arasından ile cümle

arasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sonra lise ikide başka bir okula geçtim. Başka diller arasından seçme imkanım vardı.Depois mudei para uma escola diferente, no segundo ano e pude escolher outra língua.
Sonunda bu fotoğrafların arasından seçtiği kare bu olmuş. Biraz geri gidelim.Nakonec si tento snímek vlastně vybrala. -- běž zpátky--
Sonunda bu fotoğrafların arasından seçtiği kare bu olmuş. Biraz geri gidelim.Ostatecznie to jest zdjęcie, które wybiera.
Sonunda bu fotoğrafların arasından seçtiği kare bu olmuş.Uiteindelijk is dit de foto die ze koos.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Aku bisa melihat laut melalui tabung kecil kenikmatan.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Én látom a tengert ezen a kis élvezeten át.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Ik kan de zee zien door dit kleine buisje van genot.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Jag kan se havet genom dessa små "njutningsrör".
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Jeg kan se havet gennem det her lille rør af nydelse.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Puedo ver el mar a través de este pequeño cilindro de placer.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Βλέπω τη θάλασσα μέσα από αυτό το μικρό σωλήνα απόλαυσης...
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Мога да видя морето през тази малка тръбичка от удоволствие.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.Мога да видя океана през тези малки тръбички на наслада.
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.אני יכול לראות את הים .דרך צינורות העונג האלה
Şu cigaraların arasından denizi görebiliyorum ben.بإمكاني رؤية البحر من خلال هذه السجائر الرائعة
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››Iemand die weigert zich te laten besnijden, moet worden verstoten. Die heeft mijn verbond gebroken."
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››할례를 받지 아니한 남자 곧 그 양피를 베지 아니한 자는 백성 중에서 끊어지리니 그가 내 언약을 배반하였음이니라
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››וערל זכר אשר לא ימול את בשר ערלתו ונכרתה הנפש ההוא מעמיה את בריתי הפר׃
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››واما الذكر الاغلف الذي لا يختن في لحم غرلته فتقطع تلك النفس من شعبها. انه قد نكث عهدي
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››但 不 受 割 禮 的 男 子 、 必 從 民 中 剪 除 、 因 他 背 了 我 的 約
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››但 不 受 割禮 的 男子 、 必從民 中 剪除 、 因 他 背 了 我的約
Tatil Kulübü Üyelikleri arasından Diamond,Anda bisa memilih antara Diamond
Tatil Kulübü Üyelikleri arasından Diamond,يمكنك الاختيار بين عضوية النادي الماسية،
Üretime giden üç nihai poster arasından, ilk poster sloganı şu taşıyorduEles usaram a coroa do Rei George VI como único aparato gráfico e teve apenas duas cores.
Üretime giden üç nihai poster arasından, ilk poster sloganı şu taşıyorduあなたの勇気、元気、決意が
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.(103:10) Ты послал источники в долины: между горами текут,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.A ki elbocsátja a forrásokat a völgyekbe, hogy folydogáljanak a hegyek között;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Du läßt Brunnen quellen in den Gründen, daß die Wasser zwischen den Bergen hinfließen,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Du lät källor flyta fram i dalarna, mellan bergen togo de sin väg.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Engkau membualkan mata air di lembah-lembah, anak sungai mengalir di antara bukit-bukit
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.És tu que nos vales fazes rebentar nascentes, que correm entre as colinas.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Fai scaturire le sorgenti nelle valli e scorrono tra i monti
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.God laat de bronnen ontspringen en als kleine beekjes langs de berghellingen naar beneden klateren.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Han lar kilder springe frem i dalene; mellem fjellene går de.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Il conduit les sources dans des torrents Qui coulent entre les montagnes.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Kilder lod du rinde i Dale, hen mellem Bjerge flød de;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.여호와께서 샘으로 골짜기에서 솟아나게 하시고 산 사이에 흐르게 하사
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Kterýž vypouštíš potoky přes údolé, aby tekli mezi horami,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Który wypuszczasz źródła po dolinach, aby płynęły między górami,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ngài khiến các suối phun ra trong trũng , Nó chảy giữa các núi .
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ngài khiến các suối phun ra trong trũng, Nó chảy giữa các núi.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Púšťaš pramene riečišťami, aby tiekly pomedzi vrchy.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Sinä kuohutit laaksoista lähteet, jotka vuorten välillä vuotavat.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ti izpuščaš studence po dolinah, da tečejo med gorami;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Tú eres el que vierte los manantiales en los arroyos; corren entre las colinas
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Tu faci să ţîşnească izvoarele în văi, şi ele curg printre munţi.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ο εξαποστελλων πηγας εις τας φαραγγας, δια να ρεωσιν αναμεσον των ορεων
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ти си, Който изпращаш извори в доловете За да текат между планините.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.המשלח מעינים בנחלים בין הרים יהלכון׃
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.المفجر عيونا في الاودية. بين الجبال تجري‎.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.耶 和 華 使 泉 源 湧 在 山 谷 、 流 在 山 間
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.耶和華 使 泉源 湧 在 山谷 、 流 在 山間
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varA mám tu dnes v publiku dobrovolníka,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varC'è una volontaria tra gli spettatori,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varE hoje tenho uma voluntária no público,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varEt aujourd'hui j'ai un volontaire dans le public,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varIk heb een vrijwilligster in het publiek:
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz var오늘 이곳에 계신 청중 가운데 실험 대상 자원자가 있는데요,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varŞi am un voluntar astăzi în public,
Ve bir de seyircilerimiz arasından bir gönüllümüz varTengo una voluntaria en la audiencia,

İlgili Sayfalar