok röportaj da yapmıştır.Heine a oferit câteva interviuri, explicând filozofia ce se află în spatele creațiilor sale.
Ben onun arkasından gittim.Capul era în spatele lui.
Erişim tarihi: 8 Şubat 2018. ^ a b "Efrin'e saldıran çete gruplar ve arkasındaki güçler ?".Accesat în 29 ianuarie 2018. ^ a b c d „Efrin'e saldıran çete gruplar ve arkasındaki güçler ?” .
Çehov seyircilerin arasından ayrılarak son iki perdeyi sahne arkasında geçirdi.Cehov a părăsit publicul și a stat ultimele două acte în spatele scenei.
Bunun yerine yeni dişler ağzın arkasında çıkar ve eski dişleri ağzın önüne doğru iter.În schimb, dinții noi cresc în partea din spate a gurii și se mișcă înainte pentru a-i împinge pe cei vechi.
Reynolds, her zaman Lightman'ın yöntemlerine katılmasa da çoğunlukla onların arkasında durur.Reznolds nu este întotdeauna de acord cu metodele doctorului Lightman, dar îi poartă întotdeauna de grijă.
Elbisesi, arkasında yer alan bir yay ile pileli hâle geltirildi ve saçlarına bir bandaj takıldı.Rochia ei a devenit cutată cu o fundă la spate și ea purta o fundă în păr.
Ancak arkasından gelen Ziggler, ona superkick yaptı.Ziggler l-a numărat pe Miz după un «Superkick».
Oyun kamerası, oynanan karakterin gerisinden, omuz arkasından bakış açısını koruyor.Camera jucătorului o urmărește, din spate sau de peste umărul acesteia.
Burası tepe arkasındadır.Uite, pe dealul acela.
Bir okyanus bir denizin arkasında gidiyor" buyurmuşlardır.America se întindea " de la un ocean la altul".
1910 yılında gerçekleşen Arnavutluk İsyanı onu çok üzmüş ve arkasından gelecek kötü olayları sezmişti.Este afectat de revolta albaneză din 1910 și a presimțit ce urma să se întâmple.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Ce se petrece în spate?
Çünkü arkasından korkunç kâbus cinsi bir ejderha gelir.Acolo se afla un stejar, sub care s-a culcat după ce copacul s-a închinat înaintea lui.
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.Campanila este un turn înalt din cărămidă roșie și din piatră albă de Istria.
Bahçelerin orijinal dizaynı sarayın arkasındaki bir amfitiyatro merkezi üzerinde merkezde toplandı.Proiectul original al grădinilor centrate pe amfiteatru, în spatele la corps de logis ale palatului.
Ulaştırma emisyonları ABD üretiminin üçte birini yaklaşık katkıda arkasında yakın karbondioksit .După cel de-al Doilea Război Mondial, SUA deținea circa 3/4 din producția auto mondială.
Evi arkasında bırakınca bunların çözüleceğini düşündü ve evden ayrıldı.Când o găsește, află motivul pentru care aceasta a părăsit familia.
Canio Silvio'nun arkasından koşar ama yüzünü göremediği için kim olduğunu öğrenemez.Canio se aruncă furios asupra lui Silvio, dar acesta reușeste să dispară fără a putea fi recunoscut.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Picioarele posterioare au o lungime mai mare.
Türbelerle ilgili görüşlerin arkasındaki temel neden, insanların ölümden sonraki yaşamla ilgili inançlardır.Crezul geților în ceea ce privește nemurirea este următorul.
Arkasında Kara Orman bulunur.În spate se întinde pădurea.
Bu olayların arkasında doğaüstü güçler olduğu düşünülür.Trebuia să existe ceva în spatele acestor fenomene inexplicabile.
Bu yüzgeçler hem sırtta, hem anal yüzgecin arkasında bulunur.Uneori în spatele înotătoarei dorsale și anale sunt până la nouă pinule izolate.
Kadınlar Tammuz'un arkasından yas tutar ve ağlarlar.Cu amar, striga Fecioara și jelea.
Silahın dergi alanının arkasında bir stok ve ön parmak izi var.Arma are un stoc și o garnitură în spatele zonei revistei.
Kulağının arkasında bir kalem takılıdır.O țigară neaprinsă a fost găsită după o ureche.
Bombalamaları gerçekleştirenlerin arkasında kimlerin olduğu tartışma konusudur.Este dificil de apreciat care au fost rezultatele raidurilor de bombardament.
Özellikle garın arkasındaki oteller gurbetçilerin mekanıydı.Locuințele erau mai ales colibe de suprafațǎ.
1212 yılında, arkasında ondan Yolande (Isabella) isimli bir kız çocuğu bırakan karısını kaybetti.1212-ben elhunyt felesége, aki egy leányt (Izabella Jolán) hagyott maga után.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Nem mindenki állt mögé.
Ben onun arkasından gittim.Ő az arca mögött van.
2009'daki gösteriler Gaga'nın ışıklı bir labirentin arkasında belirmesiyle başladı.A 2009-es koncerteken Gaga egy hálószerű lézerfény mögött kezdte előadását.
Bunun arkasından Francois Truffaut'nun ölmeden önce yönettiği son filmi olan Vivement Dimanche!Ezt követően főszerepet játszott François Truffaut Végre Vasárnap! című krimijében.
Daha önce de bahsettiği bıçak tarafından arkasından vurulmuş.Ugyaninnen lopta azt a fegyvert, amelyet a későbbiekben használt.
Park, Kito'nun kuzeyinde Atahualpa Olimpiyat Stadı'nın arkasında yer alır.A park Quito északi városrészén az Atahualpa Olimpiai Stadion mögötti domboldalban található.
Direk santrafor değil, forvetin arkasında oynuyordu.Nem valóság, csak trükk trükk hátán.
Genel olarak, etiyoloji şeylerin niye olduğunun, olan şeylerin arkasındaki nedenlerin incelenmesidir.Általában véve az etiológia a folyamatok, cselekmények mögötti okokkal foglalkozik.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Később a folytatásban is szerepelt, de utána nem állt többé a kamerák elé egyetlen filmben sem.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.A fül mögött tapad.
Arkasında pek çok yazılı eser bırakmıştır.Elég sok szöveget hagyott ezzel az írással hátra.
Üçüncü azının arkasından gelen dördüncü ve beşinci azılar diğer bir süpernümerer diş şeklidir.Emellett a negyedik és ötödik ujjához egy-egy kisebb végső ujjperc tartozott.
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.Ennek a motornak az utóda az a Source Engine, amit a Half-Life 2 is használ.
Konstanza, arkasında Salerno sarayında kalmıştı.Campaniában, Salerno megyében fekszik.
Asıl amaç, Alman birliklerinin arkasından dolanıp imha etmekti.A feladat a német erők megsemmisítése volt.
Arkasındaki sarı fırça darbeleri güneşi andırır.A szivárványhoz hasonlóan a napnak háttal állva látható.
Onun arkasından Jarno Trulli, Ralf Schumacher, Antônio Pizzonia ve Jenson Button sıralanmıştır.A finnt Jarno Trulli, Ralf Schumacher, Antônio Pizzonia és Jenson Button követte a pontszerzők között.