İlçe arazilerinde her türlü meyvecilik üretimi az da olsa yapılmaktadır.وتحتاج أشجار الفواكه في أولى سنواتها لقليل من التقليم.
Mahallenin arazileri özellikle son yıllarda sulanabilir hale getirilmiştir.وليس من الواضح ما إذا كان الجيش قد استفاد من هذا البند الخاص في العقود الأخيرة.
Arazinin büyük bölümü fındık tarımına ayrılmıştır.وحوّل الجزء الداخلي من الحصن إلى حقول قمح.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.فيمكنه أن يعطيهم لغيره، أو يبيعهم، أو يؤجرهم ، أو يورثهم.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.وهنا كان العناية من قبل أقارب يعملون في زراعة البن.
Gallarte şehri düzlük bir arazide kurulmuştur.وجعلوا من مدينة كارلو معقلاً منيعاً.
Her arazinin, her tarlanın farklı bir İye’si vardır.كل محافظة لها خصوصيتها و الاذواق تختلف في كل منطقة .
Arazi yapısı: Genellikle düzlüklerden oluşur.الكنانة: تكون غالبا على الوسط، توضع فيها الأسهم.
Tarım arazisi yoktur.لا يسمح له بتملك أراضي زراعية.
Forum'un inşa edileceği arazi Augustus'un kendi mülküydü.O espaço que seria utilizado para construir o fórum já era propriedade de Augusto.
Makalede ağacın Albay Wiliam Henry Jackson'ın arazisinde yer aldığı belirtilmektedir.O artigo explica que a árvore havia sido localizada na propriedade do Coronel William Henry Jackson.
Bu arazilerde avcılık tümüyle yasaktır.Nesta zona é proibida a caça.
Dayısı ona İngiltere'de büyük arazileri hibe olarak vermişti.Seu tio então deu-lhe seus domínios em Champanhe.
Özel çiftlikler ve bireylerin bahçe arazileri tüm tarımsal üretimin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.As fazendas privadas e hortas individuais respondem por mais da metade de toda a produção agrícola.
Rusya dünyadaki ekilebilir arazinin %10'una sahiptir.A Rússia possui 10% das terras aráveis do mundo.
Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu.Além disso, não havia vegetação natural ou animais na montanha coberta de neve.
Oyumi Klanı kendi arazisini sürekli olarak yönetmiştir.O clã Oyumi governou seu território com estabilidade.
Park 1873 yılında eskiden Kan'ei-ji tapınağına ait bir arazide inşa edilmiştir.O parque foi fundado em 1873 em terras antigamente pertencentes ao templo de Kan’ei-ji.
Arazi, merkezi Punta Arenas'da olan XII Región'un idaresi altındadır.Região XII com quartel-general em Punta Arenas.
Dagorlad Emyn Muil ve Cirith Gorgor arasında uzanan geniş, ağaçsız ve düz arazi.Dagorlad Era uma planície vasta e sem árvores entre os Emyn Muil e Cirith Gorgor.
Arazi maliyetinin 160 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.O custo do terreno foi estimado em 160 milhões de dólares.
Bölgenin kuzeyi, özellikle Cumbria ve kuzey Lancashire, genellikle kırsal arazilerdir.O norte (assim Lancashire do norte e Cúmbria) é geralmente rural.
Neredeyse ekilebilir araziler gıda bitkileri için kullanılır.Todas as terras aráveis são usadas virtualmente para as plantações de alimentos.
Sonuç karşı köşede bir yeniden görünen arazinin kenarına çaprazlama hareket eden aktif bölgelerdir.O resultado é que as áreas ativas que se movem através dos limites do campo reaparecem no outro lado.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.Colonos também chegaram em busca de terra para as plantações de algodão.
Seben-Bolu yolu üzerindeki düz arazide kendilerine sonradan yayla edinmişlerdir.Porém, no lugar das fogueiras no chão, estabeleceram-se lareiras.
Fakat ağaç 15 numaralı arazinin üzerinde bulunmaktaydı.A árvore, no entanto, está localizada em uma parte do que era o Lote 15.
Bolvadin'in arazileri genellikle ovadır.As sentenças do dagbani são geralmente SVO.
Potter'ın ailesinin Manchester'da iki arazisi vardı.Seus pais tinham duas lojas de beleza em Detroit.
Engebeli arazi çok azdır.O dinheiro em si é um bem escasso.
Hükümdar bu arazilerden bazılarını ikta olarak da tahsis edebilirdi.Hitler pretendia eventualmente incorporar muitas destas áreas para o Reich.
