arasından ile cümle

arasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varUnd ich habe heute im Publikum eine freiwilligen Probandin,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varVà tôi có một tình nguyện viên trong số khán giả hôm nay,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varZaprezentuję dziś przypadek ochotniczki,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varИ в аудитории есть доброволец,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varИмам и участник-доброволец в публиката днес,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varויש לי מתנדבת מהקהל היום,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varو لدي متطوعة من ضمن الحضور
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz var客席のジュリーに協力してもらいました
Ve bunu hesaplamanın yolu: Sayılar arasından en büyük sayı ile en küçük sayının farkını almak.E il modo di calcolarlo è calcolare la differenza tra il più grande di questi numeri e il più piccolo
Ve bunu hesaplamanın yolu: Sayılar arasından en büyük sayı ile en küçük sayının farkını almak.Vi regner variationsbredden ud ved at finde forskellen mellem det største og det mindste af de her tal.
Ve bunu hesaplamanın yolu: Sayılar arasından en büyük sayı ile en küçük sayının farkını almak.І способом обрахунку цього є просто знаходження різниці між найбільшим і найменшим з цих чисел.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.A prúd prechádzajúci medzi elektródami generuje dosť tepla, aby si udržali teplotu.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Az áram, amely az elektródák között halad elég hőt termel ahhoz, hogy megfelelő hőmérsékleten tartsa.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Còn dòng điện chạy qua giữa các điện cực tạo nên độ nóng đủ để duy trì nhiệt độ
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Dan arus lewat diantara elektroda menghasilkan panas yang cukup untuk menjaga suhu.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Der Strom zwischen den Elektroden erzeugt genug Hitze, um die Temperatur zu halten.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.De stroom die tussen de elektroden loopt levert voldoende warmte om alles op temperatuur te houden.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.E a corrente que passa entre os elétrodos gera calor suficiente para a manter à temperatura.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.E la corrente che passa tra gli elettrodi genera calore sufficienti a mantenere costante la temperatura.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Et le courant qui passe entre les électrodes génère suffisamment de chaleur pour le garder à la température.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.이 전극들 사이를 흐르는 전류는 온도를 보존 할 만큼의 열을 만들어내죠.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Og strømmen som passerer mellem elektroderne skaber nok varme til at holde dets temperatur.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Průchod proudu mezi elektrodami vytváří dostatek tepla k udržení požadované teploty.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Şi curentul ce trece între electrozi generează suficientă căldură pentru a-i menţine temperatura.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Y la corriente que pasa entre los electrodos genera suficiente calor para mantener la temperatura constante.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Курсуючи між електродами, струм створює достатньо тепла для підтримки температури.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.При этом ток, проходящий между электродами, производит достаточно тепла для поддержания нужной температуры.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.Токът, който протича между електродите, генерира достатъчно топлина, за да запази необходимата температура.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.והזרם שעובר בין האלקטרודות יוצר מספיק חום כדי לשמור על הטמפרטורה.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.و التيار العابر بين الأقطاب الكهربائية يولد مايكفي من الحرارة للحفاظ على درجة الحرارة.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.適温を保つのに適度な熱を生み出します 少なくとも概念的には
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.A on bez nejmenších problémů projíždí mezi nimi.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Dan dia melintas di antara kedua kotak itu dengan sempurna.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.E ele está a passar perfeitamente entre as duas.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.E riesce perfettamente a farsi strada tra le due.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.És tökéletesen áthajt a kettő között.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Et il trace parfaitement son chemin entre les deux.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Hij vindt perfect zijn weg tussen de twee.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.둘 사이로 완벽하게 갑니다.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Mark wymija je bez problemu.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Şi îşi face excelent loc printre celelalte două.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Und er fährt tadellos zwischen den Beiden vorbei.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Và anh ấy đã vượt qua một cách hoàn hảo giữa hai chiếc hộp
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Y ahí va andando entre las dos.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.Και περνάει τέλεια ανάμεσά τους.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.И он блестяще справляется, проезжая между ними.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.И той перфектно преминава между двете.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.והוא מתקדם באופן מושלם ביניהם.
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.وانه جعل تماما طريقه بينهما .
Ve mükemmel bir şekilde ikisinin arasından da geçiyor.バンを追い抜こうと
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Am fost la ea acasă, era dimineaţă, şi soarele de dimineaţă din New Orleans se filtra prin perdele.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Elmentem a házába, reggel volt, és a reggeli new orleans-i nap átszűrődött a függönyökön.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Fui a su casa, era de mañana, el sol matutino de Nueva Orleans se filtraba por las cortinas.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Ich ging zu ihrem Haus, es war am Morgen und die New Orleans Morgensonne fiel durch ihre Vorhänge.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Ik ging naar haar huis in de ochtend. en de New Orleans - ochtendzon flikkerde door de gordijnen.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Išla som k nej domov, bolo ráno a cez záclony presvitalo raňajšie orleanské slnko.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Je suis allé chez elle, c"était le matin, et le soleil du matin à New Orléans filtrait à travers les rideaux.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Poszłam do jej domu, a był to ranek, i rankiem słońce Nowego Orleanu przechodziło przez zasłony.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Så jag åkte till hennes hus, det var morgon, och New Orleans morgonsol silade genom gardinerna.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Šla jsem k ní domů, bylo ráno a ranní neworleanské slunce prosvítalo závěsy.

İlgili Sayfalar