Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Om de molen was een erf met twee huizen, twee paardenstallen, een hooizolder en een schuur.
Bu hayvan arazide yaşıyordu.Dit dier leefde tijdens het Laat-Krijt.
Bu sayede büyük bir kısım arazi sulanır durumdadır.Zo kwamen grote stukken grond vrij.
Alt kısmının batı kıyısı yüksek ve tepeliktir, doğu tarafı ise alçak ve düz arazidir.De westelijke oever is grillig en bergachtig, terwijl de oostelijke oever laaggelegen en zandig is.
Arsuz ilçe topraklarının %50,4'ü tarım arazisidir.Ongeveer 50,4 % van de oppervlakte van de regio is geschikt voor landbouw.
Arazisi yaklaşık dört hektardır.Het heeft een oppervlakte van ongeveer 4 hectare.
Ülke topraklarının büyük bir kısmı dağlık arazi idi.Ze wisten een groot deel van de lading te bergen.
Ekilebilir arazi toplamı 18.418 hektar'dır.Er is een overgangszone van 18.400 hectare.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.De soort is te vinden in bossen, en vermijdt open plaatsen.
Eski bir yerleşim yeri olmakla beraber, dağlık arazi sebebiyle yaşanan göçten dolayı n üfusu azdır.Een ouderwetse baan met vanwege de heuvels enkele blinde afslagen.
Fransız hatlarına yapılan ilk hafif süvari saldırısı kötü arazi koşulları sebebiyle başarısız olur.De aanval van de lichte cavalerie op de Fransen mislukte, omdat de regen de oevers te glad had gemaakt.
Adadaki birçok kamu arazisi serbest girişimcilere açılmıştı.Op het eiland waren evenwel vele bewoners sympathisant van de geconfedereerden.
Arazi şartlarında örneğin bir nehri geçebilmek için doğal bir yol bulmalı idi.Als locatie voor de oversteek werd een van nature doorwaadbare plaats in de rivier gekozen.
Hayvanat bahçesinin arazisi 4.25 hektar.De dierentuin heeft een oppervlakte van 42,5 hectare.
Arazi içinde 2 tane daha yapı mevcuttur.Op het domein bevinden zich nog verschillende andere gebouwen.
Köy eğimsiz arazi üzerindedir.Het dorp ligt aan de niet bevaarbare Torne.
Mısır'da muhtemelen hizmetlerinin karşılığı olabilecek bir araziyle ödüllendirilmiştir.Bij wijze van vergoeding kreeg Egypte het gebied Bir Tawil.
120 hektar arazisi vardır.Het heeft een oppervlakte van 28 hectare.
Dağlık araziler çoğunluktadır.Berggoden waren talrijk.
Para verip aldıkları arazilerine yerleşmişlerdir.Hun bezittingen werden dan in beslag genomen.
Dağ sürüşlerinde her türlü arazide yol alınır.Op de top van elke berg zijn punten te verdienen.
Sonuçta köy arazisi Hacı İslam bey tarafından iki oğluna taksim edilir.Zij adopteerden twee kinderen via het Leger des Heils.
Köyün arazi yapısı kırsal olması nedeniyle ekonomik geliri düşüktür.De schaarste aan mensen op het platteland zal de lonen in landbouwsector immers opdrijven.
Haçmaz Rayonu arazisinde yer almaktadır.De plaats ligt in het rayon Zelenogradsk.
Üyeleri Yardena Arazi, Ruthie Holzman, Tami Azaria (1972–73) ve Leah Lupatin idi.Leden van de band waren Ruti Holzman, Yardena Arazi Tami Azaria (tot 1973 ) en Lea Lupatin (vanaf 1973).
Arazisi çöl ya da yarı-çöllerden oluşmaktadır.De habitat bestaat uit zand- of leemgronden.
Fakat bu sefer kendi arazilerini Haçlılar saldırıları altında kalmıştı.Vervolgens werden dit keer de kruisvaarders zelf belegerd.
Düzlük arazi yok denebilecek kadar azdır.Hier kan dus weinig schoon zand uitgehaald worden.
Arazinin büyük kısmı alçak ve engebelidir.Jej skręty są liczne i ciasno nawinięte.
Yardena Arazi, 1976 ve 1988 yıllarında İsrail'i temsil etmiştir.Jardena Arazi, reprezentantka Izraela w 1976 i 1988 roku.