Son sayılan şerit boyunca Svalbard, Franz Joseph Arazisi ve Severnaya Zemlya adlı bölgeler bulunur.Terras nesta faixa incluem Svalbard, a Terra de Francisco José e Severnaya Zemlya.
Helvetler böylece Sekuanlarla anlaşıp onların arazilerinden barışçıl olarak geçtiler.Os descontentes uniram-se para derrubá-los e na aliança se confundiram moderados com exaltados".
Düz arazilerde ise kısmen tarım yapılmaktadır.À semelhança daquilo que acontece atualmente, os terrenos são parcialmente agrícolas.
Mahallenin arazisi kıraç olup sulu tarım yapılamamaktadır.A cidade não está preparada para administrar o lixo produzido.
Uygulanmada köylüler kamuya ait traktörleri kendi arazilerinde de kullandı.Semelhante a ele, ambos controlam o tráfico em suas cidades.
Şiddetli bir güneş araziyi bir fırın gibi yakıp kavurur.Lançam grandes esguichos de fogo, como se fosse uma mangueira.
Akdağ Millî Parkı, 2000 yılında bu dağ etrafındaki araziler üzerinde kurulmuştur.Distrito desmembrado de Boca do Monte em 2000.
Irving 1835'de Tarrytown, New York'taki bakımsız bir kulübeyi ve onun nehir kenarındaki arazisini satın aldı.Em 1835, Irving comprou uma casa em Tarrytown.
Fakat bu arazilerde bulunan nüfusun çoğunluğu Platte Nehri güneyinde yaşamaktaydı.A maioria deles contava como estavam as coisas no Pólo Norte.
Kontluk arazilerine çoğu İngiltere soylularının eline geçmişti.Na sua maioria, descendiam da nobreza antiga.
Arazi koşulları çok sayıda köprü yapılmasını gerektirmişti.A instalação dos trilhos requisitava a construção de uma ponte.
Çünkü günümüzde Dearing Sokağı 226 numaralı bölge 19. yüzyılda 14 numaralı arazi olarak bilinmekteydi.Essa trama incluiu o atual 226 Dearing Street, mas no início do século XIX era simplesmente designado Lote#14.
Tarım arazisi bulunmaktadır.Existem, ainda, as áreas agricultáveis.
Arazi sağlam bir topografyaya sahiptir.O território apresenta uma topografia variada.
Bölge, Kırım dağlarına olan yakınlığı ve kayalık arazi nedeniyle dikkat çekicidir.A área é notável por seu terreno rochoso devido a sua proximidade das Montanhas da Crimeia.
Ancak ovada yerleşim alanlarının artması, tarım amaçlı kullanılan arazilerin azalmasına neden olmaktadır.O aumento no nível dos oceanos também irá reduzir a quantidade de terras disponíveis para agricultura.
Unimogları diğer arazi araçlarının çoğundan ayıran özellikler mevcuttur.Suas recomendações alimentares estão em contradição com a maioria das outras dietas.
Arazinin çok engebeli ve yokuş olması nedeniyle buraya Belen adı verilmiştir.O sítio recebeu este nome por ser um lugar desabitado e escuro.
İlk başta 75.000 metrekare arazi üzerinde bulunan bahçe daha sonra iki katına çıkmıştır.O jardim originalmente cobria 75,000 metros quadrados, mas desde essa altura duplicou o seu tamanho.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Esse povo não adotava a propriedade individual do solo.
Yusan (遊山) "dağlara veya açık araziye çıkış/gidiş" yani "gezinti", neşeli ve cesur bir yaşamı vurgular.Yusan (遊山) é "uma caminhada pelas montanhas e campos" (lit. excursão), implicando vida em meio à natureza.
3,5 dönüm arazisi vardır.Possui uma área de 3,5 ha.
O zamandan sonra arazide pek önemli yapılar yapılmadı.Desde então não têm sido feitas explorações da atmosfera superior.
Hayvanat bahçesinin arazisi 4.25 hektar.A área total do jardim zoológico é 4,25 hectares (10.5 acres).
Bu basit şekil arazi koşullarında değişebilmektedir.É possível que este valor dobre para condições de estrada.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Não possui montanhas altas, mas apenas colinas baixas.
Öğretilen bu konuların çoğu arazi incelenmesi için bilinmesi gerekli olan konulardı.Para obter a resposta de algumas questões foi necessário estudar o sismo.
Arazi engebeli olup %65’i ormanlarla kaplıdır.Apesar de ser uma área altamente industrializada, possui também 65% de área florestal.
Ayrıca bu engebeli arazi, bazı zamanlarda yağış ile birlikte heyelana neden olmaktadır.A esses sucos junta-se, por vezes, água da chuva.