arkadaşlık ile cümle

arkadaşlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.Barndommens ønske om kammeratskab kan blive bedøvet gennem en historie af mislykkede sociale oplevelser.
Ve yepyeni bir arkadaşlık doğacaktır.Et unikt venskab påbegyndes.
Burada Edgar Degas'a arkadaşlık etti ve Fransız izlenimciler arasında yer alarak sergiler açtı.Her var hun ven med Edgar Degas, og hun udstillede sammen med impressionisterne.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Det var udover venskab for os.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.De havde kendt hinanden siden barndommen og forholdet udviklede sig til kærlighed.
Pazarlık sonuçlandı ve Gazi ile Boemondo arkadaşlık yemini ettiler.Det blev en aftale, og Ghazi og Bohemund svor hinanden venskab.
Holmboe'nin iki küçük kardeşi de Abel'le birlikte eğitim aldı; bu üçlü de aralarında arkadaşlık kurmuştu.To av Holmboes yngre brødre studerte sammen med Abel, og de tre stod også på vennskapelig fot.
Wollstonecraft Arden'e şöyle yazmıştır: "Arkadaşlık hakkında romantik fikirlere sahibim;...Wollstonecraft skrev til Jane at «Jeg har dannet romantiske forestillinger om vennskap...
Yirmili yaşlarının sonunda Johnson yaşamının geri kalanına şekil vermek için olan iki arkadaşlık kurdu.Da Johnson var i slutten av tyveårene fikk han to vennskap som skulle forme resten av hans liv.
Sevgi ve arkadaşlık konusunda fikirlerim biraz bireyci; ya ilk sırada olmalıyım ya da hiç görüşmeyelim."Jeg er noe ensidig i mine tanker om kjærlighet og vennskap; jeg må ha førsteplassen eller ingenting».
Pazarlık sonuçlandı ve Gazi ile Boemondo arkadaşlık yemini ettiler.Handelen ble inngått, og Ghazi og Bohemond utvekslet vennskapseder.
1998'de Armageddon filminde Bear rolünü oynadı ve Bruce Willis ile yakın arkadaşlık kurdu.I 1998 fikk Duncan en rolle i filmen Armageddon, der han ble kjent med Bruce Willis.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Han vil ikke tjene en slik øvrighet.
My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir My Little Pony: Equestria GirlsFilmen My Little Pony: Equestria Girls: Rainbow Rocks er en oppfølger.
Bu arkadaşlık 58'de Poppea Sabina adlı bir kadın tarafından sona erdirilecektir.Dette vennskapet kom til en brå slutt i 58 på grunn av Othos hustru, adelskvinnen Poppaea Sabina.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Det nære vennskap mellom de to fortsatte imidlertid inntil videre.
Bir köpek de ona arkadaşlık edecektir.Hunden egner seg som selskap for barn.
Bu olay, Lucas ve Haley'nin arasındaki arkadaşlıkta bazı gerginliklere neden olur.Dette utgjør noe av årsaken til spenningen mellom Ançar Dine og MNLA.
Hosenfeld çok sayıda Polonyalıyla arkadaşlık kurdu ve hatta dillerini öğrenmek için çaba gösterdi.Hosenfeld berteman dengan orang Polandia dan belajar bahasa mereka.
Daha sonra arkadaşlıkları hakkında yazdığı Genç Hitler adlı kitabını (1955) yayımladı.Ia kemudian menulis tentang persahabatan mereka dalam bukunya The Young Hitler I knew (1955).
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.Mereka berteman baik dan menjadi sahabat.
Bir gün kendisine arkadaşlık isteği gelir.Mungkinkah mereka suatu hari dapat memiliki budi?
Daha sonraki yıllarda ise izlenimciler olarak tanınacak bir grup ressamla arkadaşlık kurdu.Setahun kemudian ia hanya berteman dengan orang-orang yang dianggap aneh.
Buraya yeni gelmesine rağmen çabucak arkadaşlıklar edindi.Padahal, Vina telah menjalin hubungan dengan Baskoro.
Arkadaşlıklarımız devam ediyor.Persahabatan pun dimulai.
Bir köpek de ona arkadaşlık edecektir.Ia hanya mau jika anjingnya juga diperbolehkan ikut.
I. Şapur ayrıca bir Babilon hahamı olan Neherdea'lı Samuel'le arkadaşlık kurdu.Shapur I juga menjalin persahabatan dengan rabbi Babilonia yang bernama Shmuel.
Hosenfeld çok sayıda Polonyalıyla arkadaşlık kurdu ve hatta dillerini öğrenmek için çaba gösterdi.Hosenfeld đã làm bạn với vô số người Ba Lan, ông thậm chí còn cố gắng nỗ lực học tiếng của họ.
