Arazi dik yamaçlı derin vadilerle ayrılmıştır.Zbocza porozcinane głębokimi dolinami.
Tarım arazilerinde kaynakları olan nehirlerin gerçek kaynaklarını tespit etmek çok zordur.Na czystość wód rzeki istotny wpływ mają również spływy powierzchniowe z terenów rolniczych.
Ayrıca mürettebat arazideki kadar tank içinde rahat bulunamamaktadır.Załoga może również operować w określonym terytorium.
Köyün arazisi verimlidir ve çoğunlukla kara toprağın hakim olduğu bir arazidir.Teren jest płaski, w większości wykorzystywany jako grunty uprawne".
Yaklaşık beş bin dönümlük arazi alanı bulunmaktadır.W użyciu jest około 5000 lokalnych systemów walutowych.
Bariz bir şekilde ormanlık arazileri tercih eder ancak açık arazilerde de bulunur.Omarlicowaty ten preferuje siedliska leśne, ale spotykany jest też na terenach otwartych.
Köy arazisi, jeolojik olarak karmaşık bir yapı sergiler.Okolice wsi charakteryzują się bardzo złożoną budową geologiczną.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Teren nie jest własnością prywatną.
Ekilebilen % 45'lik verimli arazinin % 20'si sulanmaktadır.W przypadku okrętów podwodnych limit wynosił 45%.
Açık arazilerde bulunurlar.Funkcjonują na otwartym terenie.
Tüm araziler devlete aittir.Większość z nich jest własnością państwa.
Fakat bu sefer kendi arazilerini Haçlılar saldırıları altında kalmıştı.Tym razem jednak śledzili ich szarzy panowie.
Ekili-dikili arazi oranı %30'dur.Prawdziwe prawdopodobieństwo wynosi przecież 30%.
Bu da toplam arazimizin % 45’ne tekabül eder.Poprawny jest zatem wyłącznie zapis „53%”.
Toplam arazinin 500 000 km² sini buz kaplamıştır.Od około 15 milionów lat większą część kontynentu pokrywa lód.
Festival, Bouckaert çiftliğinin 350 dönüm arazisi üzerine kuruldu.Wychowywał się na 235-akrowej farmie swego dziadka.
Genelde köyün arazisi düzlüktür.Jak większość mieszkańców pustyni często czymś obrywa.
Petit Trianon, Fransa'da, Versay Sarayı arazileri üzerindeki küçük bir şatodur.Petit Trianon – klasycystyczny pałacyk w ogrodach Wersalu.
Mülki hudutları içerinde 42 000 dönüm arazi bulunur.42 tys. talarów został pokryty z kasy miejskiej.
Bu dağlık arazinin güneyinde ABD "Glacier Bay Ulusal Parkı" bulunmaktadır.Po amerykańskiej stronie szczyt leży na terenie Parku Narodowego Glacier Bay.
Köyümüzün yerleşim arazisi biraz yamaçtır.Havası ve suyu çok güzeldir.Okolica wsi jest prawie bezleśna - teren falisty, a gleby bardzo urodzajne.
GAZ-49, GAZ tarafından 1953-1972 yılları arasında üretilen bir hafif arazi kamyoneti modelidir.GAZ-AAA − lekki samochód ciężarowy produkowany przez firmę GAZ w latach 1934–1943.
Arazi şartlarında örneğin bir nehri geçebilmek için doğal bir yol bulmalı idi.W takim stanie oczekują na rozkaz, kiedy będą mogli przekroczyć rzekę.
Çamurlu arazilerde veya bataklıklarda yiyecek araştırırlar.Poszukuje pożywienia w zakrzewieniach lub na ziemi.
Bunlardan birçoğu Bizans Imparatorluğu arazilerine kaçtılar.Wielu z nich uciekło przed reżimem do Tanzanii.
2012 yılında Pawilony bölgesi için arazi kullanım sözleşmesi sona ermiştir.W 2012 wygasła umowa użytkowania gruntu pod pawilonami.
Köylülerin araziden yiyecek satmasına da izin verildi.Bönderna tilläts sälja överskottet från marken.
Köy arazisi 8 çiftlik yeridir.Byn består av åtta gårdar.
Stirling Üniversitesi, 1967'de şehir dışında bulunan bir park arazisinde kampüsü kurularak açılmıştır.University of Stirling öppnade 1967 på ett grönområde utanför staden.
Yaklaşık 1.000 km² tarım arazisi tahrip edildi.Utöver detta förstördes 1000 km² åkrar.
Churchill tankının kalın zırhı ve iyi arazi sürüş yeteneği vardı.Churchill hade tjockt pansar och god terränggående kapabilitet.
Azerbaycan'da arazinin mülkiyet hakkı hana aitti.AB Stockholmshem tog över förvaltningen av fastigheterna.
Kale düz toprak ve tepelik arazinin ikisini de içeriyordu, Doğu Asya’da ender görülen bir şey.Fästningen täcker både ett flackt område och ett kullrigt område, något som sällan syns i Östasien.
Günümüzde ise yapay adalar genellikle arazi ıslahı sonucu oluşturulmaktadır.Nu för tiden brukar konstgjorda öar skapas genom landvinning.
Bununla beraber Loch Torridon’da başka bir arazileri ve Londra’da bir evleri vardı.Dessutom ägde de ett annat residens i skotska Torridon samt en bostad inne i London.
Arazi sağlam bir topografyaya sahiptir.Regionen har en mycket varierad topografi.
Günümüzde "Galler" ülkesi olarak kabul edilen araziler Domesday kitabinda Cheshire ıcinde görülmektedir.Orten omnämns som Buterlei i Domesday Book.
Arazinin büyük kısmı alçak ve engebelidir.Terrängen runt Əhmədbəyli är mycket platt.
Şu anda yaklaşık 13.000.000 m2 araziye sahiptir.I dag omfattar den cirka 19 000 m².
Azerbaycan'ın dağlık arazisi, kayak ve dağcılk gibi spor dallarında büyük fırsatlar sunmaktadır.Den bergiga terrängen i Armenien ger också stora möjligheter att utöva sporter som skidåkning och klättring.
İsmini kurulduğu yörenin arazi isminden almaktadır.Så till exempel bär landets valuta hans namn.
Bu göç Sekuanların arazilerine taciz etmek idi.Vem förde hären hit till männens land?
İspanyolca bu tür arazilerin adı tierra baldía ("bozuk arazi") veya cárcava şeklindedir.Spansktalande kallar den tierra baldía ("öde land") och cárcava.
Bu arazilere Agro Pontine adı verilmektedir.Området som nu nästan är utdikat kallas numera Agro Pontino.
Tarım arazilerinin %70 i yamac ve engebeli arazilerden oluşmaktadır.Omkring 70% av landskapet är antingen odlad åker eller ängsmark.
Gezi motosikleti Arazi motosikletiLätt motorcykel Mellanstor motorcykel
Arazinin toprak örtüsü çeşitlidir.Terrängen på Mann är varierad.
Düz ve verimli bir araziye sahiptir.Erbjuda en ren och vacker stadsmiljö.
45 dönümlük arazi üzerinde yer almaktadır.Det ryms cirka 45 medelstora bilar på den ytan.
Geniş tarım arazileri yazın yaylacılık yapmak içinde elverişlidir.Det finns aktiva jordbruk och stugor att hyra över sommaren.
Toprakları, verimli tarım arazisinden oluşmaktadır.Dalarna består av bördig jordbruksbygd.
Bitki sulak arazileri sever.Arten tar gärna odlade grödor.
Bir dağ veya tepe gibi eğimli arazide, halatlarla yukarıya çekilerek çalışır.Med hjälp av rep och änterhake kan man till exempel klättra över en mur.
Dolauer Heide: Orman arazisidir.Trelleborg: Skog.
Şu anda bu arazi boştur.Nu är den sidan helt borta.
İlçede tarıma uygun arazilerin %85’i ekilmektedir.Det påverkar 85% av alla hotade arter."
Firavunlar ayrıca, kendi anıtsal mezar kompleksleri ve yerel tapınaklara da arazi vermiştir.Faraonerna lät bygga monument och gravkammare åt sig själva, och stora tempel åt gudarna.
Hiçbir değeri olmayan boş araziler ise bir anda değerlenmektedir.Påståenden som inte stöds av tillräcklig evidens anses tills vidare vara grundlösa.
Burası çok ağaçlı bir arazidir.Här finns mycket gammal skog.
Engebeli bir arazi yapısı bulunmaktadır.Vi har med andra ord fått en virtuell jord.