arkadaşlık ile cümle
arkadaşlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kubuntu, aynı zamanda Mizo dilinde "arkadaşlık ruhu", Kirundi dilinde ise özgür anlamına gelir .Av ren slump betyder även Kubuntu "vänlig själ" på Mizo, och "fri" (som i 'fri påfyllning') på Kirundi.
Daha sonrasında ise arkadaşlıkları yeniden başlayacaktır.Därefter börjar själva renoveringen.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Між хлопцями зароджується не просто дружба.
Picasso gibi ressamlarla da arkadaşlık etmiştir.Він був художником як і Пікассо.
Burada Ludwig van Beethoven ile yakın arkadaşlık kurdu.Товаришував із Людвігом ван Бетховеном.
Şu anda arkadaşlıkları devam ediyor.На даний момент підтримують дружні стосунки.
My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir My Little Pony: Equestria GirlsМультфільми із серії «Equestria Girls» є спін-офом мультсеріалу «Дружба — це диво» франшизи My Little Pony.
Maceradaki başlığı Arkadaşlık.Голова Товариства «Просвіта».
Bu aşk onları yakın arkadaşlıktan aşk rakiplerine dönüştürür.Він учить людей зробити з ворога любимого друга.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.Поступово їхні стосунки переростають з дружби в кохання.
İkili arasındaki arkadaşlık profesyonel ilişkiyi aştı.Pár si vzájemně vyhovoval v profesionální spolupráci.
Aynı yıl tanıştığı Andy Warhol ile arkadaşlık kurdu ve 1984-1986 yılları arasında birçok defa beraber çalıştı.Setkal se také s Andym Warholem, se kterým v letech 1984–1985 spolupracoval.
Konusu arkadaşlıktır.Existuje vůbec přátelství?
Kelkitli Aşık Serdari ile arkadaşlık etti.Běla s milencem osamí.
Franklin Liam ile arkadaşlık kurar ve onu şiire yönlendirir.S Lízou ji ukradnou a chtějí ji dát Lízině kamarádce.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Ony se s ní ale nechtějí přátelit.
İlişkiler arkadaşlık, romantik ya da ailevi olabilir.Rande může vyústit v přátelství, milenecký poměr nebo vážný vztah.
Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır.Tato témata se mísí s jakousi idealizací lásky.
Baba ve oğul arasında kısa sürede bir arkadaşlık kurulur.Mezi rodičem a dítětem tím vzniká odtažitý vztah.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Postupně se mezi nimi vyvine hlubší vztah než přátelství.
My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir ^ Amazon'daMicul meu ponei: Prietenia este magică
Clarke ve Alvarez uzun süreli arkadaşlık kurdular.Clarke și Alvarez au rămas mult timp prieteni.
İlişkisi bir yıl sonra bitti ve McQueen ve Forsyth yakın bir arkadaşlık sürdürdü.Relația celor doi s-a sfârșit un an mai târziu, dar designerul și Forsyth au rămas prieteni apropiați.
Basie, Jamie'ye "Jim" takma adını vererek bir arkadaşlık oluşturur.Ea se împrietenește cu Jamie, dându-i porecla "Jim".
Takımda arkadaşlık harika.Relațiile din cadrul formației erau excelente.
Kelkitli Aşık Serdari ile arkadaşlık etti.Ea a respins strict asocierea cu amante.
Kendisinden sonra gelen Başkan Jimmy Carter'la yakın bir arkadaşlık kurdu.A fost apropiat de Jimmy Carter, care i-a devenit un foarte bun prieten.
Orkut, 2004 yılında Orkut Büyükkökten tarafından Google bünyesinde kurulmuş sosyal bir arkadaşlık sitesi.Google are o rețea socială lansată în anul 2004 numită Orkut.
Ve yepyeni bir arkadaşlık doğacaktır.O nouă generație se impune.
Pazarlık sonuçlandı ve Gazi ile Boemondo arkadaşlık yemini ettiler.Târgul a fost încheiat în această din urmă formă, iar Ghazi și Bohemund au schimbat jurăminte de prietenie.
Tiyatro sahnesinden arkadaşlıkları olan Cazale ve Al Pacino üç filmde beraber oynamışlardır.Barátjával, Al Pacinóval 3 filmben és különböző színpadi szerepekben játszott együtt.
İlişkiler arkadaşlık, romantik ya da ailevi olabilir.Nagyon valószínűsíthető, hogy családi, rokoni vagy baráti viszony is állhat.
