Savunan arkadaşlar ve üzerine titreyen bir kız kardeşti.It was advocating friends and a doting sister.
Onlar senin arkadaşların mı ?Are they your friends ?
Ama bu arkadaşlar gerçekten de annen olup olmadığımı, ablan olup olmadığımı sordular.But these friends asked me if I'm really your mom. They asked if I'm not really your older sister.
Gördüğün gibi arkadaşlarımla çalışıyorum ve anlamadığımız bir problem var.You see, I'm studying with my friends and there's a problem we don't understand.
Arkadaşların gitti mi?Your friends left?
Sınıf arkadaşlarının hepsi geldiHer whole class came over.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.I was on a training bike ride with my fellow teammates.
Yuksek okuldaki arkadaslarimdan Marie dedi ki, " Kim, olayi cozdum.One of my girlfriends in graduate school, Marie, said, "Kim, I figured it out.
Arkadaşlar, bir protein problememiz var.Well folks, we have a protein problem.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.They sat in silence through their trails, waving occasionally at family and friends.
Son örnek, DEC'teki arkadaşlarımızdan.The last example is from our friends at DEC.
Fermi, "Herkes nerede?" diye sordu ve iş arkadaşlarının verecek cevabı yoktu."Where is everybody?" asked Fermi, and his colleagues had no answer.
Son olarak sizlere, Princeton, New Jersey'deki takım arkadaşlarımı göstermek istiyorum.Finally, I wanted to show you this is my gang at Princeton, New Jersey.
Bu arkadaşlardan 12 tane var elimizde.We have 12 of these guys.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.She died alone in 1940 in the company of her books and her dear friends.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.A lot of them are actually pretty good.
Babamın Norveç'teki arkadaşlarından birinindi.It was one of daddy's buddies in Norway.
Ve etrafımdaki bütün arkadaşlarım, kız arkadaşlarının etkisinden kurtuldular.And all the friends around me, they got over their girlfriends.
Orada, değerli arkadaşlarım, ikinci defa doğdum, cennetin neresi olduğunu öğrendim.I learned where heaven is.
Ama sevgili arkadaşlarım, böyle bir şey olmayacak.But no such thing will happen, my dear friends.
İş buldu, hatta sınıf arkadaşları için iş ayarladı.She found a job, she scouted for jobs for her classmates and her friends.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.I thought that time had stood still for some reason and moved on for family and friends.
Arkadaşlar, daha cadılar bayramı bile gelmedi.Guys, it's not even holloween yet.
Harika arkadaşlarımız vardı ve dünyanın çeşitli harikalarını gördük,We had fantastic friends and we saw the wonders of the world,
Arkadaşlarımla bu konuyu konuştuğumda onlara almayacağımı söylüyorum. -And when I tell friends, I tell them I'm not going to buy.
Arkadaşlarımdan birinin başı dertte.One of my friends is in trouble.
Kosaku ve arkadaşların senin dönmeni umuyorlar.Kosaku and your friends are hoping you'll come back.
Ve hepsi gülüştüler ve arkadaşlarının sırtını sıvazladılar.And they all kind of laughed and they patted him on the back.
Arkadaslarimla birlikte barlarda vakit gecirdik.I had a wonderful life.
Ve benim bu ulkelerdeki arkadaslarim ariyorlardi.They texted me and I couldn't really recognize who it was.
Bize yardim eden arkadaslara deger.Well...the treatment was a struggle.
Bircok insan, arkadaslarla is yapmayin, sorun olur der.But it was worth it.
Ve sadece aile degil, soyledigim gibi ailem her zaman yanimdaydi ama ayrica arkadaslarim da.I'm an entrepreneur.
Bütün arkadaşlarım durmadan zamanın şifa olduğunu söylüyor.All my friends keep saying time's a healer,
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Instead of turning to friends or relatives, they looked to David's workplace.
Arkadaşlarıma bakarım ve kimin başaramayacağını bilirimI look at my comrades, and I know who won't make it.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.I always like to say some of my best friends are extroverts, including my beloved husband.
İyi birer fizikçi olduğunu düşündüğü tüm arkadaşlarına sordu.He asked all his friends that he thought were good physicists,
Arkadaşlarımıza nasıl meydan okumalıyız?How do we challenge our friends?
Arkadaşlarımızı nasıl desteklemeliyiz?How do we support our friends?
Çünkü arkadaşlarımın yaklaşık beşi,Do you have any recommendations?" Because about five of my friends were like,
Şöyle ki: Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Do you know that your friends have more friends than you do?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşı var.Your friends have more friends than you do, and this is known as the friendship paradox.
Diğer arkadaşların nerede, neden yanlız geldin?Hey, where are all your little friends and why did you come alone?
Bugün şu sorunun cevabını vereceğim. Merhaba arkadaşlar, karşınızda yeniden ben Max Tapper.So the more load you put on a muscle, the more it has to respond and get stronger to deal with it.
Kaydedip kaset hazırlamak ve arkadaşlarla paylaşmakta sorun yok.Taping and remixing and sharing with your friends is okay.
Sonsuza kadar Arkadaşlarını.Friends forever.
Bütün arkadaşlarım geliyor, tekme, asmak kadar. Bu serin.It's cool.
Bu, sadece tüm arkadaşlarımın ölmüş olması değil ve ... Merak etmeyin, ben buradayım.It is not that is just all my friends died, and you...
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.Sargent and those fellows pull--painting the soul of the sitter.
"Diyorum, biliyor musun, senin bu arkadaşlarının Jeeves, biliyorsun bir corker."I say, you know, that fellow of yours-- Jeeves, you know--is a corker.
Arkadaşlarının kendilerine teslim yoksa Temptations sahip büyük bir şehir kullanımı nedir?What's the use of a great city having temptations if fellows don't yield to them?
"Bu durumda ben arkadaşlarınızın tanışmak için memnun olacaktır.""In that case I shall be glad to make the acquaintance of your friends."
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.If this was marriage, I thought, I couldn't see why fellows were so frightened of it.
Arkadaşlar, bu hiç bir zaman gerçekleşmemişti, hapishanedeki herkesin çalışması.Friends, this has never happened, where everybody in the prison studies.
Arkadaşlar, bunun hakkında çok şey duyacaksınız.Friends, you will hear a lot about it.
Arkadaşlar, Claron McFadden ile tanışmış oldunuz.Folks, you've just met Claron McFadden.
İş arkadaşları onun becereksiz olduğunu düşünmediler.And his colleagues don't think of him as a crank.
Çalışma arkadaşları "Bu saçmalık" dediler,All his colleagues said, "This is outrageous.
Tamam arkadaşlar, orada mısınız?All right, guys, are you there?