Ana içeriğe geç
Sözlük

arkadaşlar ile cümle

arkadaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gördükleriniz, Pike Place Market'tekiler bizim arkadaşlarımız, (Alkışlar)So, these are our friends in Pike Place Market, the lab. (Applause)
Arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz -- ah, pardon.What the hell are you guys -- oh, sorry.
Arkadaşlar, oralarda mısınız?Um, guys, are you around...
Bugün için teşekkür ederim arkadaşlar.John Davies added David Stones to the Family. Thanks for today guys.
O zaman bütün arkadaşlarım "Belki ben de gidip bunu yapmalıyım" dedi.And then all of my friends said, "Maybe I should go do that, too."
Biliyorsunuz arkadaşlarına, "Çetede aldığım şu paraya bakın" diyecekti."Hey, look at all the money I got in the gang."
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.I've deserted my friend. My dad. And myself.
Yıllık toplantılarından önce bazı arkadaşlarıyla yemek yiyecekler.He's having dinner with some of them before the annual meeting
-Yarın görüşürüz, arkadaşlar. Neyin var senin böyle?Now what?
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .He wrote letters in which he bragged about his ability to beat his friends at dice games.
Neyse ki, Brazilyalı arkadaşlarım çoğu yardım etmek için hazırdı.And fortunately, my Brazilian friends were more than ready to help.
Ve Brezilyalı arkadaşlarımdan anladığım kadarıyla basmakalıp konuşan bir adam olduğudur.And what I understand from my Brazilian friends is that this guy is just a cliche machine.
Oksitosin size arkadaşlarınız ve ailenizle fiziksel temas kurmanız için zorlar.Oxytocin makes you crave physical contact with your friends and family.
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Compared to your regular friends, they are boring and dull, right?
Bu arkadaşlar bize söyleyebilir.These guys can tell us.
Buradaki öznel yükseklik -- bu arkadaşların değişik noktalarda gördüğünüz boyları.This is the subjective height -- the height you saw of these guys at various points.
Arkadaşlar, nefes alamıyorum!Guys, I can't breathe very well.
Mutlu çocuklar, mutlu aileler, mutlu iş arkadaşları.Happy kids, happy families, happy colleagues.
O çizgiye göre, eğer arkadaşlarınız obez ise, sizin obez olma riskiniz %45 daha fazladır.It says that, if your friends are obese, your risk of obesity is 45 percent higher.
Şişman arkadaşlarınızı suçlayın."Blame your fat friends." (Laughter)
"Arkadaşlarınız kilo mu alıyor?"Are your friends gaining weight?
Arkadaşlarınızın birbirini tanıyıp tanımadığı sadece onların değil sizin genlerinize de bağlıdır.Whether your friends know each other has not just to do with their genes, but with yours.
Arkadaşlarını sık sık bu aygıtlarla haylazca hileler yaparak şaşırtırdı.Keen on mischievous pranks, Franklin would often shock his friends with these machines.
Arkadaşlar, aile ve sermayaderler.Friends, family and financiers.
Orada 114 kişi vardı -- çoğunluğu aile ve arkadaşlar.There were 114 people there -- they were mostly my friends and family.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.This is what our teammates, we dream of at night.
Bütün arkadaşlarıma en sevdikleri TEDTalk'u altı kelime ile ifade etmelerini rica etmeye başladım.So I started asking all my friends, please take your favorite TED Talk and put that into six words.
Şimdi çok yakın arkadaşlarımda dahil... ...kim olursa olsun bunu kabul etmiyorum.Now I don't admit to that to anybody but my very close friends.
Aram, yeni arkadaşlar bulmak için bu derse katıldı.Aram joined it, trying to find new friends.
Bu yüzden, hayattaki en iyi arkadaşlarım kitaplarda okuduğum karakterlerdi.So my best friends in life were the characters I read about in books.
Bu karakterler benim arkadaşlarım oldu.And so these characters would become my friends.
Bunlar gerçekler, arkadaşlar.And these are facts, guys.
Ya da arkadaşlarınızın işyerleri -- daha geniş düşünüyoruzOr maybe the workplace of your friends -- here we're forward thinking.
Ancak o öyle düşünmüyordu ama iş arkadaşları müdahalede bulundular ve şöyle dediler:He did not think so, however, but his coworkers did an intervention and they said,
Ekip arkadaşlarım bu teknolojiyi üretti.And our team members developed this technology.
Bu kağıt parçasında Lakotalı arkadaşlarımdan ve ailemden öğrendiğim şekliyle tarih bulunmaktadır.On this piece of paper is the history the way I learned it from my Lakota friends and family.
Karavanda yaşamaktan, kanepemde arkadaşlarımla olmaya zıpladım ve tekrar yazmaya başladım.I alternated between living in a van and couch surfing with friends. And I started writing again.
Yalnızım, ama ıssız değil - en yakın arkadaşlarımı benimle beraber kalbimde taşıdığım sürece.I am alone, but not lonely, as long as I bring my best friends in here in my heart.
Veya evlerimiz, eğer çocuk aileleriyle veya arkadaşlarıyla evde eğitim görmek istiyorsa.Or at home, if that's what they choose, to be educated with their families or friends.
Yakın ailemiz iyi arkadaşlarımız, sakin bir mahallemiz vardı.We had close family, good friends, a quiet street.
Üyeliğinizi ailenizle, arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınızla paylaşabilir, kiraya verebilirsiniz.You can choose to shareshare to family, friends and associates.
Arkadaşlarının önerdiği her şeyi denedi.He tried everything his friends suggested.
Şimdi de arkadaşlarımı mı kaybetmem gerek?I need to lose my friends too now?
Gelin arkadaşlar.Come in please
Dün bazı arkadaşlara söylüyordum, değil mi?I was saying yesterday to some friends, no?
Hepsi arkadaşları ve akrabaları olmasına rağmen önemli değil.Even though it was all their relatives and friends, it didn't matter.
Onlar bizim takım arkadaşlarımızdı !They were our teammates!
O anda arkadaşlarımın ne düşündüğünü hatırlıyorum.And I remember looking at the guys thinking,
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.And so you have this question: what does this lead to issues like war crimes?
Sen ve senin üzgün arkadaşların bile tüküremez.You and your sorry lot aren't even worth spitting on.
O sadece arkadaşlarına yardım ediyordu.He was just helping his friends.
Süperman, Wonder Woman ve arkadaşları Cebbar, Nura, Cami gibi ikonlarla takım olacaklar.Superman, Wonder Woman and their colleagues will be teaming up with icons Jabbar, Noora,
Paris'te sadece çingene arkadaşları var.He only has gypsy friends in Paris.
Bu yüzden TED arkadaşlarımdan bazılarını kelimelerimi okumakla görevlendirmeye karar verdim.So I've decided to recruit some of my TED friends to read my words aloud for me.
Twitter arkadaşlarımdan biri sadece ayak parmaklarıyla yazabiliyor.One of my Twitter friends can type only with his toes.
Arkadaşların seni bekliyor.Your friends are waiting. Oh my.
Bu gördüğünğz ise bir yunusun kuyruğu arkadaşlar.That's a dolphin tail there, guys.
Burada arkadaşlarımla beraber yaptığım harici bir su kaynağını görüyorsunuz,Here is an outside water fountain that
Kardeşlerim, yoldaşlarım ve arkadaşlarım ben başka türlü konuşmak için buradayım.Brothers and Sisters, Comrades and Friends, I'm here to tell you differently.
- Arkadaşların,How lucky... your friends are....
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod