Şey, burada olduğuna göre, arkadaşlarınla biraz vakit geçir.Well since you are here, spend some time with friends.
Bu arkadaşlar bir kaç milyon kere büyütülmüş halleri.These guys are blown up a couple million times.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.He had friends in high places who assured him that he was of great value to the economy.
Bu benim çalışmam değil, ama MIT'deki çok iyi arkadaşlarımın çalışmaları.So, this isn't my work, but it's work of good friends of mine at MlT.
Bunun hayatlarını mahvettiğini ve arkadaşlarının rahatsız ettiğini söylemiştim.So I told you that it ruins people's lives and that their friends bug them.
Diğer takımlar ise, takım arkadaşlarına harcayanlar.Other teams, we give them money to spend on their dodgeball teammates.
Biz buraya her gün geliriz, değil mi arkadaşlar?We come here everyday, don't we guys?
Arkadaşlar, arkadaşlar!!Guys, guys!!
Arkadaşlarınıza haber verin.We have...
Layma'nın arkadaşları arasında müslüman bir polis kadın da vardı.Among Leymah's friends was a policewoman who was Muslim.
Sonra arkadaşlarımı getirip, yerel amatörlere işlerin nasıl yapıldığını gösterecektik.Then I'd bring my friends, and we'd show local amateurs how it's done.
Henüz bilmiyorum, ama eminim Necmettin ve arkadaşları, zaten kafalarında planlamışlardır bile.Well I don't know yet, but I'm sure Najmuddin and his friends, they have it already in mind.
Ahmet tam burada arkadaşlarıyla futbol oynarken öldürüldü.He was killed right here while he was playing football with his friends.
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeEven yesterday, I had my friends visiting me at home and when they wanted to leave,
Arkadaşlarımız koşuşurken Hamid yerde yatıyordu.Hamid went to the ground while our other friends ran away.
İlkokuldan arkadaşları gelmişti.The pupils from his preparatory school arrived.
Şimdi sen ne düşünüyorsun? Hamid'in arkadaşları İsrail'den daha çok nefret etmez mi?Now, don't you think that Hamid's friends will hate the Israelis more and more?
Bu arkadaşlar sızıntının çevresinde ve içinde yüzmek zorundalar!These guys have to swim around through it.
Öyle görünüyordu ki, komşularımız ve arkadaşlarımız içinIt seemed that for our neighbors and friends,
Oh Ha Ni'nin arkadaşlarıyız.We are Oh Ha Ni's friends.
Araba müziğini arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.Automobile music, you can share with your friends.
Bay Yamana'nın arkadaşlarından biri tarafından yapılmıştı.It was sculpted by one of Mr. Yamana 's friends.
'Ben size arkadaşlarının diyordun her kelimeyi duydum.''I heard every word you fellows were saying.'
Arkadaşlarınla gelmeni söylemiştim.I told you to take a friend.
Arkadaşlarım beni sevmiyor.The boys call me faggot."
Şöyle demişti: "Arkadaşlarına iyi davran.She said, "Be good to your friends.
İlk kural : aile yok, sadece arkadaşlar.And the first one was no family, only friends.
Bu fotoğraf kızım ve arkadaşlarının birlikteyken birlikte olmayışlarının bir karesi.This is a recent shot of my daughter and her friends being together while not being together.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.A 50-year-old business man lamented to me that he feels he doesn't have colleagues anymore at work.
"Sonunda, arkadaşlarınızı, vücudunuzu, hayatınızı sevebilirsiniz." diyor.love your body, love your life, online and with avatars."
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.We spend an evening on the social network instead of going to the pub with friends.
Tüm arkadaşlarım gitmeleri gerektiğini çünkü hedef olduklarını söyledi.All my friends said, we are leaving because we are a target.
Bazı yakın arkadaşlarım mimar (Gülüşmeler) ve kesinlikle kulakları var.Some of my best friends are architects. (Laughter) And they definitely do have ears.
Koleksiyoncular, arkadaşlar, basın herkes "Güzel ama hayır, teşekkürler" dedi.The collectors, the friends, the press, everyone said, "Nice, but thank you."
Neyse, bu konuşmadan sonra arkadaşlarım ne diyecek bilemiyorum.Anyway, I don't know what my friends are going to say after this talk.
Bu resim gecen sene cekildi Bunlat benim mezuniyetimde sinif arkadaslarim, 1986These are members of my graduating class, 1986.
O arada mailime bakıp eski erkek arkadaşlarımı bulmaya çalışma.So don't go looking through my inbox, looking for any ex boyfriends.
Demek eski erkek arkadaşlar.Old boyfriends huh?
Benim arkadaşlarım onların arkadaşlarına ve diğerlerine bağlıMy friends are linked to their friends and so on and so forth.
Onlarla konuşun ve bunu arkadaşlarına anlatmalarını kolaylaştırın.Talk to them and make it easy for them to tell their friends.
Özellikle, bu olaylarda iki kişi daha vardı, bunlar kız ve erkek arkadaşlardı.In particular there were two others involved a boyfriend and a girlfriend.
Arkadaşlarımla aptallaşmaya gidiyorumI'm going dumb with all my friends
Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakarım?How will I face everyone?
Evlendiğini diğer arkadaşlarından gizlememelisin.You shouldn't keep it from your other friends.
Bana arkadaşlarına yardım etmek için geri gitmek istediğini söyledi.He told me that he wanted to go back to help his buddies.
Asında benim arkadaşlarımı çağırsalar onlar.... neyse anladınız ne demek istediğimi.If they call back any of my friends, they're not going to... Well, you see the story.
Arkadaşlarınızdan rastgele bir tanesini seçelim, örneğin bunun gibi.Let's pick a random one of your friends, like this one.
Ve küçük arkadaşlarımız için de habitat sağlıyorlar!And they provide habitats for our little friends!
Arkadaşlar, her şey güzel olacak�Guys, everything is gonna be alright. �
Yani arkadaşlarınızı ve arkadaşlarınızın arkadaşlarını da içerir.Sometimes we know the people in our network and sometimes we don't.
Seni ve uçakta yanında bulunan arkadaşlarını görüyorum.No, we're on the third -- Okay. Close call. Sorry about that.
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?It's like how can you not be inspired by those people -- your own coworkers?
Bu kimlikler ailenize uzaktır haliyle onları arkadaşlarınızda görüp keşfetmeniz gerekir.And I call them horizontal identities, because the peer group is the horizontal experience.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.So my husband is the biological father of two children with some lesbian friends in Minneapolis.
İnsanlar arkadaşlarının kendileriyle paylaştığı haberlerin keyfini çıkarmakla meşgul olacak.They're going to be too busy enjoying the stories that their friends have shared with them.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.I borrow my friends' children, so -- (Laughter) take all this advice with a grain of salt.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Our scientist colleagues are finding new patterns in the information.
Ve böylece telsizi dinlemek için arkadaşlarımla vardiyalı olarak çalışmaya başladık.And we did turns, who's going to listen to the radio scanners.
Bu Amy ve arkadaşlarını dünyada yayımlanmış en genç bilim insanları yapıyor.So this makes Amy and her friends the youngest published scientists in the world.
Ailem, arkadaşlarım, hiç tanımadığım insanlar...My family, my friends, complete strangers,