ardına ile cümle
ardına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra geridekileri de onların ardına takarız.So shall We make the later ones to follow them.
Firavun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler.But they pursued them at sunrise.
Ve ondan ışık aldığı, ardına düşüp seyrettiği zaman aya.And the moon as she follows in his wake,
Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden birtakım velilerin ardına düşmeyin.Follow what has been revealed to you by your Lord, and do not follow any other lord apart from Him.
Zulme sapanlar ise içine gömüldükleri servet şımarıklığının ardına düşüp suçlular haline geldiler.Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme!Do not follow that of which you have no knowledge.
İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının ardına düşmüşlerdir.They are those whose hearts have been sealed by God, and they follow their own lusts.
Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme.Do not follow that of which you have no knowledge.
Derken (Firavun ve adamları) gün doğumunda onların ardına düştüler.But they pursued them at sunrise.
Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.So shall We make the later ones to follow them.
Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme!Do not follow that of which you have no knowledge.
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.But they pursued them at sunrise.
"Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?"They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"
Sonra gidenleri de onların ardına takarız.So shall We make the later ones to follow them.
Onu bir yılan gibi titreşir görünce, ardına bile bakmadan dönüp kaçtı.When he saw it wriggling like a serpent, he turned about and fled without turning.
İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.They are those whose hearts have been sealed by God, and they follow their own lusts.
Nihayet Güneş perde ardına çekildi.(To be used in holy war.)
Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.They do not follow anything except assumption, and they only make guesses.
O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur. O, hesabı çabuk görendir.God judges; none repels His judgment; He is swift at the reckoning.
Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler.and they follow what the Satans recited over Solomon's kingdom.
Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar.But they disregarded it behind their backs, and exchanged it for a small price.
O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur.God judges; and nothing can hold back His judgment.
Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır).And We pursued them in this world with a curse.
Kim şeytanın ardına takılırsa, bilsin ki, o, hayasızlığı ve fenalığı emreder.Whoever follows Satan’s footsteps—he advocates obscenity and immorality.
Kendilerine iletilen mesajı unuttuklarında kendilerine her şeyin kapısını ardına kadar açtık.Then, when they disregarded what they were reminded of, We opened for them the gates of all things.
(O halde) Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar!Those who follow aught instead of Allah follow not (His) partners.
Sizden hiç kimse, sakın dönüp de ardına bakmasın, istenen yere gidin."Let none of you turn round, but go whither ye are commanded.
Bakıyoruz sana, ayak takımımızın basit görüşlü insanlarından başkası ardına düşmüyor.We do not see that anyone follows you but the lowliest of us, those of immature judgement.
Birbiri ardına yapılan seçimler ülkede devam eden siyasi krize çözüm getirmedi.Successive elections have failed to resolve the country's ongoing political crisis.
Sözde suçlular milletvekili dokunulmazlığı ardına saklanıyor. [Reuters]Alleged criminals have hidden behind parliamentary immunity. [Reuters]
Birbiri ardına istifa ettiler.One after another, they resigned.
Son aylarda, birbiri ardına gelen Rus heyetleri sık sık Belgrad'ı ziyaret ettiler.In past months, successive Russian delegations increased the frequency of their visits to Belgrade.
Bölümler ne kadar sürüş süresinin kaldığını göstermek için birbiri ardına söner.The segments are extinguished one after the other to indicate how much driving time is left.
Böylece şehirleri birbiri ardına yok ederek sonunda Ajmer'e ulaştık.Thus, destroying one city after another, we finally reached Ajmer.
Bu tür işlevlerin bileşimi, prosedürlerin birbiri ardına yürütülmesine karşılık gelir.Composition of such functions corresponds to running the procedures one after the other.
(Kur'an, Hucurat/12) "Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme.So folge ihm und folge nicht den Neigungen derer, die nicht Bescheid wissen.“ Adel Theodor Khoury: Der Koran.
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.Derjenige, dessen Knochenstück nach dem Bruch das größere ist, hat einen Wunsch (wish) frei.
Çıkacağımız döneme yakın tarihlerde ardı ardına birçok isim yeni albümleriyle piyasaya çıktılar.Bald nach Kriegsende begegnen wir einer Vielzahl neuer Namen in den Archivalien.
Bu açıklamanın ardınan protektora dönemi sona ermiştir.Die Schutzfrist des Patents ist inzwischen abgelaufen.
Sözcükler birbiri ardına değişmektedir.Die Seiten werden nach jeweils einem Satz gewechselt.
Onun okuduğunu ardı ardına tamamen okudum.Das deutet darauf hin, das er lesen gelernt hatte.
Her iki ses de ardı ardına yankılı ve yankısız tekrar ediyordu."Laut seiner Aussage drehten ihm beide den Rücken zu und verharrten still.
Ardından, Hollywood kapıları kendisine ardına kadar açılmıştır.Daraufhin stand Maté auch die Tür zu Hollywood offen.
Eğer onun aleyhinde tanıklık ederseniz, memnuniyetle onu parmaklıklar ardına koyabiliriz.Si vous témoignez contre lui, nous pouvons le mettre derrière les barreaux pour de bon.
Ardından, Hollywood kapıları kendisine ardına kadar açılmıştır.Les portes d'Hollywood lui sont ouvertes.
Sözcükler birbiri ardına değişmektedir.Les commandes se succèdent les unes après les autres.
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.Pour celui qui se cache bien, la corne est droite ; pour l'autre, elle est tordue).
Çıkacağımız döneme yakın tarihlerde ardı ardına birçok isim yeni albümleriyle piyasaya çıktılar.Quelques jours avant de partir, ils découvrent sur leurs téléphones des messages étranges.
Onlar birbiri ardına öldü.Murieron uno después del otro.
Büyük Alman zaferleri hızlı bir şekilde birbiri ardına izledi.Rápidamente capturaron las fortalezas suecas una tras otra.
Sözcükler birbiri ardına değişmektedir.Se trata de intentar una cosa tras otra.
Ardından, Hollywood kapıları kendisine ardına kadar açılmıştır.Kevin cree que las puertas al infierno se han abierto.
Bu arada ardı ardına bir erkek ve bir kız çocuğu sahibi oldu.Scopre tuttavia un ragazzo e una ragazza rubare.
Onun okuduğunu ardı ardına tamamen okudum.Egli recapitava la posta dopo averla surrettiziamente letta.
İnfazlar birbiri ardına 28 gecede tamamlanmıştır.Le ispezioni al motore si potevano tenere dopo 28 giorno l'una dall'altra.
İlerleyen zamanlarda da birbiri ardına baskıları yapılmıştır.Ogni riferimento conosciuto risale, infatti, ad epoche successive.
Boulogne ve Pas-de-Calais birbiri ardına düşer.Spartak e Palilulac rimangono nelle rispettive categorie.
(Kur'an, Hucurat/12) "Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme.Не будь высокомерен из-за знания своего и не полагайся на себя из-за того, что ты знающий.
Bu milletvekilleri birbiri ardına toplantılar düzenleyerek izlenecek stratejiyi tartıştılar.После этого заговорщики намеревались совместно обсудить план дальнейших действий.
Birand: Bir Ömür, Ardına Bakmadan...«Триптих»: жизнь после… жизни.
İlgili Sayfalar