arasından ile cümle
arasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Sono andata nella sua casa, era mattino, ed il sole mattutino di New Orleans filtrava attraverso le tende.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Και πήγα στο σπίτι της, και ήταν πρωί, και ο πρωινός ήλιος της Νέας Ορλεάνης περνούσε μέσα από τις κουρτίνες.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.И отидох до къщата й, и беше утро, и сутринта в Ню Орлиънс слънцето се филтрираше през завесите.
Ve onun evine gittim, sabahtı, New Orleans'ın sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu.Я прийшла до неї, це було вранці, і ранкове Новоорлеанське сонце просочувалось крізь штори.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Hij zwiert zijn lijf 180 graden om en zwaait een poot tussen de twee andere poten door om zijn val te breken.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Nó lắc phần thân 180 độ. đá một chân giữa 2 chân còn lại để hạ chân.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Otáčí své tělo o 180 stupňů, a švihá třetí nohou mezi dvěma nohama a tím zabraňuje pádu.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Ruota il corpo di 180 gradi. oscilla la sua gamba tra le sue due gambe per fermare la caduta.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Voltea su cuerpo 180 grados, y balancea una pata entre las otras dos para detener la caída.
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Alebo, ak by ste si mali vybrať medzi poslednými dvoma, ktoré by ste si vybrali?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Atau, jika harus memilih di antara keduanya, mana yang akan kamu pilih?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Dar de data asta? Sau, dacă ar fi să alegi între ultimele două, pe care ai alege-o?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Eller, hvis du skulle vælge mellem de sidste to, hvilken ville du så vælge?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Eller, om du fick välja mellan de två senaste, vilken skulle du välja?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Gdyby musieli wybierać między dwoma ostatnimi, który rodzaj bólu by wybrali?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Ha választani kellene a két utolsó közül, melyiket választanád?"
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Hoặc nếu được chọn giữa 2 kiểu đau cuối, bạn sẽ chọn cái nào?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin? (Kahkaha)Και αν είχατε να επιλέξετε μεταξύ των δύο, ποιο θα επιλέγατε; (Γέλια)
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?또는 마지막 두 방법 중 선택한다면 어떤 방법으로 아프시겠습니까?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Of, als je moest kiezen tussen de laatste twee, welke zou je kiezen?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Oppure: "potendo scegliere fra gli ultimi due, quale avresti scelto?"
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?O si tenían que elegir entre los dos últimos, ¿cuál escogerían?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?"Se tivesse de escolher entre as últimas duas, qual escolheria?"
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Si vous deviez choisir en ces deux-là,
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Tai, jos saisit valita kahden edellisen välillä, kumman valitsisit?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Ако трябваше да избирате между последните две, кое бихте избрали?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?Или: "Если придётся выбирать между последними двумя, что бы вы выбрали?"
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?או, אם היית צריך לבחור מבין שני האחרונים, במה היית בוחר?
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?أو، إن كنت سأختار بين الخيارين الأخيرين، أي واحد منهما ستختار؟
Ya da, eğer bu son ikisi arasından seçecek olsaydın, hangisini seçerdin?どちらの痛みを選ぶか?と聞きました (笑)
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Ainsi nous a-t-il appelés, non seulement d`entre les Juifs, mais encore d`entre les païens,
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.A kikül el is hívott minket nemcsak a zsidók, hanem a pogányok közül is,
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Astfel, El ne -a chemat nu numai dintre Iudei, ci şi dintre Neamuri,
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.cioè verso di noi, che egli ha chiamati non solo tra i Giudei ma anche tra i pagani, che potremmo dire
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Die mensen zijn wij! Niet alleen Israëlieten, maar mensen uit alle volken.
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Ðó tôi nói về chúng ta, là kẻ Ngài đã gọi, chẳng những từ trong dân ngoại nữa.
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Ðó tôi nói về chúng_ta , là kẻ Ngài đã gọi , chẳng_những từ trong dân ngoại nữa .
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Ja sellaisiksi hän myös on kutsunut meidät, ei ainoastaan juutalaisista, vaan myös pakanoista,
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.ki jih je tudi poklical, namreč nas, ne samo izmed Judov, ampak tudi iz poganov;
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Kitalah yang sudah dipanggil-Nya, bukan hanya dari bangsa Yahudi, tetapi juga dari bangsa-bangsa lain
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.이 그릇은 우리니 곧 유대인 중에서 뿐아니라 이방인 중에서도 부르신 자니라
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Kterýchžto i povolal, totiž nás, netoliko z Židů, ale také i z pohanů,
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Ktorých aj povolal, nás, nie len zo Židov, ale aj z pohanov.
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Których i powołał, to jest nas, nie tylko z Żydów, ale i z poganów.
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Og hertil kaldte han også os, ikke alene af Jøder, men også af Hedninger,
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.Og til å bli slike kalte han også oss, ikke bare av jøder, men også av hedninger,
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.os quais somos nós, a quem também chamou, não só dentre os judeus, mas também dentre os gentios?
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.welche er berufen hat, nämlich uns, nicht allein aus den Juden sondern auch aus den Heiden.
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.ημας τους οποιους εκαλεσεν ουχι μονον εκ των Ιουδαιων αλλα και εκ των εθνων;
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.над нами, которых Он призвал не только из Иудеев, но и из язычников?
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.щото Господ ще изпълни на земята казаното [по правда] от Него", Като го извърши и свърши скоро.
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.як і над нами, котрих покликав не тільки з Жидів, та й з поган?
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.והם אנחנו אשר קראם לא מן היהודים בלבד כי אף מן הגוים׃
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.التي ايضا دعانا نحن اياها ليس من اليهود فقط بل من الامم ايضا
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.這 器 皿 就 是 我 們 被 神 所 召 的 、 不 但 是 從 猶 太 人 中 、 也 是 從 外 邦 人 中 、 這 有 甚 麼 不 可 呢
Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz.這 器皿 就是 我 們被 神 所 召 的 、 不 但是 從猶 太 人中 、 也是 從 外邦人 中 、 這有 甚 麼 不 可 呢
Yani bu, milyonlarca forum sitesi arasından sadece bir seçenek daha olacaktı.Asta ar fi încă o opţiune printre milioanele de forumuri de pe Internet.
Yani bu, milyonlarca forum sitesi arasından sadece bir seçenek daha olacaktı.Byłoby to po prostu dodatkowym wyborem pośród milionów for internetowych.
Yani bu, milyonlarca forum sitesi arasından sadece bir seçenek daha olacaktı.Das wäre bis dahin nur eine weitere Möglichkeit unter Millionen von Internet-Plattformen.
Yani bu, milyonlarca forum sitesi arasından sadece bir seçenek daha olacaktı.Đây sẽ chỉ là một lựa chọn khác trong số hàng triệu diễn đàn Internet.