Ailesinin hayatta kalan tek erkek çocuğu olarak ailesinden kalan arazilerin başına geçti.Rację ma więc jego brat, który pozostał na Ziemi.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.W 1839 New Zealand Company ogłosiła plany zakupu dużych obszarów ziemi i założenia kolonii na Nowej Zelandii.
İtalyanlar bu geniş araziyi kontrol etmekte zorlanıyorlardı.Amerykanie usilnie dążyli do objęcia tych terenów kontrolą.
Bu yüksek araziler genellikle karla kaplı olup sadece Haziran sonlarından Ekim sonlarında karsız kalmaktadır.Wyżej położone szlaki są często pokryte śniegiem, który ustępuje jedynie w okresie od czerwca do sierpnia.
Şiddetli bir güneş araziyi bir fırın gibi yakıp kavurur.Używa Słońca jako ognia do wielkiego grilla.
Çevre köylere göre arazisi daha geniş ve sulaktır.Uważa bowiem, że ziemia na południu jest lepsza i rozleglejsza.
2008 yılında köy arazisinde petrol bulunmuştur.W 1998 roku wokół wysp odkryto złoża ropy naftowej.
Bu arazilere Kuzey ve Güney Amerika’nın geniş kesimleri de dahildir.Zasięg tego rodzaju obejmuje rozległe tereny Ameryki Północnej oraz Południowej.
Arazi koşulları çok sayıda köprü yapılmasını gerektirmişti.Spowodowało to powstanie znacznej liczby mostów.
Arazi battallıktı ve yağış hala sorun yaratıyordu.Mieliśmy pójść na spacer, lecz zaczął padać deszcz.
Açık arazide, özellikle su yakınlarında bulunur.Zazwyczaj w otwartym terenie w pobliżu wody.
Böylece, Strategikon, Pers oklarını kullanmaktan kaçınmak için düz arazide hızlı harçlarla saldırmayı önerir.Strategikon radził zatem walkę na równinnym terenie i szybką szarżę, aby uniknąć strzał Persów.
Bu arazilerde sarımsak iyi olur.Gleby tego rejonu to czarnoziemy.
Bu hayvan arazide yaşıyordu.Zwierzę to żyło w kredzie.
Hayvanat bahçesinin arazisi 4.25 hektar.Powierzchnia ZOO to 47 akrów.
Genelde arazisi ekilmeye müsaittir.Zazwyczaj na ich terenie dozwolone jest myślistwo.
Körfezin meydana gelmesinde kıyı gerisindeki arazi yapısının çok önemli rolü vardır.Podstawową rolę w procesie tworzenia wybrzeża wydmowego odgrywa wiatr.
Arazisi yaklaşık dört hektardır.Wielkość terytorium wynosi około trzech hektarów.
Mahallenin 15 bin dönüm arazisi vardır.Rodzina pozostała jednak właścicielami 15 000 akrów posiadłości ziemskich.
Bu arazi için bir yol haritası yoktur ... ve orayı keşfe çıkmak acı verebilir.Do żadnego z obiektów nie prowadzi szlak turystyczny, a odszukanie ich może przysporzyć trudności.
Ayrıca orduya ait arazi ve talimhanelerde kullanılabilirdi.Mógł być również nadawany także oddziałom wojskowym i miejscowościom.
Hithlum soğuk ve yağmurlu, buna karşın çok verimli bir araziydi.Był zimną, chłodną krainą, lecz również żyzną.
Yarışmanın yapıldığı arazi çok değişken olabilmektedir.Dystans, na którym rozgrywa się zawody może się nieznacznie różnić.
Arazide çölleşme tehlikesi bulunmaktadır.Obszar miasta jest zagrożony pustynnieniem.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.W sumie lasy zajmują około 30% powierzchni kraju.
Bu araziler MÖ 121'de Gallia Transalpina adı ile bir Roma eyaleti oldu.Prowincja powstała w 121 pp. n.e. jako Gallia Transalpina.
Bu göç Sekuanların arazilerine taciz etmek idi.Najprawdopodobniej sprowadzili je na ten kontynent konkwistadorzy.
III. Philipp eyrıca hükümdarlığı boyunca birçok küçük araziyi topraklarına ekledi.W czasie podbojów Filip przyłączył do królestwa wiele żyznych ziem.
Gezi motosikleti Arazi motosikletiŹródło: Świat Motocykli
Karaman Çiftliği arazisi, Cumhuriyet'in ilanından sonra Maliye hazinesine devredildi.Następnie – po likwidacji, w zasobach Agencji Własności Rolnej Skarbu Państwa.