Kendisinden sonra gelen Başkan Jimmy Carter'la yakın bir arkadaşlık kurdu.Közelebbi barátságba talán Jimmy Carterrel került.
House'un Dr. James Wilson ile arkadaşlık ilişkisi Holmes'un Dr. John Watson ile ilişkisini anımsatmaktadır.House és Wilson kapcsolata is Holmes és dr.
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.Azonban ezután megbarátkoznak, és igen jó barátok lesznek.
Babası Michael, oğlunun Locke'la arkadaşlık etmesini istemez.Michael egyre kevésbé tűri meg Locke-ot fia társaságában.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.A sikertelen kapcsolatteremtési kísérletek miatt eltompulhat a gyermekkori vágy a társaságra.
Bu arkadaşlık sayesinde müzik bilgilerini geliştirdi.E barátság révén ismerkedett meg a musical világával.
Arkadaşlıkla başlayan ilişki evliliğe kadar gitmiştir.A romantikusnak induló házasság válással végződött.
Sonra Slytherin, kalede başkaları ile arkadaşlıklar kurmaya çalıştı.Nielsen végül más nők társaságában keresett vigaszt.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Kettejük barátsága ekkor mélyült el igazán.
Muhammed'e arkadaşlık etmiş olan Abdullah b.Megérkezik a Catherine-nek álcázott Mab.
Hosenfeld çok sayıda Polonyalıyla arkadaşlık kurdu ve hatta dillerini öğrenmek için çaba gösterdi.Hosenfeld ystävystyi monien puolalaisten kanssa, ja jopa yritti oppia heidän kielensä.
House'un Dr. James Wilson ile arkadaşlık ilişkisi Holmes'un Dr. John Watson ile ilişkisini anımsatmaktadır.Housen suhde James Wilsoniin on samankaltainen kuin Holmesin suhde tohtori Watsoniin.
Bir köpek de ona arkadaşlık edecektir.Koiran täytyy myös olla ystävällinen ihmisille.
Konusu arkadaşlıktır.Kerron sinulle ystävyydestä.
My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir My Little Pony: Equestria GirlsMy Little Pony Elokuva My Little Pony: Equestria Girls Viaplay.fi:ssa
Kuzeni Prens William ile aralarında çok sıkı bir arkadaşlık vardır.Hän on erittäin läheinen serkkunsa prinssi Williamin kanssa.
Gauguin, Camille Pissarro ile arkadaşlık kurar.Erityisen tärkeäksi muodostui ystävyys Camille Pissarron kanssa.
Baba ve oğul arasında kısa sürede bir arkadaşlık kurulur.Myöhemmin isän ja pojan välit paranivat.
My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir ^ Amazon'daMy Little Pony: Friendship is Magic) -sarjan kautta.
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.Myöhemmin heistä kuitenkin tuli ystäviä ja heidän välilleen muodostui romanssi.
Bu konu etrafında şeref, arkadaşlık, cesaret gibi temalar işlenir.Tässä tehtävässä punnitaan rohkeus, ystävyys ja luottamus.
Buraya yeni gelmesine rağmen çabucak arkadaşlıklar edindi.Με τον τελευταίο, μάλιστα, έγιναν φίλοι γρήγορα.
Bu arkadaşlık 58'de Poppea Sabina adlı bir kadın tarafından sona erdirilecektir.Αυτή η φιλία έλαβε τέλος το 58 λόγω της συζύγου του, της ευγενούς Ποππαίας Σαβίνας.
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.Από τότε έγιναν στενοί φίλοι και αλληλογραφούσαν μεταξύ τους.
Fakat, arkadaşlıkları bozulsun istemiyordur, pişmandır.Δεν ζητάει να ισοπεδώσει ο οικουμενισμός, ν' αποχρωματίσει.
Meg, daha sonra Jennifer adındaki bir kız ile arkadaşlık kurar.Ο Χάκ έχει σχέση με μία κοπέλα, τη Μέγκ.
Sevgi ve arkadaşlık konusunda fikirlerim biraz bireyci; ya ilk sırada olmalıyım ya da hiç görüşmeyelim."Jeg er noget ensidig i mine tanker om kærlighed og venskab; jeg må have førstepladsen eller ingenting."
Wollstonecraft Arden'e şöyle yazmıştır: "Arkadaşlık hakkında romantik fikirlere sahibim;...Wollstonecraft skrev til Jane at "Jeg har dannet romantiske forestillinger om venskab...