Neşeli karakterinden ötürü insana arkadaşlık eden bir köpek olarak da çok popülerdir.Bởi đặc tính vui nhộn, giống chó này cũng rất phổ biến với vai trò bầu bạn với người.
O ve kardeşi Katara, Ateş Lordu'nu yenmek üzere çıktığı yolculukta Aang'e arkadaşlık ederler.Cùng với em gái Katara, anh đồng hành cùng với Aang trong sứ mệnh của cậu là đánh bại Hỏa vương.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Từ đó, tình bạn giữa hai người nảy nở.
Arkadaşlıkla başlayan ilişki evliliğe kadar gitmiştir.Mối quan hệ của họ sâu đậm đến mức họ đã bàn tới một đám cưới.
Konusu arkadaşlıktır.テーマは友情。
Bir gün kendisine arkadaşlık isteği gelir.ある日、誠と友達になる。
ABD yardım için Tomodachi Operasyonu (Tomodachi: Japonca arkadaşlık) adlı bir operasyon düzenledi.CNNの報道によれば、アメリカ軍による日本に対する救援・支援作戦には「オペレーション・トモダチ」(Operation Tomodachi, 日本語に訳せば「友達作戦」)という名称が付けられている。
Arkadaşlıklarımız devam ediyor.友好関係は継続している。
Bu sırada Adolf Hitler ile yakın arkadaşlık kurdu.この時期から彼女は急速にアドルフ・ヒトラーに接近していく。
Shadow yaratıldığı anda Maria ile tez bir sürede arkadaşlık kurar.消滅後、魔石となってマリアと同化している。
Bir köpek de ona arkadaşlık edecektir.犬が眷属とされる。
Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır.熟愛 これは完璧な愛と考えられている。
Takımda arkadaşlık harika.速いチームメイトを持つことはいいこと。
1863'te ABD'ye gitti, James Russell Lowell ile arkadaşlık kurdu.アメリカ南北戦争に興味を持ち、奴隷解放を支持していたスティーヴンは1863年にアメリカに渡り、詩人のジェームズ・ラッセル・ローウェル(James Russell Lowell)などと親交を結んだ。
Şu anda arkadaşlıkları devam ediyor.現在も友情は続いている。
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.彼らはすぐに意気投合し、良い友人となった。
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.あんな男の妻にならなくてよかった。
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.望むのは友好関係のみだ。
Hosenfeld çok sayıda Polonyalıyla arkadaşlık kurdu ve hatta dillerini öğrenmek için çaba gösterdi.Hosenfeld结识了许多波兰人,甚至作出了努力学习他们的语言。
House'un Dr. James Wilson ile arkadaşlık ilişkisi Holmes'un Dr. John Watson ile ilişkisini anımsatmaktadır.豪斯和詹姆斯·威尔森医生的关系与福尔摩斯和知己约翰·华生的关系呼应。
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.你不會想跟另類的人交朋友吧。
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.之後和他和解並且成為他的好友。
Virginia bu arkadaşlıktan haberdardı; hatta arkadaşlıklarını teşvik etmiş dahi olabilir.弗吉尼亚意识到了两人之间存在情谊,她甚至可能促进过这段情谊。
Sanatçı aynı zamanda Amerikan başkanlarıyla da iyi arkadaşlıklar kurmuştu.不過,他與每一位美國總統均建立私人友誼。
Daha sonra arkadaşlıkları hakkında yazdığı Genç Hitler adlı kitabını (1955) yayımladı.1955年他出版了一本《我認識的青年希特勒》( The Young Hitler I knew)的書。
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.彼此的友誼並沒有很深。
Dersane döneminde Cem Garipoğlu ile tanıştı ve arkadaşlıkları başladı.比賽期間,四人體驗了體育精神的可貴,更開始了友誼。
Arkadaşlıklarımız devam ediyor.作諸法依止。
O sırada Thomas Jefferson ile kurduğu arkadaşlık yaşamında büyük etki yaptı.她先前曾经为丧妻的托马斯·杰斐逊扮演这个角色。
Dönemin önemli, ünlü isimleriyle arkadaşlık kurmuştur.우리는 영광된 이름을 가지고 영광된 미래를 가지리라.
My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir My Little Pony: Equestria Girls마이 리틀 포니: 우정은 마법의 파생작인 마이 리틀 포니: 이퀘스트리아 걸스의 후속작이다.
Bir köpek de ona arkadaşlık edecektir.강아지에게 친구를 잔뜩 만들어 준다.

İlgili Sayfalar